Ana SayfaMealler › Hasan Tahsin Feyizli
HT

Hasan Tahsin Feyizli

Bu mealle oku
Hasan Tahsin Feyizli meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
Hâ, Mîm.
H.T.Feyizli 43:1
2
Apaçık (ve gerçeği gösteren) Kitab’a yemin ederim ki!
H.T.Feyizli 43:2
3
Şüphesiz biz onu, düşünüp akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur’an yaptık. [bk. 26/195]
H.T.Feyizli 43:3
4
Şüphesiz o, katımızda bulunan Ana Kitab (Levh-i Mahfûz)’dadır. Çok yücedir, çok hikmetlidir. [bk. 56/77-78]
H.T.Feyizli 43:4
5
Siz haddi aşan bir kavim oldunuz diye, o zikri (Kur’an’ı) siz(e göndermek)ten vaz mı geçelim?
H.T.Feyizli 43:5
6
Halbuki biz, evvelki (ümmet)ler içinden de nice peygamber(ler) gönderdik.
H.T.Feyizli 43:6
7
Onlara bir peygamber gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
H.T.Feyizli 43:7
8
Bu yüzden biz, kuvvetçe onlardan daha güçlü olan (nice kavm)i helak ettik. Öncekilerin misali (birçok yerde) geçti.
H.T.Feyizli 43:8
9
(Allah’a) andolsun ki onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?” (diye) sorsan elbette: “Onları, her şeye galip, her şeyi bilen (Allah) yarattı.” derler.
H.T.Feyizli 43:9
10
O (Allah) ki yeri sizin için bir beşik kıldı ve doğru gidesiniz diye onda yollar (ve geçitler) var etti.
H.T.Feyizli 43:10
11
O (Allah) ki gökten, suyu bir ölçüye göre indirmiştir. (İndirdiğimiz) bu su ile ölü bir memlekete can verdik. İşte siz de böylece (diriltilip) çıkarılacaksınız.
H.T.Feyizli 43:11
12
O (Allah) ki bütün çift (ve çeşit)leri yaratmış, (denizde) gemilerden, (karada) hayvanlardan binekler var etmiştir.
H.T.Feyizli 43:12
13
Ta ki (üzerlerine ve) sırtlarına yerleşesiniz, sonra üzerlerine (binip) yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin nimetini düşünesiniz ve diyesiniz ki: “Bunu, bizim hizmetimize veren (Allah’)ın şânı pek yücedir. Yoksa biz bun(lar)a güç yetiremezdik.” [bk. 16/7; 23/21-22; 40/79-81]
H.T.Feyizli 43:13
14
“Ve elbette biz Rabbimize dön(üp gid)eceğiz.”
H.T.Feyizli 43:14
15
(Her şeyi yaratan Allah olduğu halde yarattığı) kullarından bazısını O’nun bir parçası saydılar. İnsan gerçekten apaçık bir nankördür (küfür ve şirk içindedir). (Yahudiler Hz. Üzeyr’i, hıristiyanlar Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu” müşrikler de melekleri “Allah’ın kızları” saymak suretiyle Allah’a şirk koştular.)
H.T.Feyizli 43:15
16
Yoksa O, yarattıklarından kızları kendisine alıp oğulları size mi ayırıp seçti?
H.T.Feyizli 43:16
17
Onların biri: “Kızlar, Rahmân (olan Allah)’a aittir.” dediği halde kendisi ise onun (doğumu) ile müjdelendiği zaman, yüzü kapkara olur ve kederinden yutkunup durur.
H.T.Feyizli 43:17
18
Onlar, kızları süs içinde yetiştiği ve kavga (ve mücadele)ye açık (müsait) olmadığı için mi (istemiyorlar da Allah’a nisbet ediyorlar, “O’nun olsun” diyorlar?) (Müşrikler, melekleri dişi kabul edip Allah’ın kızları diyorlar, putlarına da dişi ismi veriyorlardı, buna rağmen, “Kızlar, erkek gibi güçlü olmaz.” diyerek kız çocuk istemiyorlardı. Fakat bu istememenin arkasındaki önemli sebeplerden biri de, onların iffetsiz bir ortama malzeme olmaları korkusuydu. İslâm’ın gelmesiyle kızlar, hem iffetsizlikten sokak süsü ve zevk aracı olmaktan hem de küçükken öldürülmekten kurtuldular.)
H.T.Feyizli 43:18
19
Onlar Rahmân’ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Yoksa onların yaratılışlarında hazır mı bulundular? Onların (bu yalan) ikrar ve iddiaları yazılacak ve sorguya çekileceklerdir. [krş. 16/57-58; 53/21-22; 17/40]
H.T.Feyizli 43:19
20
“Eğer Rahmân dileseydi (onları putlaştırıp) onlara tapmazdık.” derler. Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece (inatlarından) yalan söylüyorlar.
H.T.Feyizli 43:20
21
Yoksa kendilerine bundan önce (iddialarını içine alan) bir kitap verdik de şimdi onlar buna mı tutunmaktadırlar?
H.T.Feyizli 43:21
22
Hayır! “Doğrusu biz babalarımızı bir din (bir yol) üzerinde bulduk, biz de onların izlerinde doğruya erişiriz.” dediler. (Halbuki yüce Allah son Peygamber’i Hz. Muhammed (sas.) ile gönderdiği İslâm’dan başka bir din (yol ve sistem) aramanın kabul edilmediğini, arayanların da hüsrana uğrayacağını aynı zamanda Allah’ın sıfatlarını başka varlıklara vermenin şirk olduğunu bildirmiştir.) [krş. 2/138; 3/83, 85; 5/50]
H.T.Feyizli 43:22
23
İşte böyle, senden önce (kendilerini batıl kuruntularla aldatan) hangi memlekete (inanmayanların âkıbetlerinin fecaatı hakkında) uyarıcı (bir peygamber) göndermişsek, mutlaka oranın şımarık varlıklıları (ona itaat etmeyip sana dedikleri gibi): “Biz babalarımızı bir din (ve bir yol) üzerinde bulduk, biz de onların izlerine uymuş kimseleriz.” dediler.
H.T.Feyizli 43:23
24
(Her peygamber:) “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz (din ve yaşayış)tan daha doğrusunu getirmişsem de mi (yine onlara uyacaksınız)?” dedi. (Onlar da:) “Doğrusu biz, sizinle gönderilen (din)i tanımıyoruz.” dediler.
H.T.Feyizli 43:24
25
Bunun üzerine, biz de onlardan intikam aldık. İşte bak, yalan sayanların sonu nasıl oldu!
H.T.Feyizli 43:25
26
26-27 Bir zaman İbrahim de, babasına ve kavmine demişti ki: “Doğrusu ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Sadece, beni yaratan (Allah’)a (ibadet ederim). Çünkü O, beni doğru yola eriştirecektir.”
H.T.Feyizli 43:26
27
26-27 Bir zaman İbrahim de, babasına ve kavmine demişti ki: “Doğrusu ben sizin taptıklarınızdan uzağım. Sadece, beni yaratan (Allah’)a (ibadet ederim). Çünkü O, beni doğru yola eriştirecektir.”
H.T.Feyizli 43:27
28
(İbrahim) bunu (“ancak beni yaratana ibadet ederim” cümlesini) kendisinden sonra(kiler arasında) daima kalacak bir söz yaptı. Tâ ki (insanlar, hak dine) dönsünler.
H.T.Feyizli 43:28
29
Doğrusu ben, bunları da, babalarını da kendilerine hak (Kitab) ve (onu) açıklayan bir peygamber gelinceye kadar faydalandırıp yaşattım.
H.T.Feyizli 43:29
30
(Ancak şimdi) kendilerine hak (Kur’an) geldiği zaman: “Bu bir sihirdir, doğrusu biz onu inkâr ediyoruz.” dediler.
H.T.Feyizli 43:30