1
Allah’ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.
2
“Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana karşı takva[1] sahibi olun.” uyarısında bulunmaları için melekleri, kullarından dilediğine[2] kendi emrinden ruh[3] ile indirir.1- Korunma; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.2- Dilediğine elçilik/nebilik vererek. 3- Vahiy.
3
Gökleri ve yeryüzünü hakk ile yarattı. O, onların şirk koştuklarından yücedir.
4
İnsanı bir nutfeden[1] yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır.[2] 1- “ Ntf kökünden gelir. Mastarı; azar azar akmak, damlamak, dökülmek” demektir. Berrak su, saf su, meni(netf, nutûf) bu kökten gelmektedir. Türkçeye geçen sperm sözcüğü de aynı anlamı çağrıştırır.” 2- Rabb’ine karşı.
5
Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.
6
Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır.[1] 1- Keyiflenirsiniz.
7
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb’iniz Çok Şefkatli’dir, Rahmeti Kesintisiz’dir.
8
Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.
9
Doğru yolu göstermek Allah’a aittir. Yolun eğrisi de vardır.Eğer O dileseydi[1], hepinizi hidayete erdirirdi.1- Size seçme hakkı tanımayarak, sizi irade sahibi kılmayarak hepi- nizi zorunlu olarak hidayete iletirdi.
10
Gökten su indiren O’dur. İçme sularınız O’ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O’ndandır.
11
O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir toplum için elbette bir ayet[1] vardır.1- Gösterge, kanıt.
12
O, geceyi ve gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yararlanmanıza sundu.Yıldızlar da O’nun buyruğuna boyun eğmektedirler. Bunda aklını kullanan bir toplum için ayetler[1] vardır.1- Göstergeler, kanıtlar.
13
Yeryüzünde, rengârenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı.[1] Bunda öğüt alan bir toplum için elbette ayet[2] vardır.1- Çevirilerde “Sizin için yarattı.” olarak anlam verilen bu sözcüğün doğru anlamı; “üretip çoğaltmaktır”. Zira “zerae” yaratma değil; üretme, çoğaltma anlamına gelmektedir. Yaratma sözcüğü “haleka”dır. 2- Gösterge, kanıt.
14
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O’dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
15
O, yeryüzünde sarsılmamanız için dağlar, yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;
16
Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.
17
O halde yaratan ile yaratmayan bir midir? Hala tezekkür[1] etmez misiniz? 1- Öğüt almaz mısınız?
18
Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
19
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.
20
Onların, Allah’tan başka dua ettikleri bir şey yaratamazlar.Kendileri yaratılmışlardır.
21
Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.
22
Sizin ilâhınız, bir tek ilahtır. Buna rağmen, ahirete inanmayanların kalpleri[1], bunu kabul etmez. Ve onlar büyüklenen kimselerdir.1- Akılları. Kur’an kalp sözcüğünü, kan pompalayan organ olan kalbi değil de, akıl ve düşünme merkezi anlamında kullanmaktadır.
23
Allah’ın, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.
24
Onlara, “Rabb’inizin indirdiği şey nedir?” diye sorulduğu zaman, “Öncekilerin masallarını.” derler.
25
Kıyamet Günü, kendi yüklerinin tamamını ve saptırdıkları cahillerin yüklerinden bir kısmını, yüklenmiş olurlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!
26
Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi.[1] 1- Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle ifade edilmektedir.
27
Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve “Hani, uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” diyecek. Kendilerine ilim[1] verilenler, “Rezillik ve kötülük, bugün gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir.” diyecek.1- Vahye tabi olanlar. İlimden kasıt; bilgi veya bilim değil; gerçek ve kesin bilginin vahiy olduğuna inanmaktır. Yani, vahyin gerçekliğini kavramaktır.
28
Melekler, kendilerine haksızlık yapanların[1] canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde:[2] “Biz, kötü bir iş yapmadık.” dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.1- Yaradılış amacına uygun yaşamayarak, hakkın yerine batılı tercihe ederek. 2- Çaresizce son anda iman etmeye sığınarak.
29
O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem’in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.
30
Ve takva sahiplerine: “Rabb’inizin indirdiği şey nedir?” denildi. “İyilik.” dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.
Sonraki 30 ayet →