1
Saf bağlayarak, saflar halinde dizilenlere ant olsun.
4
Kuşkusuz ilahınız elbette Bir Tek’tir.
5
Göklerin, yerin ve ikisinin arasında olanların Rabb’idir. Ve doğuların[1] Rabb’idir.1- Güneş’in doğduğu yerin.
6
Biz, dünya semasını yıldızlarla süsledik.
7
Marid[1] şeytanlardan koruduk.1- Azgın, isyankâr, haddi aşan.
8
Mele-i A’lâ’ya[1] kulak verip dinleyemezler; her taraftan kovulurlar.1- Her şeyi açıklayan, bilgi ile dopdolu olan yüce vahye.
9
Kovulmuş olarak, onlar için kesintisiz azap vardır.
10
Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.
11
Şimdi onlara sor: “Onları yaratmak mı daha zor, yoksa diğer yarattıklarımızı mı?[1] Oysa kendilerini yapışkan bir çamurdan yarattık.1- “Elbette göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir iştir. Ama insanların çoğu bilmiyorlar.” (40/ Mü’min, 57)
12
Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.
13
Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.
14
Ve bir ayet[1] gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.1- Belirti, gösterge, kanıt.
15
“ Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değildir.” diyorlar.
16
“Öldüğümüz; toprak ve kemik olduğumuz zaman, yeniden diriltileceğiz öyle mi?”
17
“Yok olup gitmiş atalarımız da mı?”
18
De ki: “Evet, aşağılanmış olarak.”
19
Artık o tek bir haykırıştır.[1] O zaman neyin ne olduğunu görecekler.1- Uyulması zorunlu bir sesleniş.
20
“Eyvah bizlere! İşte bu Din Günü’dür”[1] derler.1- Karşılık günü; yargılanma, hesap verme günü.
21
“Bu, yalanladığınız Fasıl Günü’dür.[1] 1- Haklıyı haksızdan, iyiyi kötüden ayırma günü.
22
Toplayın o zulmedenleri, eşlerini[1] ve onların kulluk ettikleri şeyleri; 1- Onlara eşlik edenleri.
23
Allah’ın yanı sıra kulluk ettikleri. Artık onlara Cehennem yolunu gösterin.
24
Onları durdurun! Kuşkusuz onlar sorguya çekilecekler.
25
Size ne oldu da dünyadaki gibi yardımlaşmıyorsunuz?
26
Hayır! Onlar o gün teslim olmuşlardır.[1] 1- Çaresizdirler. Karşı koyacak güce sahip değiller.
27
Karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.
28
“Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan[1] geliyordunuz.” derler.1- Sağ taraf, deyim olarak; gücü, güç kullanmayı ifade etmektedir. Siz bizi gücünüzle etki altına alarak ve iyi niyetli görünerek yönlendiriyordunuz, denmektedir.
29
“Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz.” derler.
30
Bizim sizin üzerinizde yetkimiz yoktu. Bilakis, siz azmış bir toplumdunuz.
Sonraki 30 ayet →