1
Bu indirip, yasa yaptığımız bir suredir. Onda beyinat[1] ayetler ortaya koyduk. Umulur ki öğüt alırsınız.1- Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
2
Zina yapan kadın ve zina yapan erkeğin her birine yüzer sopa vurun. Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıyorsanız, onlara karşı duyduğunuz acıma duygusu sizi Allah’ın bu yasasını uygula- maktan alıkoymasın. Mü’minlerden bir grup da buna tanık olsun.[1] 1- Görüldüğü gibi, zina yapmanın cezası recmetmek değil yüz değnek vurmaktır. Recmetmek(taşlayarak öldürmek) kesinlikle Allah’ın dininde yoktur. Recmetme cezası İsrailiyat’a ait bir uygulamadır. Kur’an’da olmayan bir hükmü dinin hükmü olarak görmek, Kur’an’ın ifadesiyle, “kendi yanından uydurduğu şeyi din edinmektir.”
3
Zina yapan erkek, zina yapan veya müşrik olan bir kadından başkası ile evlenmiyor. Zina eden bir kadınla da zina eden veya müşrik olan bir erkekten başkası evlenmiyor. Böyle bir uygulama mü’minlere haram kılındı.[1] 1- Bu ayete, ayetteki “nikâhlanıyor” ifadesine “nikâhlanamaz” şeklinde yanlış anlam verilerek önemli bir hataya düşülmektedir. Çevirilerde; bu ayete, genellikle “Zina eden bir erkek veya kadın, zina eden veya müşrik olan bir erkek ve kadından başkası ile nikâhlanamaz, evlenemez.” şeklinde anlam verilmektedir. Oysaki bu bir haber ayetidir. O günkü toplumun bir uygulamasından haber vermektedir. Emir veya yasaklama söz konusu değildir. Bakara 221’ de, müşrik olan kadın ve erkekle evlenmek açıkça yasaklandığı halde burada müşrik kadın veya erkekle evlenilmeyi öngörenler, en hafif deyimi ile Kur’an’a açıkça çelişki yakıştırmış olmuyorlar mı? Bu ayette, toplumda mevcut olan; zina yapan bir erkeğin zina yapan veya müşrik olan bir kadınla, keza zina yapan bir kadınla da ancak zina eden veya müşrik olan bir erkeğin evlenmesi şeklindeki uygulamadan haber verilerek, bunun doğru olmadığı ve bu uygulamanın mü’minlere haram kılındığı ifade edilmektedir.
4
Ve muhsan[1] kadınlara iftira edip de sonra dört tanık getiremeyen kimselere seksen sopa vurun. Ve onların tanıklığını ebediyen kabul etmeyin. Onlar fasıktırlar[2]. 1- Evli, hür, iffetli, namuslu. 2- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan.
5
Fakat bundan sonra tövbe eden ve kendilerini düzelten kimseler hariç. Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
6
Eşlerine iftira atanlar, kendilerinden başka tanıkları yoksa o zaman onların her birinin tanıklığı, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair dört defa Allah’ı tanık tutmasıdır.
7
Beşincide de, eğer yalan söyleyenlerden ise, Allah’ın lanetinin kendisi üzerine olmasını dilemesidir.
8
Kadının, dört kez “Billahi o kesinlikle yalancıdır.” şeklinde Allah’a tanıklık etmesi ondan cezayı kaldırır.
9
Ve beşinci kez eğer o doğru söyleyenlerden ise Allah’ın gazabının kendisinin üzerine olmasını diler.
10
Ya üzerinizde, Allah’ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, Tövbeleri Kabul Eden’dir, En İyi Hüküm Verendir.
11
Bu ifk’i[1] atanlar içinizden birileridir. Sizin için bunun bir şer olduğunu sanmayın. Aksine bu sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine günahtan bir pay vardır. İçlerinden önderlik yapıp bunu organize eden kimse için de çok büyük bir azap vardır.1- İftira.
12
Mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların onu işittikleri zaman, iyi niyetli kimseler olarak, “Bu apaçık iftiradır.” demeleri gerekmez miydi?
13
İddialarına dört tanık getirmeleri gerekmez miydi? Tanık getiremediklerine göre onlar Allah’ın yanında yalancıdırlar.
14
Eğer dünyada ve ahirette Allah’ın lütuf ve rahmeti sizin üzerinize olmasaydı, içine düştüğünüz şeyden dolayı size kesinlikle büyük bir azap dokunurdu.
15
Hani siz onu dillerinize dolayıp, kendisi hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi aranızda yayıyordunuz. Ve bunun önemsiz olduğunu sanıyordunuz. Oysaki bunun Allah’ın yanında önemi çok büyüktür.
16
Ve onu duyduğunuz zaman: “Bunu konuşmamız bize yakışmaz. Seni tenzih ederiz! Bu büyük bir iftiradır.” demeniz gerekmez miydi?
17
Eğer iman etmiş kimselerseniz, bilin ki Allah size böyle bir şeyi bir daha yapmayı ebediyen yasaklıyor.
18
Allah, size ayetlerini beyan[1] ediyor. Allah, Her Şeyi Bilen’dir, En İyi Hüküm Veren’dir.1- Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi.
19
İnananlar arasında,fahişenin[1] yayılmasından hoşlananlara dünya ve ahirette acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.1- Aşırılığın, hayâsızlığın, iftiranın, kötülüğün.
20
Eğer Allah’ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı! Allah,Çok Şefkatli’dir, Rahmeti Kesintisiz’dir.
21
Ey iman edenler! Şeytanın[1] yolundan gitmeyin. Kim şeytanın yolundan giderse şunu bilsin ki şeytan, her türlü aşırılığı ve her türlü çirkinliği telkin eder. Ve eğer Allah’ın üzerinizdeki lütuf ve rahmeti olmasaydı sizden hiç kimse arınmayı asla başaramazdı. Fakat Allah dileyeni arındırır. Allah, Her Şeyi Duyan’dır, Her Şeyi Bilen’dir. 1- Şeytan, Hakk’tan uzak olan. Hakk’a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak “karakteristik adı” dır.
22
Sizden erdem ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere,Allah yolunda hicret edenlere yardım etmede kusur etme- sinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
23
Hiçbir şeyden haberi olmadığı halde muhsan[1] mü’min kadınlara iftira atan kimseler dünya ve ahirette lanetlenmişlerdir. Ve onlar için büyük bir azap vardır.1- İffetli.
24
O gün dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına tanıklık edecektir.
25
O gün Allah, onların hesaplarını hakkıyla görecektir. Onlar da Allah’ın gerçeğin ta kendisi olduğunu apaçık bileceklerdir.
26
Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler kötü kadınlara yakışır. Temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır. Bunlar, söylenenlerden uzak olanlardır. Onlar için bağışlanma ve cömertçe rızık vardır.
27
Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, sahiplerinin sizi istekle karşılayacaklarından[1] emin olmadan ve selam vermeden[2] girmeyin. Bu sizin için daha hayırlıdır. Umulur ki öğüt alırsınız. 1- “Ayette “iste’zene” (izin istemek) fiili yerine; sevgi, yakınlık, ünsiyet anlamlarına gelen “üns” kökünden türeyen “iste’nese” fiili kullanılmıştır.” 2- Esenlik dilemeden.
28
Eğer orada kimseyi bulamazsanız, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Eğer geri dönmeniz istenirse hemen geri dönün. Bu sizin için daha nezihtir.[1] Allah yaptığınız şeyi hangi amaçla yaptığınızdan haberdardır.1- Temiz olma, arı ve lekesiz olma, saygıdeğer olma.
29
Oturulmayan ama yararlanmak için kullanılan yerlere girmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin açığa vurduğunuz şeyleri de gizlediğiniz şeyleri de bilir.
30
Mü’min erkeklere söyle, bakışlarından bir kısmını[1] sakınsınlar ve ırzlarını[2] korusunlar. Bu onlar için daha nezihtir. Allah, davranışlarından haberdardır. 1- Kötü niyetle bakmasınlar. 2- “Furuc”lerini; yani, mahrem yerlerini, namuslarını, ırzlarını korusunlar. Ferc; sözcük olarak erkek veya kadının cinsel organı anlamına gelmektedir.
Sonraki 30 ayet →