Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Neml 1 / 93
1
Ta, Sin. İşte bunlar[1] Kur’an’ın, gerçeği apaçık ortaya koyan Kitap’ın ayetleridir.[2] 1- Ta, Sin. 2- İşaretleridir, göstergeleridir.
Erhan Aktaş 27:1
2
İnananlar için doğru yola iletici ve müjdeleyicidir.
Erhan Aktaş 27:2
3
Onlar, salâtı ikame ederler, zekâtı verirler.[1] Onlar, ahirete kesin olarak inanırlar.1- “Salatı ikame etmek, zekâtı vermek” terkip olarak, ibadete layık yegâne ilah olarak Allah’a inanmak; kulluğu, Allah’a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir.
Erhan Aktaş 27:3
4
Hesap Günü’ne inanmayanlara, yaptıklarını sevimli gösterdik. Bu yüzden şaşkınlık içinde bocalayıp dururlar.
Erhan Aktaş 27:4
5
Onlar için azabın kötüsü vardır. Onlar, hesap gününde en çok ziyana uğrayacak kimselerdir.
Erhan Aktaş 27:5
6
Bu Kur’an, sana En İyi Hüküm Veren ve Her Şeyi Bilen tarafından indirilmektedir.
Erhan Aktaş 27:6
7
Hani Musa, yakınlarına: “Bir ateş fark ettim. Size ondan bir haber veya ısınmanız için kor halinde bir parça ateş getireceğim.” demişti.
Erhan Aktaş 27:7
8
Oraya gittiği zaman ona seslenildi: “Ateşin içinde ve etrafında olanlar kutlu kılındı. Ve âlemlerin Rabb’ı olan Allah, Subhan’dır.[1]” 1- Yüceler yücesidir, eksikliklerden münezzehtir.
Erhan Aktaş 27:8
9
“Ey Musa! Ben, Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Allah’ım.”
Erhan Aktaş 27:9
10
“Asanı bırak!” Musa, asasını bırakmasıyla birlikte onun yılan gibi hareket ettiğini görünce, geri dönüp arkasına bakmadan kaçtı. “Ey Musa! Korkma, gerçekten Ben’im. Benim huzurumda rasuller korkmaz.”
Erhan Aktaş 27:10
11
“Kim haksızlık yapar, sonra da yaptığı kötülüğü iyiliğe çevirirse, bilsin ki Ben, Çok Bağışlayıcıyım ve Rahmeti Kesintisiz Olan’ım.”
Erhan Aktaş 27:11
12
“Ve elini koynuna sok. Onu bembeyaz olarak çıkar. Firavun ve kavmine dokuz ayet[1] ile git. Çünkü onlar fasık[2] bir toplum oldular.” 1- Uyarı, kanıt, belge. 2- Doğru yoldan sapmış.
Erhan Aktaş 27:12
13
Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz[1] gelince, “Bu apaçık sihirdir.” dediler.1- Kanıt, işaret.
Erhan Aktaş 27:13
14
Doğruluğundan emin oldukları halde, haksızca ve büyüklenerek bile bile yalanladılar. Ama bozguncuların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Erhan Aktaş 27:14
15
Ant olsun ki Davud’a ve Süleyman’a bir ilim[1] verdik. İkisi de: “Tüm övgüler, bizi, inanan kullarının birçoğuna üstün kılan Allah’adır.” dediler. 1- Vahiy.
Erhan Aktaş 27:15
16
Süleyman, Davud’a mirasçı oldu[1]. Süleyman: “Ey insanlar! Bize kuşdili öğretildi[2]. Bize her şeyden verildi. Bu apaçık ilahi bir armağandır.” dedi. 1- Davut’tan sonra onun yerine geçti. 2- Ses ve hareketlerinden ne demek istedikleri öğretildi.
Erhan Aktaş 27:16
17
Süleyman için, cinlerden1, insanlardan[1] ve kuşlardan ordular toplandı. Sonra da sevk edildiler. 1- Görünen, görünmeyen; bilinen bilinmeyen, yabancı yerli kim varsa.
Erhan Aktaş 27:17
18
Nihayet Neml[1] vadisine geldikleri zaman, bir Neml’li: “Ey Neml’liler! Evlerinize girin, Süleyman ve orduları istemeyerek sizi kırıp geçirmesin.” dedi.1- Karınca.
Erhan Aktaş 27:18
19
Bunun üzerine Süleyman onun sözüne gülümsedi. Ve “Ey Rabb’im! Bana, anne ve babama bağışladığın nimetlerin karşılığında, şükretmede ve hoşnut olacağın işler yapmada beni başarılı kıl. Ve rahmetinle beni salih[1] kullarının arasına kat.” dedi.1- Arı, saf, temiz, iyi, erdemli, dürüst.
Erhan Aktaş 27:19
20
Süleyman kuş topluluğunu yokladı. Sonra: “Hudhud’u niçin göremiyorum? Yoksa kayıplara mı karıştı?” dedi.
Erhan Aktaş 27:20
21
“Kesinlikle ona bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili bir belge getirecek.”
Erhan Aktaş 27:21
22
Çok geçmeden Hudhud geldi. Ve: “Senin henüz bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe’den kesin doğru olan bir haber getirdim.” dedi.
Erhan Aktaş 27:22
23
“Kuşkusuz onlara yöneticilik yapan bir hanım buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var.”
Erhan Aktaş 27:23
24
“Kendisini de toplumunu da, Allah’ın yerine Güneş’e teslimiyet içinde buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstere- rek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar.”
Erhan Aktaş 27:24
25
“Nasıl olur da göklerde ve yerde saklı olanı çıkaran, sizin sakladığınızı da açıkladığınızı da bilen Allah’a teslimiyet göster- mezler?”
Erhan Aktaş 27:25
26
“Allah ki, büyük arşın[1] sahibidir. O’ndan başka ilah yoktur.” 1- Mutlak egemenliğin.
Erhan Aktaş 27:26
27
Süleyman, Hudhud’a: “Bakacağız! Doğru mu söyledin yoksa yalan mı!” dedi.
Erhan Aktaş 27:27
28
“Bu mektubumu götür, onlara ilet. Sonra bir kenara çekilip ne tepki vereceklerini gözle.”
Erhan Aktaş 27:28
29
Sebe melikesi: “Ey ileri gelenler! Bana çok şerefli bir mektup bırakıldı.” dedi.
Erhan Aktaş 27:29
30
“O, Süleyman’ın mektubudur. Rahmeti Bol ve Kesintisiz Allah’ın adıyla başlıyor.”
Erhan Aktaş 27:30