1
O gerçek (ölümü tadarak başlayan ikinci hayat) vuku bulduğunda.
2
Artık onun gerçekliğini yalanlayacak olmaz!
3
Kimini) alçaltıcıdır, (kimini) yükselticidir!
4
Arz (beden) şiddetli bir sarsılışla sarsıldığında,
5
Dağlar (bedendeki organlar) hurdahaş edildiğinde,
6
(Nihayet) dağılmış toz olduğunda.
7
Siz üç cinse ayrıldığınızda:
8
Ashab-ı Meymene (sağcılar, Hakk'ı bulmada isâbet etmişler), ne ashab-ı meymenedir!
9
Ashab-ı Meş'eme (solcular, Hak'tan kozalı yaşamışlar), ne ashab-ı meş'emedir!
10
Es Sâbikun (yakîn ile öne geçenler), sabikundur;
11
İşte onlar mukarrebûn'dur (Kurbiyet mertebesini yaşayanlar).
12
Nimet cennetlerindedirler.
13
Çoğunluğu önceki (devir)lerdendir.
14
Azınlığı sonrakilerdendir.
15
Mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler. (Buradan başlayan cennet tanımlayıcı âyetleri okurken; Ra'd: 35 ve Muhammed: 15. âyetlerde vurgulanan "Meselül cennetilletiy = cennettekilerin MİSALİ - TEMSİLİ" şöyle şöyledir, diye başlayan uyarı göz ardı edilmemelidir. Anlatılanlar temsil yolludur. A. H. )
16
Karşılıklı kurulmuşlardır.
17
Çevrelerinde ebedî gençlikleriyle hizmetliler. . .
18
Kaynağında dolmuş ibrikler, sürahiler ve kâselerle. . .
19
Ne başları ağrır ondan ne de şuurları bulanır!
20
Tercih edecekleri meyve;
21
Canlarının çektiği kuş eti;
22
Ve Hur-i Iyn (net görüşlü {biyolojik gözün sınırlamalarıyla kayıtlı olmayan} eşler {birkaç beden}; şuur yapı olan "insan"ın özelliklerini yaşatacak, eşi olan bedenler. Tek bilincin tasarrufundaki birden çok bedenle yaşama süreci. A. H. ).
23
Saklı (sedefte büyümüş) incilerin misali gibi (Esmâ hakikatinden oluşmuş ve o özelliklerin açığa çıkışı olan insan şuurundan var olmuş Allâh yaratısı bedenler).
24
Yaptıklarının cezası (sonucu)!
25
Orada ne boş laf duyarlar ve ne de suç kavramı!
26
Sadece "Selâm, Selâm" denilir (Selâm isminin işaret ettiği özellik daim olsun; anlamında).
27
Ashab-ı Yemîn (sağcılar, iman edenler) ne ashab-ı yemîndir!
28
Meyveleriyle sidre ağacı içinde,
29
Meyveleri istiflenmiş muz ağacı. . .
30
Yayılmış (sonsuz) gölgede,
Sonraki 30 ayet →