Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Zuhruf 1 / 89
1
Ha, mim.
S.Türkmen 43:1
2
Apaçik kitaba ant olsun!
S.Türkmen 43:2
3
Biz onu, Arapça (anladıkları dilde) bir Kur’an kıldık/yaptık. Aklınızı kullanasınız diye!
S.Türkmen 43:3
4
Şüphesiz o, katımızdaki Ana Kitap’ta kayıtlıdır. Elbette Allah’ın şânı yücedir, doğru hüküm/karar verendir.
S.Türkmen 43:4
5
Şimdi o Zikri (Kur’an’ı) sizden uzaklaştırıp, bir yana mı atalım? Siz haddi aşan bir halk oldunuz diye!
S.Türkmen 43:5
6
Öncekilere de nice nebîler/peygamberler gönderdik!
S.Türkmen 43:6
7
Onlara hiçbir nebî/peygamber gelmedi ki; onunla alay ediyor olmasınlar.
S.Türkmen 43:7
8
Biz de güç bakımından bunlardan daha çetinini helâk ettik. Nitekim evvelkilerin örneği geçmiştir!
S.Türkmen 43:8
9
Eğer onlara: “Gökleri ve yeryüzünü kim yarattı?” diye sorsan elbette: “Çok üstün olan, bilen yarattı” derler.
S.Türkmen 43:9
10
O, sizin için yeryüzünü bir beşik yapmış, orada size birtakım yollar var etmiştir, doğru gidesiniz diye!
S.Türkmen 43:10
11
O, gökyüzünden bir ölçüye göre su indirdi de, onunla ölü bir memleketi yeniden canlandırdı. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız!
S.Türkmen 43:11
12
O, bütün çiftleri yarattı, sizin için gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri de var etti.
S.Türkmen 43:12
13
Onların sırtlarına binip üzerlerine kurulduğunuz zaman da, Rabbinizin nimetini anasınız ve: “Bunları bize boyun eğdiren ne yücedir! Yoksa biz bunları hizmetimize uygun yapamazdık.”
S.Türkmen 43:13
14
“evet elbette biz Rabbimizin huzuruna dönücüleriz” diyesiniz.
S.Türkmen 43:14
15
Oysa onlar, kullarından O’na (Allah’a) bir parça tasarladılar! Gerçekten insan, apaçık bir nankördür.
S.Türkmen 43:15
16
Yoksa o, yarattıklarından kızları kendisine edindi de, oğulları size mi seçip bıraktı?
S.Türkmen 43:16
17
Onlardan birisi, O Rahmân için ileri sürdüğü örnek ile müjdelendiği zaman, yüzü simsiyah kesilmiş bir halde, öfkeyle yutkunup durur!
S.Türkmen 43:17
18
“süs içinde yetiştirilen, savaşta kendini gösteremeyecek olanı mı?”
S.Türkmen 43:18
19
Rahmân’ın kulları olan melekleri, dişiler olarak tasarladılar/zannettiler. Onların yaratılışlarına mı şahit oldular? Onların şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklar!
S.Türkmen 43:19
20
Dediler ki: “Eğer Rahmân dileseydi biz onlara tapmazdık.” Onların bu hususta herhangi bir bilgileri yoktur. Onlar sadece zanna dayanarak yalan söylüyorlar.
S.Türkmen 43:20
21
Yoksa biz, bundan önce onlara kitap verdik de, şimdi ona mı tutunuyorlar?
S.Türkmen 43:21
22
Hayır, aksine, dediler ki: “Biz atalarımızı bir yol üzerinde bulduk, şüphesiz biz de onların izlerinde dosdoğru gidiyoruz.”
S.Türkmen 43:22
23
Işte böyle; senden önce de hangi kente bir uyarıcı gönderdiysek, oranın ileri gelen/refah sahipleri şöyle dediler: “Biz atalarımızı bir din üzerinde bulduk ve biz de onların izlerine bağlı kalanlarız”.
S.Türkmen 43:23
24
(o peygamberlerden her biri) dedi ki: “Ben size, atalarınızı üzerinde bulduğunuz yoldan daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?” Onlar da dediler ki: “Şüphesiz ki biz, gönderildiğin şeyi inkâr edicileriz.”
S.Türkmen 43:24
25
Biz de onlardan intikam aldık. Öyleyse bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?
S.Türkmen 43:25
26
Hani bir ZAMAN İbrahim babasına ve halkına şöyle demişti: “Ben, sizin kulluk ettiklerinizden kesinlikle uzağım.
S.Türkmen 43:26
27
Beni yaratan hariç! Şüphesiz O, bana doğru yolu gösterendir.”
S.Türkmen 43:27
28
(İbrahim) bu sözü, ardında kalıcı bir söz yaptı ki, onlar doğru yola dönsünler.
S.Türkmen 43:28
29
Doğrusu bunları ve babalarını kendilerine apaçık gerçeği ortaya koyan, bir elçi gelinceye kadar yaşatıp geçindirdim.
S.Türkmen 43:29
30
Gerçek kendilerine gelince; “Bu bir büyüdür, biz onu inkâr edicileriz” dediler.
S.Türkmen 43:30