1
Yemin ederim o kıyamet gününe!
2
Yemin ederim (gafletten uyanıp günahına karşı) kendini çokça ayıplayan o nefse. (Bu âyet, günahlarından dolayı pişman olup kendisini ayıplayan, böylece kötülüğü ve günahları kendisine hoş gösteren ve onları yapmayı emreden (emmâre) nefsinin (12/53) hayvansal yön ve dürtüsünden kurtulmuş ve Allah (cc.) katında bir derece değer kazanmış insanı tanıtmaktadır.) [krş. 3/135; 8/3]
3
İnsan, kendisinin kemiklerini bir araya toplayamayacağımızı mı sanıyor?
4
Evet, onun parmak uçlarını bile (en ince çizgisine kadar yeniden) düzenlemeye kâdiriz. [krş. 17/49-51; 36/78-79; 79/10-11]
5
Fakat insan, önündeki (kıyamet günü)nü yalan saymak ister.
6
“Kıyamet günü ne zaman?” diye sorar.
7
7-8-9 Ama, göz (dehşetten) kamaştığı, ay tutul(up artık karar)dığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman,
8
7-8-9 Ama, göz (dehşetten) kamaştığı, ay tutul(up artık karar)dığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman,
9
7-8-9 Ama, göz (dehşetten) kamaştığı, ay tutul(up artık karar)dığı, güneş ve ay bir araya getirildiği zaman,
10
(İşte) o gün insan: “Kaçacak yer neresi?” der.
11
Hayır! Hiçbir sığınacak yer yoktur.
12
O gün (varıp) durulacak yer, ancak Rabbinin huzurudur.
13
O gün insana (yapıp) önden yolladığı ve (yapmayıp) geri bıraktığı (amelleri) haber verilir.
14
14-15 Doğrusu insan, kendi nefsine (yaptıklarına) karşı şahit olacaktır, her ne kadar mazeretlerini ortaya atsa da.
15
14-15 Doğrusu insan, kendi nefsine (yaptıklarına) karşı şahit olacaktır, her ne kadar mazeretlerini ortaya atsa da.
16
(Resûlüm! Vahiy geldiği zaman) onu alelacele almak için (bitmeden) dilini hareket ettirme!
17
Şüphesiz ki onu (kalbinde) toplamak ve (sana) okutmak bize aittir.
18
Onu (Cebrail vasıtasıyla sana) okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy. [bk. 20/114]
19
Sonra şüphesiz onu açıklamak da bize aittir.
20
20-21 Hayır! Hayır! (Ey insanlar!) Siz (çoğunuz) çabuk geçen (şu dünyay)ı seviyorsunuz da âhireti bırakıyorsunuz.
21
20-21 Hayır! Hayır! (Ey insanlar!) Siz (çoğunuz) çabuk geçen (şu dünyay)ı seviyorsunuz da âhireti bırakıyorsunuz.
22
22-23 Birtakım yüzler, o gün Rabbin(in cemâlin)e bakıp parlayacak. [bk. 80/37-42; 83/15; 88/2-10]
23
22-23 Birtakım yüzler, o gün Rabbin(in cemâlin)e bakıp parlayacak. [bk. 80/37-42; 83/15; 88/2-10]
24
24-25 Bir takım yüzler de o gün asık olacak. (Çünkü) onlar, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacaklarını iyice anlarlar. [krş. 3/106-107; 80/38-41]
25
24-25 Bir takım yüzler de o gün asık olacak. (Çünkü) onlar, bel kemiklerini kıran bir felâkete uğratılacaklarını iyice anlarlar. [krş. 3/106-107; 80/38-41]
26
Dikkat edin (can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman,
27
“Kim çare bul(up şifa ver)ecek?” denilir.
28
Artık (can çekişen), hakikaten bir ayrılış olduğunu anlayacak,
29
(Can havliyle) bacak bacağa dolaşacak.
30
(İşte) o gün sevk(iyat) ancak Rabbinedir.
Sonraki 10 ayet →