1
Rahman.[1] 1- Rahmeti Bol.
4
Ona beyanı[1] öğretti.1- Ona düşünmeyi ve düşündüklerini açıklamayı, ifade edebilmeyi.
5
Güneş ve Ay hesap iledir.[1] 1- Bir yasaya bağlıdırlar.
6
Bitkiler[1] ve ağaçlar, ikisi de secde[2] ederler. 1- Veya yıldızlar. Necm, yıldız anlamının yanı sıra bitki anlamına da gelmektedir. 2- Boyun eğerler, kendilerine konan yasalara göre varlıklarını sürdürürler.
7
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü[1] koydu.1- Düzen verdi. Dengeyi koydu.
8
Ölçüyü çiğnemeyin.[1] 1- Allah’ın koyduğu yasalara uygun davranın. O yasaları, düzeni bozmayın.
9
Tartıyı hakkaniyetle[1] ayakta tutun[2]. Ölçüyü eksiltmeyin.[2] 1- Haklıdan ve haktan yana olun. 2- Düzeni ve dengeyi adaletle koruyun. Allah’ın koyduğu yasaları bozmayın. Bu ayetlerde söz konusu edilen “terazi”, tartı aleti olan terazi değildir. Yapı ustalarının daha çok kullandıkları “Teraziye almak” deyimindeki terazidir. Bir şeyi yaparken; mesafesini, durması gereken yeri, düzeyini, düzgünlüğünü belirleme ölçüsüdür. Diğer bir deyimle dengeyi, düzeni ve düzgünlüğü belirleme işidir. Allah, evrene bir düzen, bir denge koymuştur; bu düzen ve dengenin korunması istenmektedir.
10
Ve yeryüzü; onu yaratıklar[1] için alçalttı.[2] 1- Canlılar. 2- Canlıların yaşamalarına uygun hale getirdi.
11
Orada meyveler ve salkım salkım hurma ağaçları var.
12
Yapraklı taneler ve güzel kokulu bitkiler var.
13
O halde ikiniz[1], Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? 1- Çoğul formu(sigası) yerine ikil(“kuma” zamiri) formunun kullanılması, Arapçada anlamı kuvvetlendirmek içindir. Bu ikil zamirin İnsan-cin toplumu, iman-küfür, kadın-erkek anlamına geldiği şeklindeki anlamlandırmaların doğru olmadığı kanaatindeyiz. İkiniz sözcüğünü, insanlar ve cinler olarak çeviri konusu yapanlar, Kur’an’ın yalnızca insanı muhatap aldığını, nebinin de yalnız insanlar için elçilik yaptığını göz ardı etmektedirler. Kur’an, yalnız ve yalnız insan için bir hitap ve yol göstericidir.
14
İnsanı pişmiş çamur gibi kuru bir balçıktan yarattı.
15
Ve cinleri[1] dumanı olmayan ateşten yarattı. 1- Görünmez varlıkları, güçleri.
16
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
17
İki doğunun ve iki batının Rabb’idir.
18
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
19
İki denizi birbirine kavuşmak üzere saldı.
20
Aralarında bir engel var, birbirlerinin sınırını geçip karışmıyorlar.
21
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
22
İkisinden de inci ve mercan çıkar.
23
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
24
Denizde akıp giden, dağlar gibi yapılmış olan gemiler O’nundur.[1] 1- O’nun koyduğu yasalara tabidir.
25
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
26
Onun üzerindeki herkes yok olacaktır.
27
Kalıcı olan yalnız celal[1] ve ikram[2] sahibi Rabb’inin kendisidir. 1- İhtişam sahibi, muhteşem, ulu, yüce. 2- Şerefli, çok cömert.
28
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
29
Göklerde ve yerde olanlar, o’ndan isterler. O, her gün bir şan işindedir.[1] 1- Her an, sürekli, bir oluş, sürekli yaratma işindedir.
30
O halde siz ikiniz, Rabb’inizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?
Sonraki 30 ayet →