Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Araf 1 / 206
1
Elif, Lâm, Mim, Sâd.
Erhan Aktaş 7:1
2
Bu, sana uyarıda bulunman ve mü’minlere öğüt vermen için indirilen bir Kitap’tır. Bundan dolayı göğsünde bir sıkıntı olmasın.
Erhan Aktaş 7:2
3
Rabb’inizden size indirilene uyun. Ondan başka velilere [1] uymayın. Ne kadar az öğüt tutuyorsunuz! 1-Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.
Erhan Aktaş 7:3
4
Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken [1] onlara azabımız gelip çattı. 1-Öğlen uykusu.
Erhan Aktaş 7:4
5
Azabımız onlara geldiğinde tek feryatları, “Biz gerçekten zalimlermişiz.” demelerinden başka bir şey olmadı.
Erhan Aktaş 7:5
6
Kendilerine elçi gönderilenlere de gönderilen elçilere de mutlaka soracağız.
Erhan Aktaş 7:6
7
Kesin bir bilgi ile onlara ne yaptıklarını anlatacağız. Zira Biz yaptıkları hiçbir şeyden habersiz değiliz.
Erhan Aktaş 7:7
8
İzin Günü [1] tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir. 1-Ayrıştırma, hesap sorma günü.
Erhan Aktaş 7:8
9
Kimin de tartısı hafif gelirse, işte bunlar da âyetlerimize karşı haksızlık etmeleri nedeniyle kendilerini mahvetmiş olanlardır.
Erhan Aktaş 7:9
10
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Erhan Aktaş 7:10
11
Ant olsun ki sizi Biz yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra meleklere, Âdem’e secde [1] edin dedik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O, secde edenlerden olmadı. 1-Saygı gösterip, değerini takdir etme. Saygı sunma. Selama durma. Secde sözcüğü, yer aldığı ayetlerin tamamında bu anlama gelmekte olup, namazda yapılan secde gibi anlı yere koymayla bir ilgisi yoktur.
Erhan Aktaş 7:11
12
“Sana buyurduğum halde, seni secde [1] etmekten alıkoyan nedir?” dedi. “Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten onu çamurdan yarattın.” dedi. 1-Saygı gösterip değerini takdir etme.
Erhan Aktaş 7:12
13
“Hemen oradan in; orada büyüklük taslamak haddin değil.Hemen oradan çık. Sen aşağılanmışlardansın.” dedi.
Erhan Aktaş 7:13
14
“Tekrar diriltilecekleri güne kadar bana süre ver.” dedi.
Erhan Aktaş 7:14
15
“Sen süre verilmişlerdensin.” dedi.
Erhan Aktaş 7:15
16
“Azdırmandan dolayı, onlar için [1] senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım.” dedi. 1-Onları doğru yoldan sapıtmak için.
Erhan Aktaş 7:16
17
Sonra, ant olsun ki onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulamayacaksın.
Erhan Aktaş 7:17
18
“Kovulmuş ve kınanmış olarak oradan çık. Onlardan kim sana uyarsa, Cehennem’i sizinle doldururum.” dedi.
Erhan Aktaş 7:18
19
Ey Âdem! “Sen ve eşin cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca [1] yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.” 1-“Ayetteki ağaç (şecer)” sözcüğü, bilinen anlamıyla ağaç değil; bu ayette “yığınlarla mal, mülk” anlamındadır. Zaten Allah, yaşanmış bir olayı değil, “temsili anlatım dili” ile bize mesajını iletmektedir.
Erhan Aktaş 7:19
20
Derken şeytan, örtülmüş çirkinliklerini [1] kendilerine göstermek için onlara kuşku verdi. Rabb’iniz size bu ağacı melek/melik olmayasınız veya ölümsüz olmayasınız diye yasakladı.” dedi. 1- “Avret yerlerinin açığa çıkması.” şeklinde verilen anlamlar İsrailiyat’tan alınmadır. İnsanın yaratılışında, “bizatihi” çirkin olan bir organı yoktur. Bu nedenle cinsel organlar için çirkin nitelemesi yapmak doğru değildir. Ayette geçen “sev’ete” sözcüğü “sue” sözcüğünden türemiştir. “Sue” sözcüğü kötü ve çirkin olan iş, söz ve durumu ifade etmektedir. Dolayısıyla “örtülmüş çirkinliklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması” değil, olsa olsa insanın fıtratında bulunan “hasenenin” (iyiliğin) karşıtı olan “kötülük” egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı şeklinde anlaşılabilir.
Erhan Aktaş 7:20
21
Ve ikisine: “Ben gerçekten ikinizin de iyiliğinizi istemekteyim.” diye yemin etti.
Erhan Aktaş 7:21
22
Böylece ikisini aldatıp baştan çıkardı. O ağaçtan tadınca, her ikisinin de örtülmüş çirkinlikleri açığa çıktı.[1] Cennet yapraklarını [2] üst üste koyup örtünmeye başladılar. [3] Rabb’leri onlara: “Ben sizi o ağaçtan men etmedim mi? Bu şeytan size apaçık bir düşmandır demedim mi?” diye seslendi. 1-Şeytani dürtülere aldanıp mal edinme hırsına saplanan Âdem ve eşi, yanlışlarını fark edip ayıplarını kusurlarını anladılar. 2-Dikkat edilirse, “ağaç yaprakları” değil, “cennet yaprakları” denmektedir. Zaten “varak” sözcüğü burada “yaprak” değil, “mal varlığı” anlamında kullanılmaktadır. “Ağaç (şecer)” sözcüğü de, bildik anlamda ağaç değil, “yığınlarla mal, mülk” anlamında mecazi bir ifadedir. Ayette, Allah, yaşanmış bir olayı değil, “temsili anlatım dili” ile mesajını iletmektedir. 3-Derhal hatalarını düzeltmeye koyuldular.
Erhan Aktaş 7:22
23
“Ey Rabb’imiz! Biz, kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve merhamet etmezsen hüsrana uğrayanlardan oluruz.” dediler.
Erhan Aktaş 7:23
24
“Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin.” dedi. Yeryüzünde, size belli bir süreye kadar yerleşme ve yararlanma imkânı vardır.” dedi.
Erhan Aktaş 7:24
25
“Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan çıkarılacaksınız.”
Erhan Aktaş 7:25
26
Ey âdemoğulları! Çirkinliklerinizi örtecek ve sizi süsleyecek libas [1] indirdik.[2] Takva libası [3] ise daha hayırlıdır. İşte bu Allah’ın ayetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar. 1-Elbise. 2-Bağışladık. 3-Takva sahibi, erdemli ve samimi olmak, Kur’an’ı ahlak edinmek.
Erhan Aktaş 7:26
27
Ey âdemoğulları! [1] Şeytan çirkinliklerini onlara göstermek için, elbiselerini soyarak [2], ana babanızı cennetten [3] çıkardığı gibi sizi de bir fitneye düşürmesin. O ve taraftarları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Biz, şeytanları iman etmeyenlere evliya [4] kıldık. 1-Ey insanlar. 2-Takva sahibi, erdemli ve samimi olmaktan, Kur’an’ı ahlak edinmekten alı koyarak. 3-Bağlık- bahçelik, huzur dolu mükemmel yaşam ortamı. 4-Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.
Erhan Aktaş 7:27
28
Onlar bir fuhuş [1] yaptıkları zaman, “Atalarımızdan böyle gördük ve Allah da böyle emretti.” derler. De ki: “Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah’a yakıştırıyorsunuz?” 1-Utanç verici, edepsizlik, kötü iş ve aşırılık.
Erhan Aktaş 7:28
29
De ki: “Rabb’im bana haktan yana olmayı emretti.” Her mescitte yüzlerinizi [1] O’na doğrultun ve dini yalnızca O’na has kılarak [2] dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O’na döneceksiniz. 1-Bütün benliğinizi. 2-“Muhlisin olarak:” Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar olarak. Şeytanların etki edemedikleri kullar olarak.
Erhan Aktaş 7:29
30
Bir kısmını [1] hidayete [2] iletti. Bir kısmı da, dalâleti hak etti. Zira onlar, Allah’tan başka şeytanları evliya [3] edindiler. Ve kendilerini de hidayette sanıyorlar! 1-Hidayeti hak edenleri. 2-Doğru yola. 3-Koruyucular, yardımcılar, gözeticiler, destekleyiciler, yandaşlar.
Erhan Aktaş 7:30