Ana SayfaMealler › Hasan Tahsin Feyizli
HT

Hasan Tahsin Feyizli

Bu mealle oku
Hasan Tahsin Feyizli meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:1
2
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:2
3
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:3
4
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:4
5
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:5
6
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:6
7
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:7
8
1-2-3-4-5-6-7-8 Andolsun ki (Musa’nın vahiy aldığı) “Tûr” (dağın)a, yayılıp açılmış, (kağıt gibi) ince deri üzerine yazılmış Kitab’a, Beyt-i Ma’mûr’a (Kâbe’ye), yükseltilmiş tavan (gibi göğ)e, dolu (ve coşkun) denize ki Rabbinin azabı elbette vukû bulacaktır. Onu önleyecek hiçbir şey yoktur.
H.T.Feyizli 52:8
9
9-10-11-12 O gün gök çalkalandıkça çalkalanır. Dağlar (yerinden kopup) yürüdükçe yürür (toz duman olur). Artık (inanmayıp) yalanlayanların o gün vay haline! Onlar daldıkları batıl içinde oynayıp/oyalanıp duranlardır.
H.T.Feyizli 52:9
10
9-10-11-12 O gün gök çalkalandıkça çalkalanır. Dağlar (yerinden kopup) yürüdükçe yürür (toz duman olur). Artık (inanmayıp) yalanlayanların o gün vay haline! Onlar daldıkları batıl içinde oynayıp/oyalanıp duranlardır.
H.T.Feyizli 52:10
11
9-10-11-12 O gün gök çalkalandıkça çalkalanır. Dağlar (yerinden kopup) yürüdükçe yürür (toz duman olur). Artık (inanmayıp) yalanlayanların o gün vay haline! Onlar daldıkları batıl içinde oynayıp/oyalanıp duranlardır.
H.T.Feyizli 52:11
12
9-10-11-12 O gün gök çalkalandıkça çalkalanır. Dağlar (yerinden kopup) yürüdükçe yürür (toz duman olur). Artık (inanmayıp) yalanlayanların o gün vay haline! Onlar daldıkları batıl içinde oynayıp/oyalanıp duranlardır.
H.T.Feyizli 52:12
13
13-14 O gün onlar cehennemin ateşine şiddetle itileceklerdir: “İşte bu, sizin kendisini yalan saymakta olduğunuz ateştir.” denilecektir.
H.T.Feyizli 52:13
14
13-14 O gün onlar cehennemin ateşine şiddetle itileceklerdir: “İşte bu, sizin kendisini yalan saymakta olduğunuz ateştir.” denilecektir.
H.T.Feyizli 52:14
15
(Vahye sihirdir dediğiniz gibi, şimdi) bu (ateş) de sihir midir? Yoksa siz (yine) mi görmüyorsunuz?
H.T.Feyizli 52:15
16
Girin ona! İster dayanın, ister dayanmayın. Artık sizin için birdir (durum değişmez). Siz ancak yapmış olduklarınıza göre cezalandırılacaksınız.
H.T.Feyizli 52:16
17
17-18 Şüphesiz ki muttakîler (Allah’ın emirlerine uygun yaşayan ve karşı gelmekten sakınanlar) ise, Rablerinin kendilerine verdiğini tada tada cennetlerde ve bol nimet içindedirler. Rableri onları o çılgın cehennemin azabından korumuştur.
H.T.Feyizli 52:17
18
17-18 Şüphesiz ki muttakîler (Allah’ın emirlerine uygun yaşayan ve karşı gelmekten sakınanlar) ise, Rablerinin kendilerine verdiğini tada tada cennetlerde ve bol nimet içindedirler. Rableri onları o çılgın cehennemin azabından korumuştur.
H.T.Feyizli 52:18
19
19-20 “Yaptıklarınız (iyi ameller)e karşılık, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmış olarak âfiyetle yiyin, için.” (denilir). Ayrıca biz onlara güzel iri gözlü hûrileri eş yaptık. [bk. 37/44]
H.T.Feyizli 52:19
20
19-20 “Yaptıklarınız (iyi ameller)e karşılık, sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanmış olarak âfiyetle yiyin, için.” (denilir). Ayrıca biz onlara güzel iri gözlü hûrileri eş yaptık. [bk. 37/44]
H.T.Feyizli 52:20
21
İman edenler (Allah’a teslimiyet gösterenler) ve nesilleri de imanla kendilerine (Allah yolunda) tâbi olanlar (var ya)! Biz onları (cennete koyarken) nesillerini de kendilerine katarız. Onların amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır (ona göre muamele görür).
H.T.Feyizli 52:21
22
Biz onlara canlarının çektiği meyve ve etten bol bol verdik.
H.T.Feyizli 52:22
23
Onlar orada (neşe içinde) birbirleriyle kadeh tokuştururlar. On(un içimin)de ne bir saçmalama ne de bir günaha girme vardır.
H.T.Feyizli 52:23
24
Sanki sedefte gizlenmiş inci gibi, civanlar (hizmet için) çevrelerinde dolaşırlar.
H.T.Feyizli 52:24
25
(O cennettekiler) birbirlerine yönelip (hal, hatır) sorarlar.
H.T.Feyizli 52:25
26
(Şöyle) derler: “Hakikaten biz, bundan önce (dünyada), ailemizde (ve çevremizde bir günaha düşmekten ve sonumuzdan) korkan (kimse)lerdik.
H.T.Feyizli 52:26
27
“Allah da bize (bu sebeple rahmetiyle) lütfetti ve bizi (cehennemin) sam yeli (gibi kavurucu) azabından korudu.
H.T.Feyizli 52:27
28
“Doğrusu biz, bundan önce (ancak) O’na yalvarır (ibadet eder)dik. Çünkü O iyiliği ve merhameti bol olandır.”
H.T.Feyizli 52:28
29
(Resûlüm! Sen) öğüt ver (ve hatır-lat). Sen Rabbinin nimeti sayesinde, kâhin de değilsin, mecnun da değilsin.
H.T.Feyizli 52:29
30
Yoksa (senin için): “(O) bir şairdir, ona (çarpacak olan) zamanın felaketini gözetliyoruz.” mu diyorlar?
H.T.Feyizli 52:30