Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Tahrim 1 / 12
1
Ey nebi! Eşlerinin hoşnutluğunu gözeterek, Allah’ın helal kıldığı şeyi niçin kendine haram kılıyorsun? [1] Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1- Helal ve haram kılma yetkisi yalnızca Allah’a aittir. Nebi de olsa, hiç kimse helal ve haram kılma yetkisine sahip değildir.
Erhan Aktaş 66:1
2
Allah, yeminlerinizi, kefaretini ödeyerek çözmeyi size farz[1] kılmıştır. Allah, sizin mevlanızdır.[2] O; Her Şeyi Bilen’dir, En İyi Hüküm Veren’dir. 1- Meşru. 2- Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. Mevla yalnızca Allah’tır. Allah’tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli sözcüğünün eş anlamlısıdır.
Erhan Aktaş 66:2
3
Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir şey söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi’ye bunu izhar[1] etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bazısından vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: “Bunu sana kim haber verdi?” deyince, Nebi: “Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi.” demişti.1- Görünür kılma, ortaya çıkarma.
Erhan Aktaş 66:3
4
Siz ikiniz Allah’a tövbe etmelisiniz. Çünkü ikinizin de kalbi yanlış düşüncelere yöneldi. Eğer ona karşı dayanışmaya girerseniz hiç kuşkusuz Allah ona mevladır.[1] Cibril[2] ve iman edenlerin salihleri[3] ve bunlardan başka melekler de onun yanındadırlar.1- Yakın olan, yardım eden, koruyan, yol gösteren. 2- Kur’an. Cibril: “Düzeltici ve düzenleyici olan vahiy” demektir. Cebr sözcüğü, “onarmak, ıslah etmek, kırılmış, bozulmuş şeyleri onarıp tekrar işe yarar hale getirmek” demektir. “Cibril, cebr ve îl sözcüklerinden oluşmuş bir isim tamlamasıdır.” Îl sözcüğü, eski Arapça’da Allah demektir. Cebr ise, Allah’ın gücü, onarma, düzenleme, düzeltme demektir. Bu iki sözcüğün bir araya gelmesiyle oluşan isim tamlaması, “Allah’ın düzeltici, düzenleyici olan vahyi” anlamına gelmektedir. Bu sözcüğün tamlama hali olan Cebraîl ise “Allah’ın onarımı” yani “vahyin kişileri ve toplumları onarması” demektir. Özet olarak Cebraîl (Cibril) Allah’ın vahyidir. 3- İyiler, iyileştirici olanlar, düzeltici olanlar.
Erhan Aktaş 66:4
5
Eğer o sizi boşarsa, Rabb’inin ona sizden daha hayırlı olan; Allah’a teslim olan, inanan, saygıda kusur etmeyen, tövbe eden, kulluk eden, ahlakını koruyan dul ve bakire eşler vermesi umulur.
Erhan Aktaş 66:5
6
Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı, yakıtı taşlar ve insanlar olan ateşten koruyun. Onun üzerinde, Allah’ın emrettiği şeylerde asla O’na karşı gelmeyen çok güçlü ve acımasız melekler[1] vardır.1- Güçler.
Erhan Aktaş 66:6
7
Ey gerçeği yalanlayan nankörler! Bugün özür dilemeyin. Siz, yalnızca yaptıklarınızın karşılığını görmektesiniz.
Erhan Aktaş 66:7
8
Ey iman edenler! Öğüt veren bir tövbe ile Allah’a tövbe edin. Umulur ki Rabb’iniz, kötülüklerinizi örter ve sizi altından nehirler akan Cennetlere koyar. O gün Allah, nebileri ve onlarla beraber olanları asla üzmeyecektir. Onların ışıkları önlerini ve yanlarını aydınlatır. “Rabb’imiz, bizim ışığımızı tamamla ve bizi bağışla. Kuşkusuz Sen, Her Şeye Güç Yetiren’sin.” derler.
Erhan Aktaş 66:8
9
Ey Nebi! Gerçeği yalanlayan nankörlere ve münafıklara karşı mücadele et. Ve onlara sert davran. Onların barınacağı yer Cehennem’dir. O ne kötü dönüş yeridir.
Erhan Aktaş 66:9
10
Allah, gerçeği yalanlayan nankörlere, Nuh’un ve Lut’un hanımlarını örnek verdi. İkisi de iyi kullarımızdan iki kulumuzla evliydiler. Fakat onlara hainlik ettiler. Bu yüzden Allah’tan gelen şeye karşı, kocalarının onlara bir faydası olmadı. Onlara: “İkiniz de girenlerle birlikte ateşe girin.” denildi.
Erhan Aktaş 66:10
11
Allah, inanan kimselere, Firavun’un hanımını örnek verdi. Hani o, “Rabb’im! Katında, benim için Cennet’te bir ev yap. Beni Firavun ve yaptıklarından kurtar. Ve zalimler topluluğundan beni kurtar.” demişti.
Erhan Aktaş 66:11
12
İmran kızı Meryem; o çok iffetliydi. Ona ruhumuzdan üfledik.[1] O, Rabb’inin kelimelerini[2] ve kitaplarını[3] tasdik etti ve gönülden saygı gösterenlerden oldu.1- Ruh üflenmesi, mecazi(değişmeceli) bir anlatımdır. Allah’ın gönderdiği vahiyle insana yol göstermesi, verdiği bilgi ile adeta ona hayat vermesi, onu en doğru şekilde yaşamaya yönlendirmesi anlamına gelmektedir. Ruh; diriltici, hayat verici, yol gösterici bilgiyi, üflemek de o bilgiden çok az bir miktarın aktarılmasını ifade etmektedir. 2- Takdir edilmiş hüküm. “Allah’ın kelimeleri” deyimi burada , “Allah’ın sözleri” anlamını değil, Allah’ın “ol emri” ile yarattığı şeyleri ve yaratma gücünü ifade etmektedir. Allah’ın sonsuz ilimi ve gücü vurgulanmaktadır. 3- Yasalarını, hükümlerini.
Erhan Aktaş 66:12
Tahrim suresi tamamlandı