Ana SayfaMealler › Hasan Tahsin Feyizli
HT

Hasan Tahsin Feyizli

Bu mealle oku
Hasan Tahsin Feyizli meali ile okumaya başla
Nahl 1 / 128
1
Allah’ın (kıyamet ve azapla ilgili) emri geldi; artık onu çabuklaştırmak istemeyin. O, (müşriklerin) eş tuttukları şeylerden münezzeh (tamamen uzak) ve yücedir.
H.T.Feyizli 16:1
2
(Allah,) kullarından dilediğine melekleri, emri (demek olan) vahiyle indirir; “(insanları) uyarın, şüphesiz benden başka ilâh yoktur; emirlerime uygun yaşayın/karşı gelmekten sakının” diye.
H.T.Feyizli 16:2
3
Gökleri ve yeri hak (bir nizam) ile O yarattı. O, onların ortak koştuklarından yücedir.
H.T.Feyizli 16:3
4
O, insanı meni(deki sperma)dan yarattı. (Böyle iken) bir de görürsün ki o, (büyüyüp yetişince Allah hakkında) apaçık tartışan bir düşmandır. [krş. 36/77] (Yaratılma oluşumunu iyice düşünen, aklını nefsânî ve şeytânî hislerin güdümünden kurtaran insan, yaratan Rabbine saygı duyar ve emirlerine uyar. Çünkü “kendini (yaratılışını ve gayesini) bilen, Rabbini bilir” ifadesiyle Allah’a karşı başkaldırı aptallığında bulunamaz.)
H.T.Feyizli 16:4
5
(Büyük ve küçük baş) hayvanları da yarattı, onlarda sizin için ısıtacak (ve koruyacak) şeyler ve birçok menfaatler vardır. Onlar(ın etinden ve yağın)dan da yersiniz.
H.T.Feyizli 16:5
6
(Onları) akşamleyin getirdiğiniz, sabahleyin meraya/otlamaya saldığınız zaman onlarda sizin için bir güzellik (ve zevk) vardır.
H.T.Feyizli 16:6
7
(O hayvanlardan bazısı) ağırlıklarınızı yüklenip sizin ancak (binbir türlü) zahmetle (veya yarı canınızı tüketerek) varacağınız bir memlekete taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir. [bk. 23/21-22; 40/79-81; 43/12-14]
H.T.Feyizli 16:7
8
Atları, katırları ve merkepleri, hem kendilerine binmeniz için hem de süs (hayvanı) olarak (yarattı). O, sizin henüz bilemeyeceğiniz nice (binecek) şeyleri de yaratır. [bk. 16/80-81]
H.T.Feyizli 16:8
9
Yolun doğrusunu bildirmek Allah’a aittir. Ondan sapan (eğri yol)lar da vardır. O dileseydi hepinizi doğru yola iletirdi. (Fakat imtihan için doğru yolu seçip onda gitmeyi veya sapmayı bizim tercihimize bıraktı.)
H.T.Feyizli 16:9
10
Gökten sizin için su indiren O’dur. İçilecekler bundandır. İçinde (hayvanları) otlattığınız bitkiler de bundandır. [bk. 15/22; 39/21; 56/68-70]
H.T.Feyizli 16:10
11
(Allah) size onunla; ekin, zeytin, hurma, üzümler ve her meyveden bitiriyor. Şüphesiz bunda düşünen kimseler için elbette (bir ibret ve Allah’ın kudretine) deliller vardır. [bk. 6/99; 7/57; 27/60]
H.T.Feyizli 16:11
12
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize/istifadenize verdi. Yıldızlar da O’nun emriyle boyun eğmişlerdir. Şüphesiz ki bun(ların her birin)de aklını kullanan bir toplum için deliller/ibretler vardır. (Elbette düşünemeyenler ve nankörlük edenler bunlardaki delil ve ibretleri görmezler. Kendisinde düşünce yeteneği olan insanlar düşünür. Önce varlığının farkında olur; kendisini insan olarak bilir. Böyle olunca da zorunlu olarak Rabbini bilir ve Rabbi ile kendisi arasındaki bağı/alâkayı düşünür. Artık sorumluluk yüklenmeye ve gereğini yerine getirmeye başlar.)
H.T.Feyizli 16:12
13
Yeryüzünde yarattığı rengârenk şeyleri de sizin istifadenize vermiştir. Bunda öğüt alan kimseler için elbette bir ibret (alacağı dersler) vardır.
H.T.Feyizli 16:13
14
Kendisinden taze et (balık) yemeniz ve ondan (inci, mercan gibi) giyineceğiniz (takınacağınız) bir ziynet çıkarmanız için denizi istifadenize sunan da O’dur. Gemilerin de denizde (suları) yara yara akıp gittiğini görürsün. Bu da, (Allah’ın) lütfundan (nasip) arayasınız ve (O’na) şükredesiniz diyedir.
H.T.Feyizli 16:14
15
15-16 Yeryüzü sizi sarsmasın diye (Allah) yeryüzünde sağlam/sabit dağları, yolunuzu bulasınız diye de ırmakları, yolları ve nice alametleri (yaratıp) bıraktı (ki bunlar) ve yıldızlarla (insanlar) doğru yolu bulurlar. [bk. 21/31; 79/32]
H.T.Feyizli 16:15
16
15-16 Yeryüzü sizi sarsmasın diye (Allah) yeryüzünde sağlam/sabit dağları, yolunuzu bulasınız diye de ırmakları, yolları ve nice alametleri (yaratıp) bıraktı (ki bunlar) ve yıldızlarla (insanlar) doğru yolu bulurlar. [bk. 21/31; 79/32]
H.T.Feyizli 16:16
17
Hiç yaratan (Allah), yaratmayan gibi midir? Hâlâ (aklınızı kullanıp) ibret almayacak mısınız?
H.T.Feyizli 16:17
18
Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. (Madem ki Rabbimizin nimetlerini asla sayamayız, öyleyse akl-ı selîm sahibi bir insan olmanın gereği olarak, O’nun nimetlerine karşı nankörlük yapıp da küfür ve isyana sapmak değil, bilakis ibadet ve emirlerini hayatımıza hâkim kılarak O’nu tanıdığımızı göstermek ve şükrünü yerine getirmek lazımdır.) [bk. 14/7]
H.T.Feyizli 16:18
19
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açıkladığınız şeyleri de bilir.
H.T.Feyizli 16:19
20
(O müşriklerin) Allah’tan başka yalvarıp taptıkları ise hiçbir şey yaratamazlar. Zaten kendileri yaratılmaktadırlar.
H.T.Feyizli 16:20
21
(Onlar) diri değil, ölüdürler. (Bundan dolayı bu heykel putlar, gerek kendilerinin, gerek kendilerine seremoni yapan/tapınanların) ne zaman dirileceklerini de bilmezler. (Âyet-i kerîmede, hem putlara hem de onlara bağlanıp tapınanlara bir alay ifadesi vardır. Ey müşrikler! Aklınızın basitliğinden/ilkelliğinden mi yoksa Allah’ı ve O’ndan gelenleri gündemde tutmama inadınızdan mı onlara bağlanıyorsunuz? İslâm öncesi Arap müşrikleri, putlarının önüne gider dilek ve şikayetlerini dile getirirlerdi. Hatta uzak bir yerden/yoldan gelenler önce putlarını ziyaret eder, sonra evlerine/işlerine giderlerdi.)
H.T.Feyizli 16:21
22
İlâhınız tek bir ilâhtır. Fakat âhirete inanmayanların kalpleri bu gerçeği inkâr eder. Onlar, büyüklük taslayanlardır. [bk. 38/5; 39/45]
H.T.Feyizli 16:22
23
Şüphe yok ki Allah, (onların) gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir (ve görür). O, büyüklük taslayanları (asla) sevmez.
H.T.Feyizli 16:23
24
Onlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman: “Evvelkilerin masallarını!” derler. [bk. 25/5-9]
H.T.Feyizli 16:24
25
(Böyle söylemeleri ve günahlara rehberlik etmeleri) kıyamet gününde, hem kendi günahlarını tam olarak hem de bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarından (bir kısmını) da yüklenip taşımaları içindir. Bir bakın hele, yüklendikleri şey ne kötüdür! (Bu iki âyet-i kerîmede görüldüğü gibi, Allah’ın indirdiğini beğenmeyip kendi benlikleri/hevâ ve hevesleri doğrultusunda batıl yolu tercih eden ve diğer insanları da bu yola götürmede önderlik edenler ve onların peşinden gidenler, işlenen günahlarda ortaktırlar.) [krş. 2/165-167]
H.T.Feyizli 16:25
26
Onlardan (yani müşriklerden) öncekiler de (peygamberlerine) hile (ve tuzak) kurmuşlardı da Allah(’ın azabı), onların binalarını temellerinden (yıkmak için) gelmiş, (rüzgar ve zelzele ile) üstlerindeki tavan başlarına çökmüştü. Bu azap onlara fark etmedikleri yerden gelmişti.
H.T.Feyizli 16:26
27
Sonra kıyamet günü (Allah) onları rezil edecek ve: “Hani (benim yerime kendisine bağlanıp da) onlar namına (İslâm’ın emirlerine göre yaşamak isteyen mü’minlere) düşman olduğunuz ortaklarım nerede?” diye soracak. (Kendilerine) ilim verilen (mü’min)ler de: “Elbette bugün rezillik ve kötülük, küfre/inkâra sapanlar üzerinedir.” diyecek(ler). (Müşrikler kendileri gibi, putlara ve putlaştırdıklarına saygı duymayan, tâğûtlarla uzlaşmayan, fakat Allah’ın indirdiği ilkelere göre yaşamak isteyen mü’minlere düşman kesiliyorlardı.) [bk. 4/44]
H.T.Feyizli 16:27
28
(Ama, Allah’ın emirlerini hiçe sayıp küfür ve şirk yoluna saparak) kendilerine zulmederlerken meleklerin canlarını alacağı kimseler (ölüm anında): “Biz hiç fenalık yapmazdık.” (küfre ve şirke sapmazdık) diyerek teslim olur (merhamet umar)lar. Hayır! Şüphesiz ki Allah, yapmakta olduğunuz şeyleri hakkıyla bilendir. [krş. 4/97-98]
H.T.Feyizli 16:28
29
O halde içinde ebedî kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. (İman ve İslâm’a karşı) büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!
H.T.Feyizli 16:29
30
Allah’a saygılı olup emrine uygun yaşayanlara: “Rabbiniz ne indirdi?” denildi. Onlar da: “Hayır/iyilik (indirdi).” dediler. Bu dünyada güzel davrananlara güzellik (çok iyi mükâfatlar) vardır. (Onlar için) âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır. (Günahlardan) sakınan/Allah’ın emrine uygun yaşayanların yurdu hakikaten ne güzeldir!
H.T.Feyizli 16:30