Ana SayfaMealler › Ahmed Hulusi
AH

Ahmed Hulusi

Kuran-ı Kerim Çözümü
2010
Bu mealle oku
21 Ocak 1945'de İstanbul Cerrahpaşa'da doğmuş ve tam ismi Ahmed Hulusi Akten'dir. Aslında gazeteci olan Ahmet Hulusi Amerika'da Güney Karolina'da yaşıyor. Hulusi, Yeni İstanbul, Zaman, Akşam, Milli Gazete'lerinde çalışmıştır. Ayrıntılı bilgi →
Ahmed Hulusi meali ile okumaya başla
Kaf 1 / 45
1
Kaf (KAF harfi {ENE} Eniyet'e işaret eder. İnsan Zâtının üç mertebesi olan Ahadiyet, Eniyet ve Hüviyet tecellilerinden ilk açığa çıkış olan eniyet = ene = ego = BEN noktasına işaret eder. Kaf Dağı, Benlik dağı olarak tasavvufta sembolleştirilir. Dağ, benliğin sembolüdür. Allâhu âlem. A. H. )! Kur'ân-ı Meciyd (açıklanan muhteşem Bilgi)!
A.Hulusi 50:1
2
Bilakis aralarından bir uyarıcı onlara geldi diye hayret ettiler de, o hakikat bilgisini inkâr edenler şöyle dedi: "Bu çok acayip bir şey. . . "
A.Hulusi 50:2
3
"Öldükten ve toprak olduktan sonra mı (bâ's olunacağız)? O, çok uzak (dönüşü mümkün olmayan) bir geri dönüştür. "
A.Hulusi 50:3
4
Arzın onlardan noksanlaştırdığı şeyi (yaşlılığın eksilttiklerini) gerçekten bilmişizdir. . . Kitab-ı Hafiyz (koruyup kayıt eden kitap = memory) indîmizdedir (varlığın ruhunda).
A.Hulusi 50:4
5
Hayır, onlara geldiğinde Hakikatlerini yalanladılar! Onlar pek karışık bir iş içindedirler.
A.Hulusi 50:5
6
(Kendilerini arz - beden kabullendikleri içindir ki) üstlerindeki semâya (bilinçlerine) bakmadılar mı ki, onu nasıl oluşturduk ve (duyularla) bezedik! Onun hiçbir kusuru da yoktur!
A.Hulusi 50:6
7
Arzı (bedeni) geliştirdik; onda sâbit dağlar (organlar) oluşturduk! Onda her güzel çiftten (çift DNA sarmalından) bedenin nebatî özelliklerini meydana getirdik.
A.Hulusi 50:7
8
(Hakikatine) dönen her kula basîretini açmak ve hatırlatıp öğüt vermek için.
A.Hulusi 50:8
9
Semâdan bereketli bir su (ilim) indirdik de onunla cennetler (hakikatindeki kuvvelerin güzelliğini hissettirdik) ve hasat edilen taneler (çeşitli marifetler) bitirdik.
A.Hulusi 50:9
10
Salkım salkım meyveleriyle yüksek hurma ağaçları da. . .
A.Hulusi 50:10
11
Kullara yaşam gıdası olması için. . . Onunla ölü bir beldeyi dirilttik. . . İşte huruç (dünyalarından - kozalarından çıkış) böylecedir.
A.Hulusi 50:11
12
Onlardan önce Nuh'un kavmi, Ress Ashabı ve Semud da yalanladı (vefat sonrası ölümsüz ebedî yaşamı).
A.Hulusi 50:12
13
Ad, Firavun ve Lût'un kardeşleri de (yalanladı).
A.Hulusi 50:13
14
Ashab-ı Eyke ve Tubba kavmi de (yalanladı). . . Hepsi Rasûlleri yalanladı da bu yüzden duyurulan azabım hak oldu.
A.Hulusi 50:14
15
İlk yaratmada yetersiz mi kaldık? Hayır, onlar halk-ı cedîd'den (yeni yaratılış'tan) kuşku içindeler.
A.Hulusi 50:15
16
Andolsun ki insanı biz yarattık. . . Ona (bilincinin oluşturduğu) nefsinin vesvese verdiği şeyi (kendini beden kabullenme fikrini) biliriz. . . Biz ona, şah damarından daha yakınız!
A.Hulusi 50:16
17
Sağından ve solundan kayıtla görevli iki kaydedici kuvve, kaydederler!
A.Hulusi 50:17
18
(İnsanın) her düşüncesini gözleyen (kaydeden) bir gözcüsü vardır!
A.Hulusi 50:18
19
Hak olarak Sekrat'ül Mevt (ölüm sarhoşluğu) yaşanmaya başlanmıştır! İşte bu senin kendisinden kaçıp durduğun şeydir.
A.Hulusi 50:19
20
Sur'a (bedene) üflenmiştir (üflenme içten dışadır; ruh, bedenden çıkmıştır)! İşte bu uyarıldığınız süreçtir!
A.Hulusi 50:20
21
Her nefs (bilinç), birlikte olduğu sevk edici (doğal bedensellikle oluşmuş kişiliği) ve bir şahit (içindeki Hakk'ın sesi olan vicdanının seslenişi) ile gelmiştir!
A.Hulusi 50:21
22
"Andolsun bundan gaflet içinde (kozanda yaşıyor) idin. . . Senden perdeni kaldırdık! Bugün artık görme kuvven pek keskindir!" (denilir).
A.Hulusi 50:22
23
Onun karîni (bedeni - cinnden olan dost) dedi ki: "İşte benim yanımdaki hazır. "
A.Hulusi 50:23
24
(Denilir): "Her inatçı hakikati reddedici nankörü, atın Cehennem'in içine!"
A.Hulusi 50:24
25
"O her hayrı (Hakkanî olanı) engelleyen, şüpheciyi. "
A.Hulusi 50:25
26
"O ki, Allâh yanı sıra başka tanrı oluşturdu! Artık atın onu şiddetli azabın içine!"
A.Hulusi 50:26
27
Onun karîni ("insan" olarak hitap bilince olup; karîni, beden olarak da anlaşılabilir veya cinn dostu) dedi ki: "Rabbimiz, onu ben tuğyan ettirmedim (azdırmadım), ne var ki o (inanç olarak) uzak bir sapkınlık içinde idi. "
A.Hulusi 50:27
28
(Allâh) buyurdu: "Huzurumda hasımlaşıp tartışmayın (huzurumda tartışma yoktur)! Sizi başınıza gelecekler konusunda önceden uyarmıştım!"
A.Hulusi 50:28
29
"Benim katımda hüküm değiştirilmez! Ben kullara zulmedici değilim!"
A.Hulusi 50:29
30
O süreçte Cehennem'e: "Doldun mu?" deriz. . . (Cehennem de): "Daha var mı?" der.
A.Hulusi 50:30