2
Hikmetli Kur'ân'a andolsun.
3
Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin.
4
Dosdoğru bir yol üzerinde,
5
Yani üstün ve çok esirgeyen Allâh'ın indirdiği (Kur'ân yolu) üzerindesin.
6
Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik).
7
Andolsun onların çoğuna o söz (cinlerden ve insanlardan bir kısmını cehenneme dolduracağım, sözü) hak oldu; artık onlar inanmazlar.
8
Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır.
9
Önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed çektik de onları kapattık; artık görmezler.
10
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
11
Sen ancak zikre uyan ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte öylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfâtla müjdele.
12
Biziz, biz ki, ölüleri diriltiriz ve öne sürdükleri işleri ve bıraktıkları eserleri yazarız. Zaten biz, her şeyi apaçık bir kütüğe ayrıntılı olarak kaydetmişizdir.
13
Onlara elçilerin geldiği şu kent halkını misâl olarak anlat:
14
Biz onlara iki elçi gönderdik, onları yalanladılar, biz de (elçileri) üçüncü biriyle destekledik. Dediler ki: "Biz size gönderilen elçileriz."
15
(Kentliler) Dediler ki: "Siz de bizim gibi insandan başka bir şey değilsiniz. Rahmân bir şey indirmemiştir. Siz sadece yalan söylüyorsunuz."
16
(Elçiler) Dediler ki: "Rabbimiz bilir ki biz size gönderilmiş elçileriz."
17
"Bizim üzerimize düşen, yalnız açıkça duyurmaktır."
18
(Kentliler) Dediler ki: "Doğrusu biz sizin yüzünüzden uğursuzluğa uğradık. Eğer bu işten vazgeçmezseniz sizi mutlaka taşlarız ve bizden size acı bir azâb dokunur."
19
(Elçiler) Dediler ki: "Uğursuzluğunuz sizin kendinizdedir. Size öğüt verildiği için mi (uğursuzluğa uğruyorsunuz)? Hayır siz aşırı giden bir kavimsiniz."
20
Kentin en uzak yerinden bir adam koşarak geldi: "Ey kavmim, elçilere uyun." dedi.
21
"Sizden bir ücret istemeyenlere uyun, onlar doğru yoldadırlar."
22
"Ben niçin beni yaratana kulluk etmeyeyim? Siz de hep O'na döndürüleceksiniz."
23
"O'ndan başka tanrılar edinir miyim hiç? Eğer O çok esirgeyen, bana bir zarar vermek dilese, onların şefâ'ati bana hiçbir yarar sağlamaz ve onlar beni kurtaramazlar."
24
"O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum."
25
"Ben sizin Rabbinize inandım, (gelin) beni dinleyin."
26
Ona: "Cennete gir" denilince: "Keşke, dedi, kavmim bilseydi.
27
Rabbimin beni bağışladığını ve beni ağırlananlardan kıldığını!"
28
Ondan sonra biz, kavminin üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirici de değildik, (buna gerek yoktu).
29
Sâdece korkunç bir gürültü oldu, hemen sönüverdiler.
30
Yazık şu kullara! Kendilerine gelen her elçi ile mutlaka alay ederlerdi.
Sonraki 30 ayet →