Ana SayfaMealler › Ahmed Hulusi
AH

Ahmed Hulusi

Kuran-ı Kerim Çözümü
2010
Bu mealle oku
21 Ocak 1945'de İstanbul Cerrahpaşa'da doğmuş ve tam ismi Ahmed Hulusi Akten'dir. Aslında gazeteci olan Ahmet Hulusi Amerika'da Güney Karolina'da yaşıyor. Hulusi, Yeni İstanbul, Zaman, Akşam, Milli Gazete'lerinde çalışmıştır. Ayrıntılı bilgi →
Ahmed Hulusi meali ile okumaya başla
Şura 1 / 53
1
Ha, Miim.
A.Hulusi 42:1
2
Ayn, Siin, Kaf.
A.Hulusi 42:2
3
Aziyz ve Hakiym olan Allâh, sana ve senden öncekilere böylece vahyeder!
A.Hulusi 42:3
4
Semâlarda ve arzda ne varsa O'nun içindir. . . O, Alîy'dir, Aziym'dir.
A.Hulusi 42:4
5
Neredeyse semâlar üstlerinden yarılacaklar (içinden ne çıkacak? A. H. )! Melekler de Rablerinin hamdi olarak tespih ediyor (işlev görüyor) ve arzda olanlar için bağışlanma dilemekteler. . . Dikkat edin, Allâh Ğafûr'dur, Rahıym'dir.
A.Hulusi 42:5
6
O dûnunda veliler edinmişlere gelince, Allâh onları gözetleyendir. . . Sen onların yaptıklarının sorumlusu değilsin.
A.Hulusi 42:6
7
İşte böylece sana (Onu) Arapça bir Kur'ân (olarak) vahyettik ki, hem Mekke halkını ve Onun yöresindekileri uyarasın; hem de kendisinde şüphe olmayan toplanma sürecinin dehşeti hakkında bilgi edinilsin! (Onlardan) bir bölümü cennettedir, bir bölümü de alev dalgaları yayılan ateştedir.
A.Hulusi 42:7
8
Eğer Allâh dileseydi onları elbette ümmet-i vahide (tek bir inançta olan toplum) kılardı. . . Fakat Allâh dilediğini Rahmetine dâhil eder! Zâlimlere gelince, onların ne bir velîsi vardır ve ne de bir yardım edeni!
A.Hulusi 42:8
9
Yoksa O'nun dûnundan velîler mi edindiler? (İşte) Allâh! "HÛ"dur El Veliyy! "HÛ" diriltir ölüleri! "HÛ" her şeye Kaadir'dir.
A.Hulusi 42:9
10
Herhangi bir şey hakkında fikir ayrılığına düştüğünüzde, onun hükmü Allâh'a aittir! İşte budur Allâh, Rabbim! O'na tevekkül ettim. . . O'na dönerim!
A.Hulusi 42:10
11
Semâlar ve arzın Fâtır'ıdır! Sizi, hem kendi benliğinizden eşler (orijin benlik + oluşmuş benlik); hem de en'amdan (hayvansal bedenden) çiftler (biyolojik + ışınsal {ruh} beden) hâlinde oluşturmuştur. . . Böylece sizi üretiyor! O'nun benzeri bir şey yoktur! O, Semi'dir, Basıyr'dir.
A.Hulusi 42:11
12
Semâların ve arzın anahtarları (özellikleri açığa çıkaran kuvveler) O'nundur! Yaşam gıdasını dilediğine göre yayar, genişletir veya daraltır! Muhakkak ki O, Bi-küllî şey'in (Esmâ'sıyla şey'i meydana getirmiş olan olarak) Aliym'dir (bilen).
A.Hulusi 42:12
13
O tek Din'den (muhakkak geçerli Allâh Sistem ve düzeninden) Nuh'a uygulamasını istediğimizi; sana vahyettiğimizi; İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da uygulamalarını söylediğimiz gerçeği; "Din'i ikame edip, onda ayrılığa düşmeyesiniz" diye, sizin için de kurallaştırdı! Kendilerini çağırdığın bu şey (lâ ilâhe illAllâh gerçeği; Sistem realitesi), şirk koşanlara büyük geldi! Allâh dilediğini kendine seçer; kendine yönelenleri de hakikate erdirir!"
A.Hulusi 42:13
14
İlim (Hakikat ilmi) kendilerine geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden tefrikaya düştüler! Eğer Rabbinden, belirlenmiş bir zamana kadar yaşamaları hükmolunmamış olsaydı; onlar arasında elbette işleri bitirilirdi! Onlardan sonra BİLGİye vâris kılınanlara (ehl-i kitaba) gelince; muhakkak ki Ondan (Kurân'dan) kuşkulu bir tereddüt içindedirler.
A.Hulusi 42:14
15
İşte bunun için sen davet et! Hükmolunduğun gibi fıtratın istikametinde ol! Onların hevâlarına (boş arzu ve fikirlerine) uyma! De ki: "Allâh'ın inzâl ettiği BİLGİ'ye iman ettim! Aranızda adaletli olmamla hükmolundum! Allâh bizim de Rabbimizdir sizin de Rabbinizdir. Bizim yaptıklarımız bizedir, sizin yaptıklarınız da sizindir. Bizimle sizin aranızda deliller savaşına gerek yoktur! Allâh aramızı cem eder! O'nadır dönüş. "
A.Hulusi 42:15
16
Ona icabet edilmesinden sonra hâlâ Allâh hakkında tartışanların delilleri, Rableri indînde geçersizdir. . . Onların üzerine öfke ve şiddetli bir azap vardır.
A.Hulusi 42:16
17
Allâh (O'dur) ki, Hak olarak Hakikat ve Sünnetullâh BİLGİsini ve Mîzanı (muhakeme kuvvesini) inzâl etti. . . Ne bilirsin, belki O Saat (ölümü tadacakları an) yakındır!
A.Hulusi 42:17
18
Onu yaşayacaklarına iman etmeyenler, onu acele isterler! İman edenler ise ondan korku ile ürperirler ve bilirler ki o kesinlikle Hak'tır! Dikkat edin, O Saat (ölümle yeni bir boyutta yaşayacakları) hakkında tartışanlar, kesinlikle işin hakikatinden çok büyük bir sapma içindedirler!
A.Hulusi 42:18
19
Allâh kullarında Latiyf'tir, dilediğini rızıklandırır. . . O Kaviyy'dir, Aziyz'dir.
A.Hulusi 42:19
20
Kim sonsuz gelecek yaşamın nimetlerini isterse nimetleri ona fazlasıyla veririz! Kim de dünyanın nimetlerini isterse, ona ondan veririz. . . Sonsuz gelecek yaşamda onun için bir nasip yoktur!
A.Hulusi 42:20
21
Yoksa onların, Din'den Allâh'ın izin vermediği şeyi kendileri için meşru kılan ortakları mı var? Eğer zamanı geldiğinde ayrışma olacağı sözü olmasaydı, elbette aralarında hükmolunurdu. . . Zâlimlere gelince, onlar için feci bir azap vardır.
A.Hulusi 42:21
22
Onların başına geldiğinde, (yaptıklarının sonucunda) kazandıklarından ötürü zâlimleri korku ile titreyenler olarak görürsün! İman edip imanın gereğini uygulayanlar ise cennetlerin en güzel yerlerindedirler. . . Onlar için Rablerinin indînde diledikleri her şey vardır. . . İşte bu! O büyük lütuftur!
A.Hulusi 42:22
23
İşte bu, Allâh'ın, iman edip imanın gereğini uygulayan kullarına müjdelediğidir. . . De ki: "Sizden yakınlığın sevgisi dışında, bu tebliğim nedeniyle bir karşılık istemiyorum". . . Kim bir güzellik kazanırsa, onda, onun için bir güzellik de biz arttırırız! Muhakkak ki Allâh Ğafûr'dur, Şekûr'dur.
A.Hulusi 42:23
24
Yoksa "Allâh hakkında bir yalan uydurdu" mu diyorlar? Eğer Allâh dilerse senin kalbini (şuurunu) kilitler! Allâh bâtılı mahveder ve kendi kelimeleri olarak Hakk'ı sâbit kılar! Muhakkak ki O, Esmâ'sıyla Zât'ınız olarak Aliym'dir!
A.Hulusi 42:24
25
O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri affeden ve yaptıklarınızı bilendir.
A.Hulusi 42:25
26
İman edip imanın gereğini uygulayanlara icabet eden ve kendi lütfuyla onlara (nimetlerini) arttırandır! Hakikat bilgisini inkâr edenlere gelince, onlar için şiddetli bir azap vardır.
A.Hulusi 42:26
27
Eğer Allâh, kullarının yaşam gıdalarını yayıp genişletseydi, arzda elbette azarlardı! Ne var ki dilediğini bir ölçü ile indirir. . . Muhakkak ki O, kullarında Habiyr'dir, Basıyr'dir.
A.Hulusi 42:27
28
O, onlar (kulları) ümit kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. . . O, Veliyy'dir, Hamiyd'dir.
A.Hulusi 42:28
29
Semâları ve arzı ve ikisi arasındakileri DABBEden (biyolojik bedenler) çoğaltıp yaydıklarını yaratması O'nun işaretlerindendir. . . "HÛ" dilediğinde, onları birleştirmeye Kaadir'dir.
A.Hulusi 42:29
30
Size ne belâ isâbet etmişse, elleriniz ile yaptıklarınızın sonucudur! (Allâh) birçoğunu da affediyor.
A.Hulusi 42:30