2
Öyle değil! Kendisini ısrarla kınayan benliğe de yemin ederim.
3
İnsan, kendisinin kemiklerini asla bir araya toplamayacağımızı mı sanıyor?
4
Hayır, sandığı gibi değil! Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.
5
Fakat insan kendi önünde rezillik sergilemeyi ister.
6
"Kıyamet günü nerede/ne zaman?" diye sorar.
9
Ve Güneş'le Ay biraraya getirildiğinde,
10
Der ki insan o gün: "Kaçılacak yer nerede?"
11
Hayır, yok sığınacak yer!
12
Varılıp durulacak yer Rabbinin huzurudur o gün.
13
Haber verilir insana o gün önden gönderdiği de arkaya bıraktığı da.
14
Gerçek şu ki insan, öz benliği üzerine yönelmiş keskin ve derin bir bakıştır;
15
Dökse de ortaya tüm mazeretlerini.
16
Onu aceleye getiresin diye dilini onunla hareketlendirme!
17
Onu toplamak ve okumak bize düşer.
18
O halde, biz onu okuduğumuzda, sen onun okunuşunu izle.
19
Sonra onu açıklamak da bizim işimiz olacaktır.
20
Hayır, hayır! Siz hemencecik geleni seversiniz.
21
Ve sonradan geleceği terk edersiniz.
22
Yüzler vardır o gün parıltılı,
24
Ve yüzler vardır o gün, asık/buruk,
25
Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.
26
İş, onların sandığı gibi değil! Can, köprücüklere dayandığında,
27
"Kim var okuyup üfleyecek?" denilir!
28
Sezinlemiştir ki odur ayrılık.
29
Dolaşmıştır el ayak/kol bacak.
30
Rabbine doğrudur o gün sevkiyat.
Sonraki 10 ayet →