Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Ant olsun Tur’a (Sina dağına),
S.Türkmen 52:1
2
Satır Satır yazılmış kitaba;
S.Türkmen 52:2
3
Yayılmış ince deri üzerine.
S.Türkmen 52:3
4
Mamur eve (Kâbe’ye),
S.Türkmen 52:4
5
Yükseltilmiş tavana (göklere).
S.Türkmen 52:5
6
Kaynayan dalgalı denize!
S.Türkmen 52:6
7
Gerçek şu Kİ; Rabbinin (hakedenlere) azabı mutlaka gerçekleşecektir,
S.Türkmen 52:7
8
Onu engelleyecek bir güç yoktur.
S.Türkmen 52:8
9
O gün gök bir çalkanışla çalkalanır,
S.Türkmen 52:9
10
Dağlar bir yürüyüş yürür ki...
S.Türkmen 52:10
11
Işte o GÜN yalanlayanların vay haline!
S.Türkmen 52:11
12
Onlar daldıkları bir batakta oyalanıp duruyorlar.
S.Türkmen 52:12
13
O gün onlar bir itilişle cehennem ateşine sürüklenirler;
S.Türkmen 52:13
14
“işte yalanlayıp durduğunuz ateş budur!
S.Türkmen 52:14
15
Bu bir sihir midir, yoksa siz mi görmüyorsunuz?
S.Türkmen 52:15
16
Ona girin! İster sabredip dayanın, yahut ister sabretmeyin, sizin için farketmez! Sadece yapmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılıyorsunuz.”
S.Türkmen 52:16
17
Şüphesiz korunup sakınanlar, cennetlerde ve nimetler içindedirler;
S.Türkmen 52:17
18
Rablerinin kendilerine verdikleriyle neşelenip eğlenerek! Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
S.Türkmen 52:18
19
Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyiniz ve içiniz!
S.Türkmen 52:19
20
Sıra sıra dizilmiş, güzel koltuklara yaslanmışlardır. Ve Biz onları güzel gözlü arkadaşlara eş kıldık!
S.Türkmen 52:20
21
Gerçeklere inananlar ve soyları da inançta kendilerine uymuş olanlar; işte Biz onların soylarını da kendilerine katmışızdır. Onlara yaptıklarından hiçbir şey eksiltmemişizdir. Herkes kazandığına karşılık bir rehindir!
S.Türkmen 52:21
22
Onlara diledikleri meyvelerden ve etten bolca vermişizdir.
S.Türkmen 52:22
23
Orada karşılıklı bir kadeh tokuştururlar ki, onda ne bir saçmalama, ne de bir günaha girme vardır!
S.Türkmen 52:23
24
Onlar için çevrelerinde gencecik hizmetçiler dönüp dolaşır; sanki onlar saklanmış inci gibidirler!
S.Türkmen 52:24
25
Birbirlerine dönerek sorular sorarlar.
S.Türkmen 52:25
26
Derler ki: “Doğrusu biz bundan önce, yakın çevremiz içinde, korkup ürperenlerdik.
S.Türkmen 52:26
27
Allah bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen azaptan korudu.
S.Türkmen 52:27
28
Şüphesiz biz, bundan önce yalnız O’na yalvarıp yakarıyorduk. Çünkü O iyiliği bol, merhameti/ikramı çok olandır.”
S.Türkmen 52:28
29
Öyleyse, sen öğüt ver! Çünkü sen Rabbinin nimeti (vahiy/Kur’an) sayesinde, ne bir kâhinsin, ne de bir mecnun!
S.Türkmen 52:29
30
Yoksa: “O, felâket zamanını gözlediğimiz bir şairdir” mi diyorlar?
S.Türkmen 52:30