Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Rum 1 / 60
1
Elif. Lam. Mim.
Erhan Aktaş 30:1
2
Rumlar yenildiler.
Erhan Aktaş 30:2
3
En yakın bir yerde. Bu yenilgilerinden sonra pek yakında galip geleceklerdir.
Erhan Aktaş 30:3
4
Birkaç yıl içinde[1]. Önce de sonra da her buyruk Allah’ındır. Ve İzin Günü inananlar sevineceklerdir. 1- Ayet; yakın bir gelecekte, Bizanslılar ve İranlılar arasında savaş çıkacağını; Bizanslıların galip geleceğini bildirmektedir. Bu haber aynen gerçekleşmiştir.
Erhan Aktaş 30:4
5
Dilediği kimseye[1] yardım eden Allah’ın yardımıyla. O, Mutlak Üstün Olan’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.1- Uygun gördüğüne, hak edene.
Erhan Aktaş 30:5
6
Bu, Allah’ın sözüdür. Allah verdiği sözden dönmez. Fakat insanların çoğu bunun bilincinde değildirler.
Erhan Aktaş 30:6
7
Onlar, dünya hayatının görünen yüzünü bilirler. Onlar, ahiret hayatının bilincinde değildirler.
Erhan Aktaş 30:7
8
Onlar, muhasebe yapıp hiç düşünmüyorlar mı? Allah; gökleri,yeri ve bu ikisinin arasındaki şeyleri ancak hakk ile ve belli bir süre için yarattı. İnsanların çoğu Rabb’lerinin huzuruna çıkacaklarını yalanlamaktadırlar.
Erhan Aktaş 30:8
9
Onlar, yeryüzünde gezip dolaşarak, kendilerinden öncekilerinin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar, kendilerinden daha güçlüydüler; yeryüzünü alt üst etmişlerdi; onu, kendilerinin imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Rasulleri, onlara nice açık belgelerle gelmişti. Allah onlara haksızlık yapmamış, onlar kendi kendilerine haksızlık yapmışlardı.
Erhan Aktaş 30:9
10
Sonra, Allah’ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.
Erhan Aktaş 30:10
11
Allah, önce yaratmaya başlar, sonra onu iade[1] eder. Sonra da O’na döndürülürsünüz. 1- Öldükten sonra tekrar diriltir.
Erhan Aktaş 30:11
12
Saatin gerçekleştiği gün[1], suçlular umutlarını kaybederler.1- Kıyametin koptuğu gün.
Erhan Aktaş 30:12
13
Ortak koştukları da onlara şefaatçi[1] olmayacaktır. Ortaklarını da inkâr edeceklerdir.1- Yardımcı.
Erhan Aktaş 30:13
14
Saat’in gerçekleştiği gün[1]; İzin Günü, onlar[2] birbirinden ayrılırlar.1- Kıyametin koptuğu gün. 2- Müşriklerle, ilah edindikleri.
Erhan Aktaş 30:14
15
Fakat inananlar ve salihatı yapanlar[1], onlar güzel bir bahçede mutluluk içinde yaşayacaklardır.1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.
Erhan Aktaş 30:15
16
Gerçeği yalanlayarak nankörlük eden, ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.
Erhan Aktaş 30:16
17
O halde akşama girdiğiniz ve sabaha erdiğiniz zaman, tesbih[1] Allah’ındır.[2] 1- Her türlü noksanlıktan arındırarak, övgü ile yüceltmek. Allah’ın, tüm mükemmel niteliklere sahip olduğunu bilmek; Allah’ı kendisine özgü nitelikleri ile tanımak ve tanıtmak demektir. Tesbihi, namaza indirgemek doğru değildir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. 2- Gece, gündüz sürekli duyarlı olun ve başka varlıkları ortak koşmaksızın tevhide bağlı kalın. Yalnızca Allah’a kulluk edin.
Erhan Aktaş 30:17
18
Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz zaman, Göklerde ve yerde hamd[1], O’a aittir.1- Övgü, yüceltme.
Erhan Aktaş 30:18
19
O, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarır. Ve ölmüş yeryüzüne hayat verir. İşte, tıpkı bunun gibi siz de diriltileceksiniz.
Erhan Aktaş 30:19
20
Sizi topraktan yaratması, O’nun ayetlerindendir.[1] Ardından da yeryüzüne dağılan bir beşer[2] oldunuz.1- Kanıt, gösterge. 2- İnsan.
Erhan Aktaş 30:20
21
O’nun ayetlerinden[1] biri de, sizin için kendi cinsinizden eşler yaratmasıdır. Siz, onunla dinginleşir huzur bulursunuz. Birbirinize karşı, aranızda sevgi ve rahmet oluşturdu. Düşünen bir toplum için bunda nice ayetler[1] vardır.1- Kanıt, gösterge, ibret, işaret.
Erhan Aktaş 30:21
22
Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklı oluşu O’nun ayetlerindendir[1]. Bunda bilenler[2] için ayetler[3] vardır. 1- Yasalarındandır. 2- Gerçeği idrak etmiş olanlar. Vahyin bildirdiği bilgilerin gerçek olduğuna inananlar. 3- Kanıt, gösterge, belge.
Erhan Aktaş 30:22
23
Yine gece uyumanız, gündüz O’nun fazlından[1] rızık aramanız O’nun ayetlerindendir[2]. Bunda, anlayan bir toplum için ayetler vardır.1- Lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik. 2- Kanıt, gösterge, belge.
Erhan Aktaş 30:23
24
Size, bir yandan korku veren bir yandan da yağmurun belirtisi olarak umut veren şimşeği göstermesi ve gökten su indirerek, ölmüş yeryüzüne hayat vermesi O’nun ayetlerindendir.[1] Bunda aklını kullanan bir kavim için kesinlikle ayetler vardır.1- Kanıt, gösterge, belge.
Erhan Aktaş 30:24
25
Göğün ve yerin, buyruğu ile durması[1], O’nun ayetlerindendir.[2] Sonra bir tek çağırışla çağırdığı zaman yerden derhal çıkacaksınız.[3] 1- Dengede durması, varlığını sürdürmesi, bir düzene sahip olması.2- Kanıt, gösterge, işaret. 3- Yeniden diriltileceksiniz.
Erhan Aktaş 30:25
26
Göklerde ve yerde olanların tamamı O’nundur. Hepsi O’nun yasalarına bağlıdır.
Erhan Aktaş 30:26
27
Yaratmayı ilk kez başlatan, sonra onu tekrar eden[1] O’dur. Bu,O’nun için çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce nitelikler O’nundur. O, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir.1- Ölümünden sonra yeniden dirilten.
Erhan Aktaş 30:27
28
Kendinizden, size bir örnek vermektedir: Size verdiğimiz mallarda, sağ ellerinizin sahip olduğu[1] kimselerden ortaklarınız var mı? Siz ve onlar bu mallarda eşit misiniz? Onları, birbirinizi saydığınız gibi sayar mısınız? Aklını kullanan bir kavim için ayetleri işte böyle açıklıyoruz.” [2] 1- “Sağ ellerinizin sahip olduğu” deyimi, “güç yolu ile üzerinde tasarruf etme hakkına sahip olduğunuz” anlamına gelmektedir. Diğer bir anlatımla; antlaşma yoluyla sahip olunanlar, sorumluluğu üstlenilenler, bakmakla yükümlü olunanlar, meşru şekilde sahip olunanlar, üzerlerinde hak sahibi olunanlar gibi anlamlara gelmektedir.2- Bu ayette Rabb’imiz; rızkı yaratan da, rızkın gerçek sahibi olan da Ben’im diyor. Ve diyor ki: Siz yeminlerinizin mülkü olan kimseleri malınıza ortak ediyor musunuz ki Ben kullarımı rızıklandırırken bu rızıklandırmamda ilahlarınızı(Lat, Uzza, Menat vb.) Kendime ortak edeyim? Ve onlar aracılığıyla veya onlarla birlikte size rızık vereyim. Diğer bir anlatımla, rızık verici olan yalnızca Benim demektedir. Aktüel bir tanımlama ile hiçbir fabrika sahibi, fabrikasında çalışan bir işçiyi mal ve yönetimde kendisiyle eşit görmez. Aynı içerikte bir diğer ayet de şudur: Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını yeminlerinin mülkü olan kimselere aktarıyorlar da onlar onda eşit oluyorlar mı? O halde Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar? (16/Nahıl, 71)
Erhan Aktaş 30:28
29
Hayır, zalimler körü körüne hevalarına[1] uydular. Bundan sonra[2] Allah’ın şaşırttığını kim doğru yola iletebilir? Ve onların yardımcıları da yoktur. 1- Tutku ve kuruntularına. 2- Tutku ve kuruntularına uyarak kendisine haksızlık eden ve böyle yaptığı için Allah’ın şaşırttığı kimsenin bu sapkınlığı, kendi tercihinin sonucudur.
Erhan Aktaş 30:29
30
O halde hanif[1] olarak dine yüzünü[2] ikame et[3]. İnsanları, üzerinde yaratmış olduğu Allah’ın fıtratına.[4] Allah’ın yaratmasında değişme olmaz. Kayyum[5] olan din budur. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. 1- Şirk koşmaksızın, birleyerek. 2- Bütün varlığınla. 3- Doğrult. (Şirk koşmaksızın, bütün varlığınla dine sımsıkı sarıl). 4- Ki Allah, insanları bu benlik üzerinde yaratmıştır. 5- Dosdoğru, gözetici, emniyete alıcı.
Erhan Aktaş 30:30