Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allah’ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir ve yücedir.
Erhan Aktaş 16:1
2
“Benden başka ilah yoktur, öyleyse Bana karşı takva[1] sahibi olun.” uyarısında bulunmaları için melekleri, kullarından dilediğine[2] kendi emrinden ruh[3] ile indirir.1- Korunma; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.2- Dilediğine elçilik/nebilik vererek. 3- Vahiy.
Erhan Aktaş 16:2
3
Gökleri ve yeryüzünü hakk ile yarattı. O, onların şirk koştuklarından yücedir.
Erhan Aktaş 16:3
4
İnsanı bir nutfeden[1] yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır.[2] 1- “ Ntf kökünden gelir. Mastarı; azar azar akmak, damlamak, dökülmek” demektir. Berrak su, saf su, meni(netf, nutûf) bu kökten gelmektedir. Türkçeye geçen sperm sözcüğü de aynı anlamı çağrıştırır.” 2- Rabb’ine karşı.
Erhan Aktaş 16:4
5
Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.
Erhan Aktaş 16:5
6
Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır.[1] 1- Keyiflenirsiniz.
Erhan Aktaş 16:6
7
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb’iniz Çok Şefkatli’dir, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Erhan Aktaş 16:7
8
Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.
Erhan Aktaş 16:8
9
Doğru yolu göstermek Allah’a aittir. Yolun eğrisi de vardır.Eğer O dileseydi[1], hepinizi hidayete erdirirdi.1- Size seçme hakkı tanımayarak, sizi irade sahibi kılmayarak hepi- nizi zorunlu olarak hidayete iletirdi.
Erhan Aktaş 16:9
10
Gökten su indiren O’dur. İçme sularınız O’ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O’ndandır.
Erhan Aktaş 16:10
11
O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir toplum için elbette bir ayet[1] vardır.1- Gösterge, kanıt.
Erhan Aktaş 16:11
12
O, geceyi ve gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yararlanmanıza sundu.Yıldızlar da O’nun buyruğuna boyun eğmektedirler. Bunda aklını kullanan bir toplum için ayetler[1] vardır.1- Göstergeler, kanıtlar.
Erhan Aktaş 16:12
13
Yeryüzünde, rengârenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı.[1] Bunda öğüt alan bir toplum için elbette ayet[2] vardır.1- Çevirilerde “Sizin için yarattı.” olarak anlam verilen bu sözcüğün doğru anlamı; “üretip çoğaltmaktır”. Zira “zerae” yaratma değil; üretme, çoğaltma anlamına gelmektedir. Yaratma sözcüğü “haleka”dır. 2- Gösterge, kanıt.
Erhan Aktaş 16:13
14
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O’dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Erhan Aktaş 16:14
15
O, yeryüzünde sarsılmamanız için dağlar, yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;
Erhan Aktaş 16:15
16
Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.
Erhan Aktaş 16:16
17
O halde yaratan ile yaratmayan bir midir? Hala tezekkür[1] etmez misiniz? 1- Öğüt almaz mısınız?
Erhan Aktaş 16:17
18
Eğer Allah’ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Erhan Aktaş 16:18
19
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.
Erhan Aktaş 16:19
20
Onların, Allah’tan başka dua ettikleri bir şey yaratamazlar.Kendileri yaratılmışlardır.
Erhan Aktaş 16:20
21
Diri değil, ölüdürler. Diriltilecekleri zamandan habersizdirler.
Erhan Aktaş 16:21
22
Sizin ilâhınız, bir tek ilahtır. Buna rağmen, ahirete inanmayanların kalpleri[1], bunu kabul etmez. Ve onlar büyüklenen kimselerdir.1- Akılları. Kur’an kalp sözcüğünü, kan pompalayan organ olan kalbi değil de, akıl ve düşünme merkezi anlamında kullanmaktadır.
Erhan Aktaş 16:22
23
Allah’ın, onların gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bildiğinden kuşku yok. Gerçek şu ki O, büyüklük taslayanları sevmez.
Erhan Aktaş 16:23
24
Onlara, “Rabb’inizin indirdiği şey nedir?” diye sorulduğu zaman, “Öncekilerin masallarını.” derler.
Erhan Aktaş 16:24
25
Kıyamet Günü, kendi yüklerinin tamamını ve saptırdıkları cahillerin yüklerinden bir kısmını, yüklenmiş olurlar. Dikkat edin! Yüklendikleri şey ne kötüdür!
Erhan Aktaş 16:25
26
Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi.[1] 1- Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle ifade edilmektedir.
Erhan Aktaş 16:26
27
Sonra Kıyamet Günü, onları rezil edecek. Ve “Hani, uğrunda ayrılığa düştüğünüz ortaklarım nerede?” diyecek. Kendilerine ilim[1] verilenler, “Rezillik ve kötülük, bugün gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerinedir.” diyecek.1- Vahye tabi olanlar. İlimden kasıt; bilgi veya bilim değil; gerçek ve kesin bilginin vahiy olduğuna inanmaktır. Yani, vahyin gerçekliğini kavramaktır.
Erhan Aktaş 16:27
28
Melekler, kendilerine haksızlık yapanların[1] canlarını alacakları zaman, onlar, teslimiyet içinde:[2] “Biz, kötü bir iş yapmadık.” dediler. Hayır! Kuşkusuz, Allah, yapmış olduğunuz şeyleri çok iyi bilendir.1- Yaradılış amacına uygun yaşamayarak, hakkın yerine batılı tercihe ederek. 2- Çaresizce son anda iman etmeye sığınarak.
Erhan Aktaş 16:28
29
O halde, içinde ebedi kalıcılar olarak Cehennem’in kapılarından girin! Büyüklük taslayanlar için ne kötü bir yerdir orası.
Erhan Aktaş 16:29
30
Ve takva sahiplerine: “Rabb’inizin indirdiği şey nedir?” denildi. “İyilik.” dediler. Bu dünyada, iyilik yapanlar için iyilik vardır. Ve elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne güzeldir.
Erhan Aktaş 16:30