Ana SayfaMealler › Suat Yıldırım
SY

Suat Yıldırım

Bu mealle oku
Suat Yıldırım meali ile okumaya başla
Yasin 1 / 83
1
Yâ sîn,
S.Yıldırım 36:1
2
Hikmetli Kur’ân’a andolsun:
S.Yıldırım 36:2
3
Sen elbette gönderilen resullerdensin.
S.Yıldırım 36:3
4
Dosdoğru yol üzerindesin.
S.Yıldırım 36:4
5
(5-6) O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
S.Yıldırım 36:5
6
(5-6) O, azîz ve rahîmden indirilen bir tenzil olup, ataları uyarılmamış, hâliyle, kendileri de gaflette giden, bir topluluğu uyarmak için gönderilmişsin.
S.Yıldırım 36:6
7
Onların çoğunun hakkında ilahî hüküm hak olarak kesinleşti. Artık imân etmezler onlar...
S.Yıldırım 36:7
8
Boyunlarına öyle boyunduruklar koyduk ki onlar çenelerine dayanmaktadır. Boyunları yukarı, çeneleri kalkık, gözleri havada bir durumdadırlar.
S.Yıldırım 36:8
9
Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar...
S.Yıldırım 36:9
10
Kendilerine müsavidir; ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar...
S.Yıldırım 36:10
11
Sen ey Resulüm, şu kimseyi uyar: İrşâda can kulağıyla tâbi olur, görmediği Rahman’a saygı duyup O’ndan çekinir. Müjdele onu: Mağfiret onun, şerefli mükâfat onun...
S.Yıldırım 36:11
12
Ölüleri diriltecek Biz’iz. Yaptıkları her şeyi ve bütün izlerini bir bir kaydeden Biz’iz. Velhasıl her bir şeyi, apaçık bir kitap’ta sayıp döken Biz’iz.
S.Yıldırım 36:12
13
Sen şimdi onlara bir misâl getir: Mâlum şehir halkını, hani onlara da elçiler gelmişti.
S.Yıldırım 36:13
14
Evet, iki resul gönderdik onlara,"Yalancı!" dediler onlara. Bunun üzerine, güçlendirdik onları bir üçüncü resulle, dediler hep birden: "Biz Allah’ın elçileriyiz size!"
S.Yıldırım 36:14
15
Ahali dedi ki: "Doğrusu Rahman’ın indirdiği bir şey yok! Siz de bizim gibi bir beşersiniz, evet evet... siz sadece yalancısınız!"
S.Yıldırım 36:15
16
Resuller dediler: "Elbette biliyor Rabbimiz. Size gönderilen elçileriz biz."
S.Yıldırım 36:16
17
"Açıkça tebliğden başka bir şeyle yükümlü değiliz biz."
S.Yıldırım 36:17
18
Ahâli dedi ki: "Uğursuzsunuz siz, şayet vazgeçmezseniz, sizi taşlarız, acı mı acı bir azap size dokundururuz."
S.Yıldırım 36:18
19
Resuller cevap verdiler: "Uğursuzluğunuz sizinle beraber, çünkü siz imânsızsınız, irşâd edildiniz diye mi böyle söylüyorsunuz? Haddi aşan toplumun tekisiniz siz!"
S.Yıldırım 36:19
20
Derken... şehrin öte başından, koşarak bir adam geldi ve onlara dedi ki: "N’olur ey kavmim! Gelin siz bu resullere uyun!"
S.Yıldırım 36:20
21
"Sizden bir ücret istemeyen, sizden hiç menfaat beklemeyen, dosdoğru yolda yürüyen bu kimselere uyun!"
S.Yıldırım 36:21
22
"Hem ne olmuş ki bana? Neden tapmayayım beni yaratana? Hem sizlerin de dönüşü ancak olacak O’na!"
S.Yıldırım 36:22
23
"Hiç O’ndan başka tanrı edinir miyim! Zirâ Rahman bana zarar vermek dilerse, onların şefaati fayda etmez, hem kurtaramazlar da..."
S.Yıldırım 36:23
24
"O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum."
S.Yıldırım 36:24
25
"Amma bakın! Ben Rabbinize inanıyorum, sizler de bunu işitmiş olun!"
S.Yıldırım 36:25
26
Ona "Buyur cennete gir!" denildi. O ise halkını hatırlayarak: "Ah halkım bir bilseydi!" dedi.
S.Yıldırım 36:26
27
"Ah bir bilseler: Rabbimin beni affettiğini, beni ikramlara gark ettiğini!"
S.Yıldırım 36:27
28
Onun vefatından sonra, kavminin üzerine, gökten bir ordu indirmedik, zaten bu âdetimizden de değildi.
S.Yıldırım 36:28
29
(Orduya ne lüzum?), bir tek ses yeter! Bir de bakmışsınız: Sönüp kalmışlar...
S.Yıldırım 36:29
30
Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine gelen her resul ile, mutlaka alay ederlerdi.
S.Yıldırım 36:30