Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Rahman 1 / 78
1
Rahman.[1] 1- Rahmeti Bol.
Erhan Aktaş 55:1
2
Kur’an’ı öğretti.
Erhan Aktaş 55:2
3
İnsanı yarattı.
Erhan Aktaş 55:3
4
Ona beyanı[1] öğretti.1- Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.
Erhan Aktaş 55:4
5
Güneş ve Ay hesap iledir.[1] 1- Bir yasaya bağlıdırlar.
Erhan Aktaş 55:5
6
Bitkiler[1] ve ağaçlar, ikisi de secde[2] ederler. 1- Veya yıldızlar. Necm, yıldız anlamının yanı sıra bitki anlamına da gelmektedir. 2- Boyun eğerler, kendilerine konan yasalara göre varlıklarını sürdürürler.
Erhan Aktaş 55:6
7
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü[1] koydu.1- Düzen verdi. Dengeyi koydu.
Erhan Aktaş 55:7
8
Ölçüyü çiğnemeyin.[1] 1- Allah’ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.
Erhan Aktaş 55:8
9
Tartıyı hakkaniyetle[1] ayakta tutun[2]. Ölçüyü eksiltmeyin.[2] 1- Haklıdan ve haktan yana olun. 2- Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah’ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen “terazi”, tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları “Teraziye almak” deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.
Erhan Aktaş 55:9
10
Ve yeryüzü; onu yaratıklar[1] için alçalttı.[2] 1- Canlılar. 2- Canlıların yaşamalarına uygun hale getirdi.
Erhan Aktaş 55:10
11
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
Erhan Aktaş 55:11
12
Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.
Erhan Aktaş 55:12
13
O halde ikiniz[1], Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? 1- Çoğul formu(sigası) yerine ikil(“kuma” zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur’an’ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur’an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.
Erhan Aktaş 55:13
14
İnsanı pişmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı.
Erhan Aktaş 55:14
15
Ve cinleri[1] dumanı olmayan ateşten yarattı. 1- Görünmez varlıkları, güçleri.
Erhan Aktaş 55:15
16
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:16
17
İki doğunun ve iki batının Rabb’idir.
Erhan Aktaş 55:17
18
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:18
19
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
Erhan Aktaş 55:19
20
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
Erhan Aktaş 55:20
21
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:21
22
İkisinden de inci ve mercan çıkar.
Erhan Aktaş 55:22
23
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:23
24
Denizde akıp giden, dağlar gibi yapılmış olan gemiler O’nundur.[1] 1- O’nun koyduğu yasalara tabidir.
Erhan Aktaş 55:24
25
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:25
26
Onun üzerindeki herkes yok olacaktır.
Erhan Aktaş 55:26
27
Kalıcı olan yalnız celal[1] ve ikram[2] sahibi Rabb’inin kendisidir. 1- İhtişam sahibi, muhteşem, ulu, yüce. 2- Şerefli, çok cömert.
Erhan Aktaş 55:27
28
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:28
29
Göklerde ve yerde olanlar, o’ndan isterler. O, her gün bir şan işindedir.[1] 1- Her an, sürekli, bir oluş, sürekli yaratma işindedir.
Erhan Aktaş 55:29
30
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Erhan Aktaş 55:30