1
Nun (Ulûhiyet ilmi) ve Kalem'e (ilmi açığa çıkaran) ve satır satır yazdıklarına (ilmin gereğini tüm detaylarıyla Sünnetullâh olarak yaratana) kasem ederim ki. . .
2
Sen, Rabbinin nimeti olarak, bir cin (görünmeyen varlık türlerinden biri) hükmü altında olan değilsin!
3
Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.
4
Muhakkak ki sen aziym bir ahlâklasın!
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler;
6
Hanginiz cinlere tutulmuştur!
7
Muhakkak ki Rabbin, yolundan kimin saptığını (varlıklarından) iyi bilir! O, hakikate erenleri de (varlıklarında) iyi bilir!
8
O hâlde yalanlayanlara itaat etme!
9
Arzu ettiler ki, sen yumuşak (tavizkâr) davranasın da, onlar da (sana karşı) hoşgörülü davransınlar!
10
UYMA! Çokça yemin eden (Allâh'tan ve Sünnetullâh'tan kozalı olduğu için) basit, düşüncesiz her kişiye;
11
Alaycı, ayıplayan, laf taşıyan;
12
Durmadan (hakikatin) yaşanılmasına engel olan, haddi aşan suçlulara;
13
Tutucu cahile, üstelik inkârıyla damgalıya!
14
Zengin ve oğulları var diye mi (ona uyacaksın)!
15
Âyetlerimiz ona bildirildiğinde: "Öncekilerin masallarıdır" dedi.
16
Yakında burnundan damgalayacağız onu (görmezden gelemeyecek)!
17
Doğrusu biz onları, o bahçe halkını belâlandırdığımız gibi belâlandırdık! Hani, sabah olurken onu mutlaka kesip devşireceklerine kasem etmişlerdi.
18
(İnşâAllâh diye) istisna yapmıyorlardı!
19
Onlar uyurlarken, Rabbinden bir sarıcı o bahçeyi sardı!
20
Kuruyup kararıverdi (o bahçe)!
21
Sabah olurken (kalktıklarında) birbirlerine seslendiler:
22
"Eğer kesip devşirecekseniz, ekininize erken gidin!" (diye).
23
Aralarında fısıldanarak yola koyulup gittiler.
24
"Sakın bugün hiçbir yoksul ona (bahçeye) girip yanınıza gelmesin!" (diye).
25
Yoksulları engellemeye güçleri yeterek gittiler.
26
Bahçeyi gördüklerinde (harap olmuş): "Yanlış yere geldik herhâlde" dediler.
27
"Hayır, (doğru yerdeyiz ama) biz yitirmişleriz!" (dediler).
28
Onların biraz düşüncelisi dedi: "Ben size tespih (tenzih) etsenize, demedim mi?"
29
Dediler ki: "Subhan'dır Rabbimiz! Muhakkak ki biz işin hakkını veremeyenler olduk!"
30
Ardından birbirlerine dönüp birbirlerini suçlamaya başladılar!
Sonraki 22 ayet →