1
De ki: “Ey kâfirler.[1] 1- Kâfir ve küfür aynı kökten türemişlerdir. Küfür sözcüğünün birincil anlamı “örtmek” demektir. Kur’an, nankörlük etmeye “küfür” demektedir. Karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye de kâfir denmiştir. İmanın zıddı olan inançsızlığa da küfür denmektedir. Kefere fiilinin ism-i faili olan “kâfir” sözcüğü, sözcük anlamı olarak nankörlük etmek, örtmek, inkâr etmek demektir. En büyük küfür, şirktir.
6
Sizin dininiz[1] size, benim dinim[1] de bana.1- Kur’an’da din kavramı, inanç sistemi, yaşam biçimi, toplumsal düzen, yasa/şeriat, hesap, karşılık/ceza vb. anlamlarda kullanılmıştır. Din, birincil anlam olarak, yaşamı düzenleyen ilke ve kurallar demektir. Kur’an bütünlüğünde temelde iki din vardır: Yaşam kurallarını Allah’ın belirlediği din, yaşam kurallarını insanların belirlediği din. Kuran’a göre yaşamı düzenlemede vahyi referans almayan her düşünce ve inanç şirktir. Keza insanlar; yaşamlarını, düzenlerini neyi referans alarak belirliyorlarsa, dinleri, referans aldıkları şeydir. Kur’an, insanların düzenledikleri yaşam biçimlerine din demektedir. Örneğin: 3/Al-i İmran, 73; 6/En’am, 70; 7/A’raf, 51; 12/Yusuf, 76; 40/Mu’min, 26. Kur’an’ın dine yüklediği din tanımı bağlamında ele alındığında, nasıl ki Mekkeli müşriklerin düzenleri, sistemleri din olarak tanımlanıyorsa, günümüzün bütün düzen ve sistemleri de isimleri ne olursa olsun birer “din”dirler.