1
(Kıyamet zamanı Sûr’a üfürüldüğü, çekimlerin yok olduğu) güneş dürül(üp ışığı söndürül)düğünde,
2
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde, [krş. 54/1]
3
Dağlar, yürütül(üp yok ol)duğunda,
4
(Titizlikle bakımı gereken) on aylık gebe develer (bile, dehşetten başıboş) salıverildiğinde,
5
Vahşi hayvanlar (her yönde ürkerek) toplandığında,
6
Denizler kaynatıl(ıp ateş kesil)diğinde,
7
Nefisler eşleştiğinde (ruhlar bedenle birleştiği veya kişiler kendi grubuyla tasnif edildiğinde,)
8
8-9 Diri diri toprağa gömülen kız, “hangi günahından dolayı öldürüldü?” diye sorulduğunda,
9
8-9 Diri diri toprağa gömülen kız, “hangi günahından dolayı öldürüldü?” diye sorulduğunda,
10
(Amellere ait) defterler açılıp yayıldığında, [krş. 17/13 ve dipnotu]
11
Gök (yerinden) sıyrıl(ıp dürül)düğünde, [krş. 21/104]
12
Cehennem daha da alevlendirildiğinde,
13
Cennet (mü’minlere) yaklaştırıldığında,
14
(Her) kişi (artık hayır ve şerden) ne hazırladığını bilecektir. [krş. 3/30; 75/13]
15
(Hayır! Yine) yemin ederim, (gündüzleri) o sinip gizlenen,
16
(Ve yörüngelerinde) akıp yuvalarına giden (yıldız)lara.
17
(Kararmaya) yöneldiği zaman geceye,
18
Nefes nefes ağarmaya başladığı zaman sabaha ki,
19
19-20 Muhakkak O (Kur’an), arşın sahibi (Allah katında) yüksek mevkiye sahip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrail’in, Allah’tan) getirdiği sözüdür. [bk. 10/37-38; 53/5-10; 72/23]
20
19-20 Muhakkak O (Kur’an), arşın sahibi (Allah katında) yüksek mevkiye sahip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrail’in, Allah’tan) getirdiği sözüdür. [bk. 10/37-38; 53/5-10; 72/23]
21
Orada, (mele-i a’lâda meleklerce kendisine) itaat olun(maya lâyık ol)andır; tam güvenilendir.
22
Arkadaşınız (Muhammed, kâfirlerin dediği gibi) mecnun değildir.
23
Andolsun ki o, onu (Cebrail’i) apaçık ufukta gördü. [krş. 53/13-16]
24
O, gayb konusunda (görünmeyenleri haber verme hususunda) cimri (ve saklayıcı) değildir.
25
O (Kur’an) taşlanmış (kovulmuş) şeytanın sözü de değildir. [bk. 26/ 210-212]
26
O halde (Kur’an’ı bırakıp) nereye gidiyorsunuz?
27
27-28 O (Kur’an), bütün âlemlere (insan ve cinlere, özellikle de) içinizden doğru hareket etmek isteyen kimselere, bir öğüt ve uyarıdır.
28
27-28 O (Kur’an), bütün âlemlere (insan ve cinlere, özellikle de) içinizden doğru hareket etmek isteyen kimselere, bir öğüt ve uyarıdır.
29
(Fakat) âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz (bir şey) dileyemezsiniz. [bk. 74/56; 76/30] (İnsan her istediğini yapamaz ve elde edemez. Bunun için Allahu Teâlâ’nın dilemesini ve dileğimizi kabul etmesini O’ndan usulüne uygun bir şekilde istememiz lazımdır.)