Ana SayfaMealler › Yaşar Nuri Öztürk
YN

Yaşar Nuri Öztürk

Bu mealle oku
Yaşar Nuri Öztürk meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn! Yemin olsun kaleme ve satır satır yazdıklarına
Y.N.Öztürk 68:1
2
Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
Y.N.Öztürk 68:2
3
Senin için kesintisiz bir ödül var.
Y.N.Öztürk 68:3
4
Ve gerçekten sen, çok büyük bir ahlak üzerindesin.
Y.N.Öztürk 68:4
5
Yakında göreceksin, onlar da görecekler,
Y.N.Öztürk 68:5
6
Hanginizmiş fitneye tutulan, deliren!
Y.N.Öztürk 68:6
7
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen.
Y.N.Öztürk 68:7
8
O halde, yalanlayanlara itaat etme!
Y.N.Öztürk 68:8
9
İstediler ki sen, alttan alıp gevşek davranasın/yağcılık edesin de onlar da yağcılık etsinler/yumuşaklık göstersinler.
Y.N.Öztürk 68:9
10
Şunların hiçbirine eğilme, uyma: Çok yemin eden, bayağı/alçak,
Y.N.Öztürk 68:10
11
Alaycı/gammaz, koğuculuk için dolaşıp duran,
Y.N.Öztürk 68:11
12
Hayrı engelleyen, sınır tanımaz saldırgan, günaha batmış,
Y.N.Öztürk 68:12
13
Kaba/obur, bütün bunlardan sonra da soyu bozuk, kötülükle damgalı.
Y.N.Öztürk 68:13
14
Mal ve oğullar sahibi olmuş da ne olmuş?
Y.N.Öztürk 68:14
15
Ayetlerimiz ona okunduğunda şöyle der: "Daha öncekilerin masalları!"
Y.N.Öztürk 68:15
16
Yakında biz onun hortumu üzerine damga basacağız/burnunu sürteceğiz.
Y.N.Öztürk 68:16
17
Biz onları, o bahçe sahiplerini belalandırdığımız gibi belalandırdık. Hani, onlar sabaha çıktıklarında, bahçeyi mutlaka kesip biçeceklerine yemin etmişlerdi.
Y.N.Öztürk 68:17
18
Hiçbir istisna tanımıyorlardı.
Y.N.Öztürk 68:18
19
Ama onlar uyumaktayken, Rabbinden gelen bir dolaşıcı bahçeyi dolaştı da,
Y.N.Öztürk 68:19
20
O, simsiyah kesiliverdi.
Y.N.Öztürk 68:20
21
Sabaha çıktıklarında birbirlerine seslendiler:
Y.N.Öztürk 68:21
22
"Hadi, eğer biçecekseniz ekininize erken gidin."
Y.N.Öztürk 68:22
23
Yola koyuldular. Aralarında fısıldaşıyorlardı:
Y.N.Öztürk 68:23
24
"Hey! Bugün oraya bir yoksul girip yanınıza gelmesin!"
Y.N.Öztürk 68:24
25
Sadece engellemeye, şiddete güçleri yeten kişiler olarak erkenden vardılar.
Y.N.Öztürk 68:25
26
Fakat bahçeyi görünce: "Yahu biz yanlış gelmişiz." dediler.
Y.N.Öztürk 68:26
27
"Hayır, hayır! Biz mahrum edilenleriz."
Y.N.Öztürk 68:27
28
Ortancaları/ılımlı olanı şöyle dedi: "Ben size söylemedim mi? Tespih etseydiniz ya!"
Y.N.Öztürk 68:28
29
O zaman dediler ki: "Tespih ederiz seni, ey Rabbimiz! Gerçekten biz zalimler olduk."
Y.N.Öztürk 68:29
30
Bunun üzerine birbirlerini kınamaya başladılar.
Y.N.Öztürk 68:30