Ana SayfaMealler › Ahmed Hulusi
AH

Ahmed Hulusi

Kuran-ı Kerim Çözümü
2010
Bu mealle oku
21 Ocak 1945'de İstanbul Cerrahpaşa'da doğmuş ve tam ismi Ahmed Hulusi Akten'dir. Aslında gazeteci olan Ahmet Hulusi Amerika'da Güney Karolina'da yaşıyor. Hulusi, Yeni İstanbul, Zaman, Akşam, Milli Gazete'lerinde çalışmıştır. Ayrıntılı bilgi →
Ahmed Hulusi meali ile okumaya başla
Tevbe 1 / 129
1
Ültimatomdur bu Allâh ve Rasûlünden, anlaşma yaptığınız müşriklere!
A.Hulusi 9:1
2
Yeryüzünde dört ay daha gezip dolaşın. . . İyi bilin ki, Allâh'ı âciz bırakamazsınız. . . Allâh (sonunda) hakikat bilgisini inkâr edenleri rezil rüsva eder.
A.Hulusi 9:2
3
Haccı Ekber Günü, Allâh ve Rasûlünden insanlara bir ezandır (çağrı) ki, Allâh da, O'nun Rasûlü de müşriklerden berîdir! Eğer tövbe ederseniz, sizin için daha hayırlıdır. . . Şayet yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allâh'ı âciz bırakacak değilsiniz. . . O hakikat bilgisini inkâr edenleri, bunun sonucu acı bir azap ile müjdele.
A.Hulusi 9:3
4
Anlaşma yaptığınız müşriklerden, (anlaşma şartlarınızda) size karşı bir eksik uygulama yapmamış, sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar hariç. . . Anlaşmaların süresi kadarıyla sözünüzü yerine getirin. Muhakkak ki Allâh korunanları sever.
A.Hulusi 9:4
5
Haram aylar bitince, (anlaşmayı bozup size saldıran) müşrikleri nerede bulursanız öldürün; onları yakalayıp esir alın; onların yollarını gözetleyip, geçitleri kontrol altına alın! Eğer tövbe eder, salâtı ikame eder ve zekâtı verirlerse o takdirde yollarını açın. . . Muhakkak ki Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
A.Hulusi 9:5
6
Eğer müşriklerden biri senden pes edip, koruman altına girmek isterse, onu koruman altına al ki (sana yakınlaşarak) Allâh kelâmını işitsin; sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. . . Böyle (yapmalısın), çünkü onlar (Hakikati) bilmeyen bir toplumdur.
A.Hulusi 9:6
7
Müşriklerin, Allâh ve Rasûlünün indînde bir anlaşmaları nasıl olabilir? Mescid-i Haram indînde sözleştikleriniz müstesna. . . Onlar size sözlerine bağlı olarak davrandıkça, siz de onlara dosdoğru davranın. . . Muhakkak ki Allâh, hükmüne boyun eğerek azabından korunanları sever.
A.Hulusi 9:7
8
(Onlarla antlaşma mı) nasıl? Eğer, size üstünlük sağlasalardı sizin hakkınızda ne yemin gözetirlerdi ne de zimmet (sözleşme sorumluluğu)! Lafla sizi razı ederler, ama kalpleri kaçınır! Onların çoğunluğu bozuk inançlıdır!
A.Hulusi 9:8
9
(Onlar) Allâh işaretlerini az bir değer (dünyalık zevkler) karşılığında sattılar da O'nun yolundan engellediler. Yapmakta oldukları gerçekten ne kötüdür!
A.Hulusi 9:9
10
Yemin veya koruma sorumluluğu bir iman edene dönük ise, onu uygulamazlar! İşte onlar haddi aşanların ta kendileridir!
A.Hulusi 9:10
11
Eğer tövbe eder, salâtı ikame eder ve zekâtı verirlerse, artık Din'de kardeşlerinizdir. . . Bilen bir kavim için işaretleri detaylandırıyoruz.
A.Hulusi 9:11
12
Eğer sözlerinden sonra yeminlerini bozarlar ve Dininizi karalarlar ise, o takdirde küfrün önderlerini öldürün. . . Çünkü onların yeminleri yoktur. . . Umulur ki onlar vazgeçerler.
A.Hulusi 9:12
13
Yeminlerini bozmuş, Er Rasûl'ü (Rasûlullah'ı) yurdundan dışlamış ve üstelik sizinle ilk kez savaşa başlamış bir topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? Onlardan çekiniyor musunuz? Haşyet duymanızı hak eden Allâh'tır, eğer iman edenler iseniz.
A.Hulusi 9:13
14
Savaşın onlarla (ki), Allâh elleriniz olarak onları azaplandırsın, rezil etsin onları; onlara karşı size zafer kazandırsın; (böylece) iman edenler topluluğunun içine şifa versin.
A.Hulusi 9:14
15
Kalplerindeki kin ve öfkeyi gidersin. . . Allâh dilediğinin tövbesini kabul eder. . . Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.
A.Hulusi 9:15
16
Yoksa siz, Allâh sizden mücahede edenleri, Allâh'tan ve Rasûlünden ve iman edenlerden başkasını velî (sırdaş, dost) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yapmakta olduğunuz şeylere Habiyr'dir (nefsinizdeki Habiyr ismi mânâsı ile).
A.Hulusi 9:16
17
Nefslerindeki inkârın bizzat şahidi olan müşriklerin, Allâh'a secde mahallerini imar etmeleri mümkün değildir. . . Onların tüm yaptıkları boşa gitmiştir. . . Onlar Nâr'da (yakan ateşte - radyasyon) sonsuza dek kalırlar!
A.Hulusi 9:17
18
Allâh'a secde mahallerini ancak Esmâ'sıyla hakikati olan Allâh'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman eden, salâtı ikame eden, zekâtı veren ve sadece Allâh'tan haşyet duyan kimse imar eder (Allâh'a secde edilir hâle getirir). . . İşte bunların hakikate erenlerden oldukları umulur.
A.Hulusi 9:18
19
(Ey müşrikler) siz, hacıların su ihtiyacını karşılamayı ve Mescid-i Haram'ı imar etmeyi, Esmâ'sıyla hakikati olan Allâh'a ve gelecekte yaşanacak sürece iman eden ve Allâh uğruna mücahede eden gibi mi kabul ettiniz? (Bunlar) Allâh indînde eşit olmazlar! Allâh, zâlimler topluluğuna hidâyet etmez.
A.Hulusi 9:19
20
İman eden, hicret eden ve Allâh yolunda mallarıyla canlarıyla mücahede edenler, derece itibarıyla Allâh indînde daha azîmdir. . . İşte bunlardır kurtuluşa erenlerin ta kendileri!
A.Hulusi 9:20
21
Rableri onları "HÛ"dan (zâtlarından) bir rahmet, rıdvan ve içlerinde kendileri için kalıcı nimetler olan cennetler (mertebeler) ile müjdeler.
A.Hulusi 9:21
22
Onlar orada sonsuza dek kalırlar. . . Allâh ki, çok büyük mükâfat O'nun indîndedir!
A.Hulusi 9:22
23
Ey iman edenler! Eğer hakikati inkârı imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. . . Sizden kim onları velî edinir ise, işte onlar zâlimlerin ta kendileridirler.
A.Hulusi 9:23
24
De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, elde ettiğiniz mallar, kesat gitmesinden korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız meskenler; size Allâh'tan, Rasûlünden ve O'nun yolunda cihattan daha sevimli ise, artık Allâh'ın hükmünün açığa çıkmasını bekleyin. . . Allâh fâsıklar (bilinçleri Hakk'a ve Din'e karşı körelmişler) topluluğuna hidâyet etmez. "
A.Hulusi 9:24
25
Andolsun ki, Allâh size birçok savaş yerinde ve Huneyn gününde yardım etti. . . Hani kalabalık oluşunuz sizi böbürlendirmişti ama hiçbir faydası olmamıştı! (Huneyn gününde) tüm genişliğine rağmen yeryüzü size dar gelmişti! Sonra (da) arkanızı dönüp gitmiştiniz!
A.Hulusi 9:25
26
Sonra Allâh, Rasûlünün ve iman edenlerin üzerine sakinlik ve O'na güven hissi inzâl etti, sizin görmediğiniz ordularını da (melekler) inzâl etti. . . (Böylece) hakikat bilgisini inkâr edenleri azaplandırdı. . . Hakikat bilgisini inkâr edenlerin karşılığı işte budur!
A.Hulusi 9:26
27
Sonra Allâh, bunun ardından, dilediğinin tövbesini kabul eder. . . Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
A.Hulusi 9:27
28
Ey iman edenler! Kesinlikle müşrikler necistir (pisliktir)! Artık bu senelerinden sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar! Eğer yoksulluğa düşmekten korkuyorsanız, (bilin ki) Allâh dilerse, sizi yakında fazlından zenginleştirir. . . Muhakkak ki Allâh Aliym'dir, Hakiym'dir.
A.Hulusi 9:28
29
BİLGİ (kitap) verilenlerden, Allâh'a ve gelecekte (ölüm ötesi) yaşayacakları sürece iman etmeyen, Allâh'ın ve Rasûlünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak Din anlayışını (Hakikat ve Sünnetullah Bilgilerini) din edinmeyenlerle, aşağılanmış olarak kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.
A.Hulusi 9:29
30
Yahudiler: "Üzeyr, Allâh'ın oğludur" dediler. . . Nasara da: "Mesih, Allâh'ın oğludur" dediler. . . Bunu ağızlarıyla söylüyorlar! Daha önce hakikat bilgisini inkâr edenlerin sözlerini taklit ediyorlar. . . Allâh onları öldürsün! Nasıl da (Hak'tan) sapıyorlar!
A.Hulusi 9:30