2
Satır satır yazılmış Kitap’a,
3
Üzerine yazı yazılmış, yayılmış ince deriye.
4
Beyti Mamur[1] ’a ant olsun.1- Kâbe.
5
Yükseltilmiş tavana ant olsun
6
Doldurulmuş denize ant olsun.
7
Rabb’inin azabı kesinlikle gerçekleşecektir.
9
O gün gök, sarsıldıkça sarsılır.
10
Dağlar yerlerinden oynar.
11
İzin günü yalanlayanların vay hallerine.
12
Onlar ki, gereksiz şeylere dalıp oyalanıyorlar.
13
O gün, Cehennem ateşine sürüklenirler.
14
İşte bu, yalanladığınız ateştir!
15
Bu sihir miymiş? Yoksa siz mi görmüyormuşsunuz?
16
Oraya girin. Artık dayansanız da dayanmasanız da sizin için birdir. Yaptığınız şeylerin karşılığını görüyorsunuz.
17
Takva[1] sahipleri cennetlerde[2] ve nimetler içindedirler;1- Korunma; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak. 2- Bahçelerde.
18
Rabb’lerinin kendilerine verdiklerinden hoşnut olarak. Rabb’leri onları Cehennem ateşinden korumuştur.
19
Yaptıklarınızın karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için;
20
Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak. Biz, onları temiz, “güzel bakışlı” hurilerle[1] eşleştirmişizdir.1- “Hur” sözcüğünün tekil formu, erkek için “ahver”, dişi için “havra” dır. Yani, “hur” eril ve dişil formun çoğuludur. Kur’an’da, sözcüğün çoğul formu olan “hur” sözcüğü, cinsiyet olarak ne erkek ne de kadın anlamı taşımaktadır. “Hur” sözcüğü, her iki cinsi de içine alan ortak bir anlama sahiptir. Bu sözcüğün, tefsir ve çeviri külliyatında, Cennet’te erkeklere sunulacak, ikram edilecek dişi varlıklar olarak tanımlanmış olması, vahye dair önemli yanılgılardan biridir. Bu yanılgı İslam’ın ahiret inancına sürülmüş büyük bir lekedir. Ödüllendirmede ve cezalandırmada cinsiyet ayırımcılığı yapmak, Kur’an’a iftira atmaktır.
21
İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık[1]. Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.1- Cennet’i hak etmiş aile bireylerini, kan bağı mensuplarını Cennet’te bir araya getireceğiz.
22
Onlara; meyvelerden, etlerden ve canlarının çektiği şeylerden bol bol sunarız.
23
Birbirlerine, saçmalamaya ve günaha yol açmayan kadehler sunacaklar.
24
Sedefleri içine gizlenmiş inci gibi gılman[1], hizmet için çevrelerinde dolanırlar.1- Hizmetçi gençler.
25
Bir araya gelerek söyleşirler:
26
“Doğrusu biz, daha önce ailemizden dolayı korkuyorduk.”
27
“Şimdi, Allah, bizi nimetlendirdi ve bizi kavurucu ateşin azabından korudu.”
28
İyi ki daha önce yalnızca O’na yöneldik. Kuşkusuz ki O, İyilik Yapan’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
29
O halde öğüt vermeye devam et. Rabb’inin nimeti sayesinde ne kâhin ne de mecnunsun.
30
Yoksa: “O bir şairdir, ansızın zamanın felaketine uğramasını bekliyoruz.” mu diyorlar?
Sonraki 19 ayet →