Ana SayfaMealler › Suat Yıldırım
SY

Suat Yıldırım

Bu mealle oku
Suat Yıldırım meali ile okumaya başla
İnsan 1 / 31
1
Dehrin akışı içinde öyle zaman geçti ki, o dönemde, insanın adı bile anılmazdı.
S.Yıldırım 76:1
2
Biz insanı katışık bir meniden yarattık. Onu denemek istiyoruz; bu sebeple de kendisini işiten ve gören bir varlık yaptık.
S.Yıldırım 76:2
3
Ona yolu da gösterdik: Artık ister şükreder, ister nankör ve kâfir olur.
S.Yıldırım 76:3
4
Biz kâfirlere zincirler, kelepçeler, alevli ateşler hazırladık.
S.Yıldırım 76:4
5
İyi insanlar ise, kâfur suyu ile hazırlanmış içecek kâselerini yudumlarlar.
S.Yıldırım 76:5
6
Bu, Allah’ın has kullarının içip, istedikleri yere akıttıkları bir kaynaktır.
S.Yıldırım 76:6
7
Bu kullar, dünya hayatında iken sözlerinde durur, adadıkları şeyi yerine getirir ve felaketi bütün ufukları tutan kıyamet gününden endişe ederlerdi.
S.Yıldırım 76:7
8
Kendileri de ihtiyaç duydukları halde yiyeceklerini, sırf Allah’ın rızasına ermek için fakire, yetime ve esire ikram ederler.
S.Yıldırım 76:8
9
Ve derler ki: "Biz size sırf Allah rızası için ikram ediyoruz, yoksa sizden karşılık istemediğimiz gibi bir teşekkür bile beklemiyoruz."
S.Yıldırım 76:9
10
Biz, yüzleri ekşiten asık suratlı o günde Rabbimizin gazabından korkarız."
S.Yıldırım 76:10
11
Allah da onları o günün felaketinden korur, onların yüzlerine nûr, gönüllerine sürûr verir.
S.Yıldırım 76:11
12
Sabretmelerine karşılık onlara cennetler, ipekler ihsan eder.
S.Yıldırım 76:12
13
Koltuklarında diledikleri gibi dinlenir, orada ne güneş sıcağı görürler, ne de dondurucu soğuklara uğrarlar.
S.Yıldırım 76:13
14
Cennet ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkar, meyveleri devşirmeleri pek kolay olur.
S.Yıldırım 76:14
15
(15-16) Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.
S.Yıldırım 76:15
16
(15-16) Etraflarında hizmet edenler gümüş kaplar, billur kâseler, gümüşî parlaklıkta billur kupalarla dolaşır, onlara ikram ederler. Cennetlikler içeceklerini kendi iştahları ölçüsünce tayin ederler.
S.Yıldırım 76:16
17
Onlara karışımında zencefil bulunan kadehler ikram edilir.
S.Yıldırım 76:17
18
Bu içecekler, adı Selsebil olan pınardandır.
S.Yıldırım 76:18
19
Etraflarında ebedî cennet çocukları dolaşır durur ki, onları gördüğünde parlaklıklarından ötürü etrafa saçılan inciler sanırsın.
S.Yıldırım 76:19
20
Hangi tarafa baksan hep nimet, servet, ihtişam, büyük bir saltanat görürsün.
S.Yıldırım 76:20
21
(21-22) Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar. Onların Rabbi, kendilerine tertemiz bir içki ikram edip şöyle demiştir: "İşte bütün bunlar sizin mükâfatınızdır! Gayretleriniz makbul oldu."
S.Yıldırım 76:21
22
(21-22) Elbiseleri ince veya kalın yeşil renkli ipeklerden, atlaslardandır. Gümüş bilezikler takınırlar. Onların Rabbi, kendilerine tertemiz bir içki ikram edip şöyle demiştir: "İşte bütün bunlar sizin mükâfatınızdır! Gayretleriniz makbul oldu."
S.Yıldırım 76:22
23
Ey Resulüm! Kur’ân’ı sana parça parça Biz indiriyoruz.
S.Yıldırım 76:23
24
O halde Rabbinin hükmü gelinceye kadar sabret, sakın günaha ve küfre dadananlara itaat etme.
S.Yıldırım 76:24
25
(25-26) Sabah akşam Rabbinin adını zikret! Gecenin bir kısmında da O’na secde et, geceleyin uzun bir süre de O’na tesbih ve ibadet et.
S.Yıldırım 76:25
26
(25-26) Sabah akşam Rabbinin adını zikret! Gecenin bir kısmında da O’na secde et, geceleyin uzun bir süre de O’na tesbih ve ibadet et.
S.Yıldırım 76:26
27
Şu insanlar bu peşin dünya hayatını arzulayıp, önlerinde kendilerini bekleyen o ağır günü ihmal ediyorlar.
S.Yıldırım 76:27
28
Onları yaratan, organlarını birbirine bağlayan ve onlara bu sağlam bünyeyi veren Biz’iz. Dilediğimiz vakit elbette onların yerine başkalarını getirebiliriz.
S.Yıldırım 76:28
29
İşte bu, bir öğüttür, bir uyarıdır. Artık dileyen Rabbine varan yolu tutar.
S.Yıldırım 76:29
30
Ama Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz. Çünkü her şeyi bilen, tam hüküm ve hikmet sahibi olan, Allah’tır. Her şeyi bildiği gibi, rahmet ve hidâyete lâyık olanları da pek iyi bilir.
S.Yıldırım 76:30