Ana SayfaMealler › Suud Heyeti
SH

Suud Heyeti

Suud Heyeti
Suud Heyeti meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
(1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı o, arzusuna göre de konuşmaz.
Suud Heyeti 53:1
2
(1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı o, arzusuna göre de konuşmaz.
Suud Heyeti 53:2
3
(1-3) Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı o, arzusuna göre de konuşmaz.
Suud Heyeti 53:3
4
O (bildirdikleri) vahyedilenden başkası değildir.
Suud Heyeti 53:4
5
(5-7) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
Suud Heyeti 53:5
6
(5-7) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
Suud Heyeti 53:6
7
(5-7) Çünkü onu güçlü kuvvetli ve üstün yaratılışlı biri (Cebrail) öğretti. Sonra en yüksek ufukta iken asıl şekliyle doğruldu.
Suud Heyeti 53:7
8
(8-9) Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
Suud Heyeti 53:8
9
(8-9) Sonra (Muhammed'e) yaklaştı, derken daha da yaklaştı. O kadar ki (birleştirilmiş) iki yay arası kadar, hatta daha da yakın oldu.
Suud Heyeti 53:9
10
(10-11) Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Suud Heyeti 53:10
11
(10-11) Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Suud Heyeti 53:11
12
Onun gördükleri hakkında şimdi kendisi ile tartışacak mısınız?
Suud Heyeti 53:12
13
(13-14) Andolsun onu, Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
Suud Heyeti 53:13
14
(13-14) Andolsun onu, Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında önceden bir defa daha görmüştü.
Suud Heyeti 53:14
15
Cennetü'l-Me'vâ da onun yanındadır.
Suud Heyeti 53:15
16
Sidre'yi kaplayan kaplamıştı.
Suud Heyeti 53:16
17
Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
Suud Heyeti 53:17
18
Andolsun o, Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Suud Heyeti 53:18
19
Gördünüz mü o Lât ve Uzzâ'yı?
Suud Heyeti 53:19
20
Ve üçüncüleri olan ötekini, Menât'ı.
Suud Heyeti 53:20
21
Demek erkek size, dişi O'na öyle mi?
Suud Heyeti 53:21
22
O zaman bu, insafsızca bir taksim!
Suud Heyeti 53:22
23
Bunlar (putlar), sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir. Allah onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar. Halbuki kendilerine Rableri tarafından yol gösterici gelmiştir.
Suud Heyeti 53:23
24
Yoksa insan, her arzu ettiği şeye sahip mi olacaktır?
Suud Heyeti 53:24
25
Ahiret de dünya da Allah'ındır.
Suud Heyeti 53:25
26
Göklerde nice melek var ki onların şefaatleri, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için Allah'ın izin vermesi dışında, bir işe yaramaz.
Suud Heyeti 53:26
27
Ahirete inanmayanlar, meleklere dişilerin adlarını takıyorlar.
Suud Heyeti 53:27
28
Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.
Suud Heyeti 53:28
29
Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.
Suud Heyeti 53:29
30
İşte onların erişebilecekleri bilgi budur. Şüphesiz ki senin Rabbin, evet O, yolundan sapanı daha iyi bilir; O, hidayette olanı da çok iyi bilir.
Suud Heyeti 53:30