Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Muhammed 1 / 38
1
Allah, inkârcıların ve yolundan alıkoyanların işlerini boşa çıkarır.
S.Türkmen 47:1
2
Inananların, salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanların ve Rablerinden bir gerçek olarak; Muhammed’e indirilene inananların kötülüklerini örter ve durumlarını düzeltir.
S.Türkmen 47:2
3
Bu böyledir. Çünkü inkârcılar saçma olana uymakta ve inananlar ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaktadırlar. İşte, Allah insanlara kendi durumlarını böyle anlatır.
S.Türkmen 47:3
4
Inkârda diretip dayatanlar; “Rabbimiz Allah” dediğiniz için, size savaş açanlarla savaşta karşılaştığınızda, onları etkisiz hale getirin. Sonunda onları güçsüz bıraktığınızda onları esir alın. Savaş sona erince; onları ya karşılıksız ya da fidye/bir bedel karşılığında salıverin. Allah dilemiş olsaydı, onları başka türlü cezalandırabilirdi. Bunun böyle olması, kiminizi kiminizle açığa çıkarmak içindir. Allah, iman ettikleri için öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.
S.Türkmen 47:4
5
Onları huzurlu hayata eriştirir, durumlarını düzeltir.
S.Türkmen 47:5
6
Onları kendilerine anlattığı cennete koyar.
S.Türkmen 47:6
7
Ey inananlar! Siz Allah’a (kullarına iyilik yaparak) yardım ederseniz O da size yardım eder, adımlarınızı sağlam bastırır.
S.Türkmen 47:7
8
Inkârcılar ise huzur bulamazlar! Allah onların işlerini boşa çıkarır.
S.Türkmen 47:8
9
Bu onların, Allah’ın indirdiğini beğenmediklerinden ötürüdür, bunun için işlerini boşa çıkarmıştır.
S.Türkmen 47:9
10
Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce olanların sonunun nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Allah onları yerin dibine geçirmiştir; inkârcılara da onların durumlarının benzeri vardır.
S.Türkmen 47:10
11
Ancak Allah inananların dostudur. İnkârcıların ise dostu yoktur.
S.Türkmen 47:11
12
Doğrusu Allah; inanan ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapanları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar. İnkâr edenlerin durakları ateş olduğu halde zevklenirler ve davarlar gibi yerler.
S.Türkmen 47:12
13
Nice kentler seni sürüp çıkaran kentten daha kuvvetli iken onları imha ettik. Yardım edenleri de bulunmadı.
S.Türkmen 47:13
14
Rabbinin katından açık bir elçilik belgesi olan kimse, kötü işi kendisine güzel görünen ve heveslerine uymuş olanlar gibi midir?
S.Türkmen 47:14
15
Allah’a karşı saygılı olanlara söz verilen cennet şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere; (sarhoşluk değil) zevk (mutluluk) veren şarap ırmakları, süzme bal ırmakları vardır. Onlara orada her türlü meyve ve Rablerinden bağışlanma vardır. Bunların durumu, ateşte temelli kalan ve bağırsaklarını parça parça edip kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu?
S.Türkmen 47:15
16
Onlarin içinde seni dinleyenler vardır; sonra senin yanından çıkınca mesajı kavramış kimselere; “Az önce ne demişti?” diye sorarlar. İşte (inkârlarından dolayı) bunların, (kalpleri üzerinde yeni bir huy/yapı oluşmuş) kalpleri stresle/bunalımla dolmuştur. Bunlar kendi heveslerine uyan kimselerdir.
S.Türkmen 47:16
17
Allah doğru yola gidenlerin doğruluklarını artırır ve onlara korunma gücü bahşeder.
S.Türkmen 47:17
18
Inkârcılar, Saat’in kendilerine ansızın gelip çatmasını mı bekliyorlar. Şüphesiz, onun alâmetleri belirmiştir. Kendilerine gelip çatınca hatırlamaları neye yarar?
S.Türkmen 47:18
19
Bil ki, Allah’tan başka İlah yoktur; hem kendinin, hem de inanmış erkek ve inanmış kadınların günahlarının bağışlanmasını dile. Allah; gezip dolaştığınız ve duracağınız yeri bilir.
S.Türkmen 47:19
20
Inananlar, “ne olurdu bir Sûre indirilse!” derler. Fakat hükmü apaçık bir Sûre indirilip de, saldırganlara karşı savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi, sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.
S.Türkmen 47:20
21
Itaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
S.Türkmen 47:21
22
Şimdi siz, eğer sırtınızı dönerseniz; yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış, akrabalık bağlarını koparmış ve dolayısıyla (Allah’a) isyan etmiş olmaz mısınız?
S.Türkmen 47:22
23
Işte Allah’ın lânetlediği (rahmetinden dışladığı/azarladığı), gerçekleri duymak istemeyen ve gerçekleri görmek istemeyen kimseler bunlardır.
S.Türkmen 47:23
24
Onlar (anladıkları dilde) Kur’an’ı araştırıp inceleselerdi (veya ilgili/bağlantılı ayetlerle karşılaştırıp düşünselerdi) ya? Yoksa kalpleri (duygusal zekâları) üzerinde kilitler mi var?
S.Türkmen 47:24
25
Doğrusu, kendilerine doğru yol belli olduktan sonra gerisin geri (eski durumlarına) dönenler, şeytan gibi olmuşlar ve onlar ‘af ediliriz’ ümidine kapılmışlardır.
S.Türkmen 47:25
26
Doğrusu bu, Allah’ın indirdiğini beğenmeyenlere; “Biz bazı işlerde (çeşitli çıkarlar için) size itaat edeceğiz” demelerindendir. Allah onların gizlediklerini bilir.
S.Türkmen 47:26
27
Melekler onların yüzlerine ve sırtlarına vurarak canlarını alırken durumları nice olur?
S.Türkmen 47:27
28
Bu, Allah’ı gazaplandıran şeylere uydukları ve onun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların işlerini boşa çıkarmıştır.
S.Türkmen 47:28
29
Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah’ın kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?
S.Türkmen 47:29
30
Biz dileseydik, onları sana gösterirdik de sen onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun, sen onları konuşma tarzlarından tanırsın. Allah yaptıklarınızı bilir.
S.Türkmen 47:30