2
İşte bunlar[1] gerçeği apaçık ortaya koyan Kitap’ın ayetleridir.[2] 1- Ta. Sin. Mim. 2- Göstergeleridir.
3
Biz, sana inanan bir toplum için ders alsınlar diye Musa ve Firavun’un haberinden bir kısım gerçeği açıklayacağız.
4
Gerçek şu ki: Firavun, büyüklenerek halkı sınıflara ayırdı. Onlardan bir sınıfı güçsüz düşürerek ezmek istiyor; erkek çocuk- larını boğazlatıyor ve kadınlarını sağ bırakıyordu. Kuşkusuz o, bozgunculardandı.
5
Biz ise, yeryüzünde ezilenleri nimetlendirmek[1] ve onları önderler kılmak ve varisler[2] yapmak istiyoruz. 1- Varlıklı ve güçlü kılmak, söz sahibi yapmak. 2- Güç sahibi.
6
Ve onları yeryüzünde iktidar yapalım, Firavun’a, Haman’a ve ikisinin ordusuna, onlardan çekindikleri şeyleri gösterilim.
7
Musa’nın annesine vahyettik: “Onu emzir! Eğer onun için korkarsan, onu nehre bırak. Ve korkma, üzülme. Biz, onu sana döndüreceğiz. Ve onu rasul yapacağız.”
8
Derken Firavun ailesi, kendileri için bir düşman ve başlarına dert olacak olan onu, buluntu olarak aldı. Firavun, Haman ve askerleri yanılgıya düştüler.
9
Ve Firavun’un hanımı: “Bana ve sana göz aydınlığı olsun. Onu öldürmeyin, belki bize yararı olur. Veya onu evlat ediniriz.” dedi. Onlar, olacakların ayırdında değillerdi.
10
Musa’nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.
11
Kız kardeşine:[1] “Onu izlemeye al.” dedi. O da onlar farkında olmadan onu uzaktan izledi. 1- Musa’nın annesi, Musa’nın ablasına.
12
Biz, onun, sütannelerinin sütünü emmemesini sağladık. Bunun üzerine:[1] “Size, onun bakımını üstlenecek ve onu iyi ye- tiştirecek bir aile göstereyim mi?” dedi. 1- Musa’nın ablası, Firavun’un ailesine.
13
Derken onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın sözünün gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.
14
Ve ergenlik çağına erişip olgunlaşınca[1], ona hikmet ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz. 1- Bedensel ve zihinsel olgunluğa erişince.
15
Musa, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi.Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Musa: “Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır.” dedi.
16
“Rabb’im! Doğrusu ben kendime haksızlık yaptım. Artık beni bağışla.” dedi. Böylece onu bağışladı. Gerçekten O; Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
17
Rabb’im! Bana verdiğin nimet sayesinde, bundan böyle asla suçlulara arka çıkmayacağım.” dedi.
18
Korku içinde etrafı kollayarak şehirde sabahladı. Bir de baktı ki dün yardım isteyen kişi yine yardım istiyor. Musa: “Sen apaçık bir azgınsın!” dedi.
19
İkisinin de düşmanı olan adamı yakalamak istediğinde: “Ey Musa! Dün öldürdüğün kimse gibi beni de mi öldürmek isti- yorsun? Sen yalnızca yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, arayı düzelticilerden olmak istemiyorsun.” dedi.
20
Şehrin diğer tarafından bir adam koşarak geldi. “Ey Musa! İleri gelenler senin öldürülmen konusunda görüşme yapıyorlar. Derhal kaybol. Seni iyiliğin için uyarıyorum.” dedi.
21
Bunun üzerine korku içinde etrafı kollayarak oradan ayrıldı:“Rabb’im! Beni bu zalim halktan kurtar.” dedi.
22
Meyden tarafına yöneldiğinde: “Umarım Rabb’im bana bir çıkış yolu gösterir.” dedi.
23
Medyen suyuna vardığında, orada hayvanlarını sulamakta olan birçok insan gördü. Bir de sürülerini sulamayı gözetleyen iki kadın vardı. Onlara: “Neden böyle duruyorsunuz?” dedi. “Çobanlar sulayıp çekilmeden biz sulayamayız. Babamız çok ihtiyardır.” dediler.
24
Bunun üzerine ikisi için hayvanları suladı. Sonra gölgeye çekildi. “Rabb’im! Ben, bana hayır olarak indirdiğin her şeye muhtacım.” dedi.
25
Derken, iki kızdan biri utana utana Musa’ya geldi: “ Babam,bizim yerimize sulamanın karşılığını vermek için seni çağırıyor.” dedi. Musa, yanına vararak başından geçenleri anlattı. “Korkma! Zalimlerden kurtuldun.” dedi.
26
İki kızından biri: “Ey babacığım! Onu ücretle tut. Gerçekten o,ücretle tutacaklarının en iyisi, güçlüsü ve güvenilirdir.” dedi.
27
Bu iki kızımdan birini, bana sekiz yıl çalışmana karşılık seninle evlendirmek istiyorum. Eğer on yılı tamamlarsan sen bilirsin. Seni zorlamak istemem. İnşaallah beni salihlerden[1] bulacaksın.” dedi. 1- Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst.
28
“Bu ikimizin arasındadır. Bu iki süreden hangisini tamamlarsam tamamlıyayım bana kırgınlık olmasın. Konuştuklarımıza Allah tanıktır.” dedi.
29
Musa, süresini tamamlayınca, ailesi ile yola çıktı. Tur tarafında bir ateş fark etti. Ailesine: “Bekleyin. Ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir haber veya ısınmanız için alevli bir ateş getiririm.” dedi.
30
Oraya vardığında, kutlu yerdeki vadinin sağ yanındaki bir ağaç tarafından seslenildi: “Ey Musa! Ben, âlemlerin Rabb’i Allah’ım.”
Sonraki 30 ayet →