Ana SayfaMealler › Ahmed Hulusi
AH

Ahmed Hulusi

Kuran-ı Kerim Çözümü
2010
Bu mealle oku
21 Ocak 1945'de İstanbul Cerrahpaşa'da doğmuş ve tam ismi Ahmed Hulusi Akten'dir. Aslında gazeteci olan Ahmet Hulusi Amerika'da Güney Karolina'da yaşıyor. Hulusi, Yeni İstanbul, Zaman, Akşam, Milli Gazete'lerinde çalışmıştır. Ayrıntılı bilgi →
Ahmed Hulusi meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
Bu BİLGİ, Aziyz Hakiym Allâh'tan boyutsal olarak şuuruna indirilmiştir!
A.Hulusi 39:1
2
Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi Hak olarak (hakikatin olan Esmâ boyutundan açığa çıkardık) inzâl ettik! O hâlde Din'i, (varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hâkimi - hükümranı olarak) Allâh'a kulluğunun farkındalığıyla yaşa!
A.Hulusi 39:2
3
Dikkat edin, hâlis din (mutlak sistem ve düzen) Allâh (Esmâ'sının açığa çıkması) içindir! O'nun dûnunda (tanrısal kuvveler vehmedilenleri) velîler edinenler: "Biz onlara, sadece bizi Allâh'a yaklaştırması için tapıyoruz" (derler). . . Muhakkak ki Allâh onlar arasında, tartışıp durdukları konuda hüküm verecektir. . . Muhakkak ki Allâh, yalancı olup, hakikati inkâr eden kimseye hidâyet etmez.
A.Hulusi 39:3
4
Eğer Allâh bir çocuk edinme irade etseydi (olmasını kesin arzulasaydı), elbette yarattıklarından dilediğini süzüp seçerdi. . . Subhan'dır O! "HÛ" Allâh Vahid, Kahhar'dır!
A.Hulusi 39:4
5
Semâları ve arzı onlar yokken Hak olarak (Esmâ'sındaki özelliklerle) var kıldı! Geceyi gündüze dönüştürür, gündüzü de gecenize dönüştürür. . . Güneş'i ve Ay'ı işlevsel kılmıştır. . . Her biri belli bir ömre sahip olarak yoluna devam eder. . . Dikkat edin, "HÛ"; Aziyz'dir, Ğaffar'dır.
A.Hulusi 39:5
6
Sizi nefs-i vahide'den (nefs-i küll - kozmik bilinç - evrensel benlik - Hakikati Muhammedî - RUH adlı melek tanımlamalarıyla işaret edilen) yarattı! Sonra (holografik esas gereğince) ondan (bilinçten) onun eşini (bedeni) oluşturdu; sizin için en'amdan (kontrol edilebilir hayvani duygular) sekiz eş açığa çıkardı! Sizi analarınızın karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratıştan sonra (diğer) bir yaratışa (geçirerek) yaratıyor. . . İşte size Rabbiniz Allâh; mülkü onun (Esmâ'sının işaret ettiği özelliklerin açığa çıkması) için olan! Tanrı yok; sadece "HÛ"! Nasıl hakikati görmezsiniz!
A.Hulusi 39:6
7
Eğer küfür (nankörlük) ederseniz (insanlığınızı - yeryüzünde {bedende} halifeliğinizi {'B'illah işareti doğrultusunda Esmâ kuvveleriyle tasarruf gücünüzü} değerlendirip şükretmezseniz; hakikatinizden perdelenirseniz), muhakkak ki Allâh sizden Ğaniyy'dir! (Allâh) kulları için küfre (nankörlüğe; fıtratlarını zayi etmelerine, kaybolmalarına) razı olmaz! Eğer şükrederseniz (değerlendirirseniz), sizin için ona razı olur. . . Hiçbir kimse, bir başkasının vebalini yüklenmez! Sonra dönüşümünüz Rabbinizedir! Sizde yaptıklarınızın sonucunun ne olduğunu açığa çıkaracaktır. . . Muhakkak ki O, içinizdekilerin (bilinç ve şuurunuzun) Zâtı (hakikati) olarak Aliym'dir (sakladıklarınızı da, her şeyinizi de tam bilen).
A.Hulusi 39:7
8
İnsana (rahmet olarak; onu arındırmak - genişletmek için) bir durr (zarar, hastalık, sıkıntı) dokunduğunda, O'na yönlenir; Rabbine dua eder. . . Sonra ona (Rabbi) kendinden bir nimet lütfettiğinde, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allâh'a endad (denk vehmettiği varlıklar) kabullenir. . . De ki: "Küfrünle azıcık yaşa. . . Muhakkak ki sen ateş ehlindensin!"
A.Hulusi 39:8
9
(Böylesi mi) yoksa gecenin bir kısmında kalkıp secdeyi yaşayan ve (Kayyum'un varlığıyla) kaîm olarak, sonsuz geleceğin gereklerine hazırlanan; Rabbinin (hakikatindeki Esmâ kuvvelerinin) Rahmetini (çeşitli özelliklerini açığa çıkarmayı) uman mı? De ki: "Hiç bilenler ile bilmeyenler eşit olur mu? Sadece derin düşünebilen akıl sahipleri bunu anlayabilir. "
A.Hulusi 39:9
10
De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden (yaptığınız her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağı için) korunun! Bu dünyada güzellikler, iyilik yapanlar (mümin - kâfir fark etmez) içindir. . . Allâh'ın arzı (Beyinin Esmâ özelliklerini açığa çıkarma kapasitesi) geniştir. . . Sadece sabredenlerde bunun karşılığı hesapsız açığa çıkarılır. "
A.Hulusi 39:10
11
De ki: "Kesinlikle hükmolundum ki, sistem ve düzeninde O'ndan başka etken görmemek üzere Allâh'a kulluk edeyim. "
A.Hulusi 39:11
12
"Hükmolundum ki, teslim olmuşluğunun farkındalığını yaşayanların ilki olmakla!"
A.Hulusi 39:12
13
De ki: "Gerçektir ki, ben muazzam bir sürecin yaşanacak azabından korkarım, eğer Rabbime isyan edersem (varlığımdaki mutlak tedbirini görmezden gelirsem)!"
A.Hulusi 39:13
14
De ki: "Sistem ve düzeninde O'ndan başka etken görmemek üzere Allâh'a kulluk edeyim. . . "
A.Hulusi 39:14
15
"Siz de O'nun dûnunda dilediğinize tapının!" De ki: "Gerçek şudur ki; kıyamet sürecinde hüsranı yaşayacak olanlar, hem nefslerini (bilinçlerini/kendilerini) hem de ehillerini (o günkü eşi olan bedenini) hüsrana uğratacak şekilde yönlendirenlerin ta kendileridir! Dikkat edin! İşte o apaçık bir hüsranın ta kendisidir!"
A.Hulusi 39:15
16
Onların, fevklerinden (bilinç boyutu itibarıyla) de yakıcı - ateşten gölgelikler (katmanlar) vardır, altlarından (bedenleri itibarıyla) da gölgelikler (katmanlar) vardır. . . İşte (gerçek) bu; Allâh onun korkusunu kullarında açığa çıkarıyor! Ey kullarım, benden korunun (Sünnetim gereği sizden açığa çıkan her şeyin sonucunu kesinlikle yaşatacağım için)!
A.Hulusi 39:16
17
Bedenini tanrılaştırarak (tagut) ona tapınmaktan kaçınıp, Allâh'a (hakikatlerine) yönelenler var ya, onlar için Büşra (müjde; vuslat) vardır. . . Kulları müjdele!
A.Hulusi 39:17
18
Onlar (o kullarım) ki, Hak sözü işitip, onun en güzeline (en koruyucu olanına) tâbi olurlar. . . İşte onlar kendilerini Allâh'ın hakikate erdirdiği kimselerdir ve işte onlar derin düşünen akıl sahiplerinin ta kendileridirler!
A.Hulusi 39:18
19
Yanan kimseyi sen mi kurtaracaksın, azap çekmesi için varolmuş (şakî) ise?
A.Hulusi 39:19
20
Fakat Rablerinden korunanlara gelince, onlar için fevkinde (bilinç boyutunda) bina olunmuş, altlarından nehirler (kendilerinde açığa çıkan ilmin getirisi marifetler) akan ğuraf (cennet makamları) vardır. . . (Bu) Allâh'ın vaadidir. . . Allâh vaadi asla değişmez!
A.Hulusi 39:20
21
Görmedin mi ki Allâh, semâdan (Esmâ mânâlarının açığa çıkışı olan şuurdan) bir su (ilim) inzâl etti de onu arzdaki (bedendeki) kaynaklara (beyine) koydu. . . Sonra ondaki kuvvelerle renkleri muhtelif (çeşitli huyların sonucu) ekinler (üretim) açığa çıkarıyor. . . Sonra kurur da sen onu sararmış görürsün (oluşumu sırasında çok değer verdiğin şeyler, olup bittikten sonra bakarsın tüm değerini yitirir). . . Sonra onu bir hutam (kuru bitki, çer - çöp) kılar! Muhakkak ki bu (misalde) derin düşünen akıl sahipleri için elbette bir ders vardır!
A.Hulusi 39:21
22
Allâh kimin derûnunu İslâm'ı kavrayacak şekilde genişletti ise, o Rabbinden bir nur üzere değil midir? Allâh'ın zikrinden (hatırlattığından) kalpleri kasavetlenene (içleri sıkılıp bunalanlara) yazıklar olsun! İşte onlar apaçık şekilde (hakikatten) sapmayı yaşamaktadırlar!
A.Hulusi 39:22
23
Allâh, sözün en güzelini; müteşabih (benzetme yollu), mesanî (aynı cümlede veya kelimede iki ayrı işareti vererek ikili anlatımla) bir bilgiyi (tafsilâtlı) indirdi. . . Rablerinden haşyet eden kimselerin Ondan derileri (tüyleri) ürperir. . . Sonra bedeni ve şuuru Allâh zikrine yumuşar (kabule müsait hâle gelir). . . İşte bu Allâh'ın hidâyetidir ki onunla dilediğini hakikate erdirir! Allâh kimi saptırırsa ona hidâyet edecek yoktur.
A.Hulusi 39:23
24
Kıyamet sürecinde (başka hiçbir imkânı olmadığı için yalnızca) yüzüyle azabın en kötüsünden korunmaya çalışan kimse mi? Zâlimlere: "Kazandıklarınızı tadın!" denilmiştir.
A.Hulusi 39:24
25
Onlardan öncekiler yalanladı da bu yüzden azap onlara fark etmedikleri bir yerden geldi.
A.Hulusi 39:25
26
Allâh, onlara dünya hayatında rezilliği tattırdı. Sonsuz geleceğin azabı ise elbette Ekber'dir! Eğer bilselerdi!
A.Hulusi 39:26
27
Andolsun ki şu Kurân'da insanlar için her türlü misali kullandık. . . Belki tezekkür ederler (unutmuş oldukları hakikatlerini hatırlayıp) üzerinde derin düşünürler diye!
A.Hulusi 39:27
28
Pürüzsüz, net Arapça bir Kur'ân olarak (vahyettik). . . Belki (anlayıp) korunurlar diye.
A.Hulusi 39:28
29
Allâh bir misal verdi: Birbiriyle sorunlu ortaklara hizmet veren adam ile sadece bir adama teslim adam. . . Bu ikisinin şartları eşit olur mu? El Hamdu Lillah! Hayır, onların çoğunluğu bilmezler!
A.Hulusi 39:29
30
Kesinlikle sen ölümü tadacaksın ve muhakkak ki onlar da ölümü tadacaklar!
A.Hulusi 39:30