Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn. Kaleme ve (kalem ile) satır satır yazılanlara ant olsun.
S.Türkmen 68:1
2
Sen, rabbinin nimeti (Kur’an) yolundasın, mecnun değilsin!
S.Türkmen 68:2
3
Gerçekten sana, tükenmez/kesintisiz bir karşılık/ödül vardır.
S.Türkmen 68:3
4
Şüphesiz sen yüksek bir ahlâk üzerindesin.
S.Türkmen 68:4
5
Sen de göreceksin, onlar da görecekler;
S.Türkmen 68:5
6
Hanginizin fitnelenmiş (fitne çıkarıcı/mecnun) olduğunu.
S.Türkmen 68:6
7
Şüphesiz rabbindir, kendi yolundan sapanı en iyi bilen ve yine O’dur, doğru yolda olanı en iyi bilen.
S.Türkmen 68:7
8
Öyleyse yalanlayanlara uyma/itaat etme!
S.Türkmen 68:8
9
Kısmen onlara uymanı arzu ettiler, kendileri de kısmen sana uyacaklardı.
S.Türkmen 68:9
10
Şunlarin hiçbirine uyma: Yemini alışkanlık haline getirmiş alçağa,
S.Türkmen 68:10
11
Işi gücü birilerini çekiştirmek olan dedikoducuya.
S.Türkmen 68:11
12
Hayrı engelleyen, saldırgan, çok günahkâra.
S.Türkmen 68:12
13
Kaba, katı (kalpli), üstelik karaktersiz ve kötülükle damgalı olana;
S.Türkmen 68:13
14
Mal ve evlat sahibi olmuş diye.
S.Türkmen 68:14
15
Ayetlerimiz ona okunduğu zaman; “Öncekilerin masalları/yaşanmış hayat hikayeleri!” dedi.
S.Türkmen 68:15
16
Biz yakında onun (burnunu sürterek) kibrini kıracağız.
S.Türkmen 68:16
17
Gerçek şu ki, Biz onlara belâ (yaptıklarının karşılığını) vereceğiz. Bahçe sahiplerine, yaptıklarının karşılığı olanı (belâyı) verdiğimiz gibi! Hani onlar; bahçeyi mutlaka toplayacaklarına dair yemin etmişlerdi, sabahleyin erkenden gitmeyi planlamışlardı.
S.Türkmen 68:17
18
Ve hiçbir istisna da yapmıyorlardı.
S.Türkmen 68:18
19
Orayı rabbinden gelen doğal bir afet/tayfun sardı. Onlar uyuyorlarken!
S.Türkmen 68:19
20
Sonunda o (bahçe) kapkara kesiliverdi.
S.Türkmen 68:20
21
Nihayet, sabahleyin birbirlerine seslendiler:
S.Türkmen 68:21
22
“haydi, eğer mahsulünüzü toplayacaksanız erkenden gidin”.
S.Türkmen 68:22
23
Derken, aralarında şöyle fısıldaşarak çıkıp gittiler:
S.Türkmen 68:23
24
“bugün aranıza, sakın bir yoksul girmesin”.
S.Türkmen 68:24
25
Mahsulü toplayacaklarına emin olarak, erkenden gittiler.
S.Türkmen 68:25
26
Onu (bahçeyi) gördükleri zaman şöyle dediler: “Mutlaka biz yolu şaşırmış olmalıyız.
S.Türkmen 68:26
27
Galiba biz yoksun bırakıldık.”
S.Türkmen 68:27
28
Onların anlayışlı olanı/orta yolda gideni dedi ki: “Ben size Allah’ı yüceltmeniz gerekmez miydi, (O izin vermezse mahsulümüzü kaldıramayız)” demedim mi?
S.Türkmen 68:28
29
Dediler ki: “Rabbimizi yüceltiriz, gerçekten bizler zalimlermişiz.”
S.Türkmen 68:29
30
Birbirlerini kınayarak döndüler.
S.Türkmen 68:30