2
O hakikati apaçık açıklayan BİLGİye yemin olsun. . .
3
Kesinlikle biz Onu Arapça bir Kur'ân olarak meydana getirdik, tâ ki (anlayıp) aklınızı kullanarak (değerlendiresiniz)!
4
Muhakkak ki O, katımızda, Ana BİLGİde (İlmullâh), Alîy'dir, Hakiym'dir.
5
Siz (hakikatinizdeki kuvveleri) israf eden bir topluluksunuz diye, sizi uyarmaktan vaz mı geçelim?
6
Öncekiler içinde de nice Nebiler irsâl ettik.
7
Onlara bir Nebi geldiğinde, mutlaka onun getirdikleriyle alay ederlerdi.
8
Bu yüzden onlardan daha güçlü olan niceleri helâk ettik. . . Öncekiler ibret dolu hikâyeleriyle mazi oldu!
9
Yemin olsun ki eğer onlara: "Semâları ve arzı kim yarattı?" diye sorsan, elbette: "Onları, Aziyz ve Aliym olan yarattı" diyecekler.
10
O ki, arzı (bedeni) sizin için (içinde gelişeceğiniz) beşik kıldı ve hakikate eresiniz diye onda sizin için (düşünce akımları - meşreblere göre) yollar oluşturdu.
11
O ki, semâdan ölçülü olarak bir su (ilim) indirdi. . . Onunla ölü bir beldeyi (bilinci) dirilttik! Böylece (kabirlerden - bedenlerden) çıkarılırsınız.
12
O ki, bütün çiftleri (gen çift sarmalını) yarattı ve sizin için gemilerden (bilinçler) ve en'amdan (biyolojik beden) bindiğiniz şeyleri oluşturdu.
13
Ki, sırtlarına kurulasınız, sonra onun üzerine yerleştiğinizde Rabbinizin nimetini zikredesiniz ve: "Bunu bize kullandıran Subhandır! (Yoksa) biz bunu değerlendiremezdik" diyesiniz.
14
"Doğrusu biz (sürekli dönüşerek) Rabbimize ereceğiz!"
15
O'na, O'nun kullarından bir cüz kıldılar (Ahad üs Samed oluşunu inkâr ile onu cüzlerden oluşmuş kabul ederek çocuğu olduğunu ileri sürdüler). . . Muhakkak ki insan apaçık bir nankördür!
16
Yoksa yarattıklarından kızlar edindi de erkek çocukları size mi bıraktı?
17
Onlardan biri Rahmân'a nispet ettiği kızlar ile müjdelendiğinde, dertlenip yüzü simsiyah kesilir!
18
Yoksa süs içinde yetiştirilen ve tartışmada beyan gücü olmayan diye değerlendirdiğinizi (kız çocukları) mi (Allâh'a yakıştırıyorsunuz)!
19
Onlar Rahmân'ın kulları olan melekleri dişiler olarak tanımladılar! Onların yaratılışına şahit miydiler? Onların (bu) şahitlikleri yazıldı; sorgulanacaklar!
20
Dediler ki: "Eğer Rahmân dileseydi onlara kulluk yapmazdık". . . Bununla ilgili onların bir ilmi (delilleri, yakînleri) yoktur. . . Onlar ancak tahmin üzere konuşup saçmalıyorlar.
21
Yoksa bundan önce onlara bir Bilgi (kitap) verdik de onlar Ona sarılarak mı bu iddiadalar?
22
Bilakis, dediler ki: "Biz atalarımızı bu din anlayışında bulduk; biz onların eserleri (şartlandırmaları - genleri) doğrultusunda doğru yolu bulanlarız. "
23
İşte böyle. . . Senden önce hangi topluma bir uyarıcı irsâl ettiysek, oranın zengin ileri gelenleri şöyle dediler: "Biz atalarımızı bu din anlayışı üzere bulduk ve biz onların eserlerine (şartlanmaları, genleri) uyanlarız. "
24
(Hz. Rasûlullâh) dedi ki: "Eğer size, atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğruyu getirmişsem de mi?" Dediler ki: "İrsâl olunduğun bilgiyi reddederiz!"
25
Bunun üzerine onlardan intikam aldık. . . Yalanlayanların sonu nasıl oldu bir bak!
26
Hani İbrahim babasına ve kavmine dedi ki: "Muhakkak ki ben tapındıklarınızdan berîyim. . . "
27
"Beni (fıtratımla - varoluş programımla) yaratan müstesna! Kesinlikle, beni hakikate erdirecek O'dur!"
28
Bu sözünü kendinden sonra gelecekler için kalıcı bir fikir olarak oluşturdu, belki o gerçeğe dönerler diye.
29
Bunları ve onların atalarını, kendilerine Hak ve apaçık bir Rasûl gelinceye kadar dünyadan yararlandırdım.
30
Hak onlara geldiğindeyse dediler: "Bu bir büyüdür. . . Biz Onu kabul etmeyiz!"
Sonraki 30 ayet →