2
Biz, bu Kur’an’ı sana güçlük çekesin diye indirmedik.
3
Ancak huşu[1] duyan kimselere öğüt olsun diye indirdik. 1- Derin saygı ve içten sevgi beslediği; üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duyduğu yüce varlıktan ayrı düşme, uzak kalma endişesini taşıyan.
4
Yeryüzü ve yüce gökleri yaratan tarafından indirilmiştir.
5
Rahman[1], Arş üzerine istivâ etmiştir.[2] 1- Rahmeti bol Allah. 2- Her şeyi egemenliği altına almıştır.
6
Göklerde ve yerde ne varsa ve bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında ne varsa O’nundur.
7
Sözü açıkça söylesen de söylemesen de bil ki O, gizliyi de, daha gizlisini de bilir.
8
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. En “iyi isimler”[1] yalnızca O’nundur. 1- “Esma’ul Husna”ya “En güzel isimler.” olarak anlam verilmesi doğru değildir. “Husna” sözcük olarak, “güzel” demek değil, “iyi” demektir. “İyi,” nitelik ifade eden bir sözcüktür. Dolayısı ile “en nitelikli özellikler; en üstün ve anlamlı nitelikler yalnızca Allah’a aittir.” denmektedir. Diğer bir ifade ile Allah’ın sahip olduğu; er-Rahman,el-Âlim, el-Hâkim, el-Ğafur, el-Kerim, er-Rabb vb. nitelikleri isim olarak tanımlanamaz. Ve Allah’ın sahip olduğu bu nitelikler, başka varlıklara isnat edilemez.
9
Sana Musa’nın haberi ulaştı mı?
10
Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: “Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin üzerinde bir yol gösteren bulurum.” demişti.
11
Oraya varınca, “Ey Musa!” diye seslenildi.
12
Ben senin Rabb’inim. Şimdi “ayakkabılarını çıkar”[1]. Sen temizlenmiş vadide, Tuvada’sın.[2] 1- “Ayakkabılarını/nalınlarını çıkar” bir deyimdir. Ve bu deyim, sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan, sana yük olan şeylerden kurtul anlamına gelmektedir. Zira Musa’nın nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için “nalınlarından kurtuldu” deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir. 2- Tertemiz bir yoldasın.
13
Ben seni seçtim.[1] Öyleyse vahyolunanı dinle.1- Nebi olarak görevlendirdim.
14
“Ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. Öyleyse yalnızca Bana kulluk et. Ve öğüdüm için salâtı[1] ikame et.” 1- Öğüdün/vahyin duyulmasına destek ol, gayret göster. Ayetin içeriğinden, salat sözcüğünün namaz değil, bu sözcüğün birçok anlamından biri olan “yardım etmek,” “destek olmak” anlamına geldiği açıkça anlaşılmaktadır.
15
Zamanını bildirmemiş olsam da, herkesin yaptığının karşılığını görmesi için kuşkusuz ki o Sâ’at[1] gelecektir.1- Kıyamet saati.
16
Öyleyse ona[1] inanmayan, tutku ve kuruntusuna uyan kimse,seni ondan[2] alıkoymasın. Yoksa helak olursun.1- Kıyamete. 2- Kıyamet saatine inanmaktan.
17
Sağ elindeki nedir ey Musa?
18
“O benim asamdır[1], ben ona dayanırım. Ve onunla koyunlarıma yaprak silkelerim. Onda benim için başka yararlar da var.” dedi.1- Sopamdır.
19
“Ey Musa, onu yere at.” dedi.
20
Musa onu atınca bir de ne görsün! Hızla hareket eden bir yılan olmuştu.
21
Allah: “Onu tut, korkma! Onu ilk haline döndüreceğiz.” dedi.
22
Allah: “Elini koynuna sok. Başka bir âyet[1] olarak, kusursuz bir beyazlıkta çıksın.” 1- Mucize.
23
Bununla daha büyük âyetlerimizden[1] bazılarını sana gösterelim.1- Mucizelerimizden.
24
Firavuna git! Çünkü o azgınlaştı.
25
“Rabbim! Göğsüme genişlik ver.” dedi.
26
“Ve işimi kolaylaştır.”
27
“Dilimden düğümü çöz.”
28
“Ki söyleyeceklerimi anlasınlar.”
29
“Bana, yakınlarımdan bir yardımcı ver.
Sonraki 30 ayet →