Ana SayfaMealler › Ahmed Hulusi
AH

Ahmed Hulusi

Kuran-ı Kerim Çözümü
2010
Bu mealle oku
21 Ocak 1945'de İstanbul Cerrahpaşa'da doğmuş ve tam ismi Ahmed Hulusi Akten'dir. Aslında gazeteci olan Ahmet Hulusi Amerika'da Güney Karolina'da yaşıyor. Hulusi, Yeni İstanbul, Zaman, Akşam, Milli Gazete'lerinde çalışmıştır. Ayrıntılı bilgi →
Ahmed Hulusi meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nun (Ulûhiyet ilmi) ve Kalem'e (ilmi açığa çıkaran) ve satır satır yazdıklarına (ilmin gereğini tüm detaylarıyla Sünnetullâh olarak yaratana) kasem ederim ki. . .
A.Hulusi 68:1
2
Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!
A.Hulusi 68:2
3
Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.
A.Hulusi 68:3
4
Muhakkak ki sen aziym bir ahlâklasın!
A.Hulusi 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
A.Hulusi 68:5
6
Hanginiz cinlere tutulmuştur!
A.Hulusi 68:6
7
Muhakkak ki Rabbin, yolundan kimin saptığını (varlıklarından) iyi bilir! O, hakikate erenleri de (varlıklarında) iyi bilir!
A.Hulusi 68:7
8
O hâlde yalanlayanlara itaat etme!
A.Hulusi 68:8
9
Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkâr) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar!
A.Hulusi 68:9
10
UYMA! Çokça yemin eden (Allâh'tan ve Sünnetullâh'tan kozalı olduğu için) basit, düşüncesiz her kişiye;
A.Hulusi 68:10
11
Alaycı, ayıplayan, laf taşıyan;
A.Hulusi 68:11
12
Durmadan (hakikatin) yaşanılmasına engel olan, haddi aşan suçlulara;
A.Hulusi 68:12
13
Tutucu cahile, üstelik inkârıyla damgalıya!
A.Hulusi 68:13
14
Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!
A.Hulusi 68:14
15
Âyetlerimiz ona bildirildiğinde: "Öncekilerin masallarıdır" dedi.
A.Hulusi 68:15
16
Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!
A.Hulusi 68:16
17
Doğrusu biz onları, o bahçe halkını belâlandırdığımız gibi belâlandırdık! Hani, sabah olurken onu mutlaka kesip devşireceklerine kasem etmişlerdi.
A.Hulusi 68:17
18
(İnşâAllâh diye) istisna yapmıyorlardı!
A.Hulusi 68:18
19
Onlar uyurlarken, Rabbinden bir sarıcı o bahçeyi sardı!
A.Hulusi 68:19
20
Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!
A.Hulusi 68:20
21
Sabah olurken (kalktıklarında) birbirlerine seslendiler:
A.Hulusi 68:21
22
"Eğer kesip devşirecekseniz, ekininize erken gidin!" (diye).
A.Hulusi 68:22
23
Aralarında fısıldanarak yola koyulup gittiler.
A.Hulusi 68:23
24
"Sakın bugün hiçbir yoksul ona (bahçeye) girip yanınıza gelmesin!" (diye).
A.Hulusi 68:24
25
Yoksulları engellemeye güçleri yeterek gittiler.
A.Hulusi 68:25
26
Bahçeyi gördüklerinde (harap olmuş): "Yanlış yere geldik herhâlde" dediler.
A.Hulusi 68:26
27
"Hayır, (doğru yerdeyiz ama) biz yitirmişleriz!" (dediler).
A.Hulusi 68:27
28
Onların biraz düşüncelisi dedi: "Ben size tespih (tenzih) etsenize, demedim mi?"
A.Hulusi 68:28
29
Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!"
A.Hulusi 68:29
30
Ardından birbirlerine dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar!
A.Hulusi 68:30