Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Zümer 1 / 75
1
Bu kitabın indirilmesi; üstün/çok güçlü, hâkim olan/doğru karar veren Allah tarafındandır.
S.Türkmen 39:1
2
Şüphesiz biz sana, gerçekleri haber veren kitabı indirdik. Öyleyse (başkalarına değil, yalnız) Allah’a kul ol, dini yalnız Allah’tan (Kur’an’dan) öğren!
S.Türkmen 39:2
3
Iyi bilin ki, hâlis/yegâne din yalnız Allah’ındır. O’ndan başkasını evliya/dostlar edinenler: “Onlar bizi Allah’a daha yaklaştırıcı olsunlar diye, onlara kulluk ediyoruz/etraflarında toplanıyoruz” (derler). Elbette ki Allah; aralarında ihtilâfa düştükleri konuyla ilgili kararını/hükmünü verecektir. Şüphesiz Allah; yalancı, kâfir (gerçekleri bilerek gizleyen) kişiyi doğru yola iletmez!
S.Türkmen 39:3
4
Şayet Allah; bir çocuk edinmek/sahibi olmak isteseydi, yaratmakta olduklarından dilediğini seçerdi. O, böyle bir şeyden uzaktır/yücedir. O, tek olan, kahredici Allah’tır!
S.Türkmen 39:4
5
Gökleri ve yeryüzünü hak ile/herşeye haklar vererek yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine sarıyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneş’i ve Ay’ı buyruğu altına almıştır. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar (dönerek) akıp gider! İyi bilin ki O; üstün olandır, çok çok bağışlayandır.
S.Türkmen 39:5
6
Sizi, bir tek nefisten/hücreden/döllenmiş yumurtadan yarattı, sonra da ondan (hücreden) eşini var etti/belirledi. Ve sizin için hayvanlardan da sekiz çift oluşturdu. Sizi annelerinizin karınlarında; bir yaratıştan bir yaratışa geçirerek, üç katlı karanlık içinde (evreden evreye geçirerek) yaratıyor! Sizin Rabbiniz Allah işte budur! Mülk O’nundur. O’ndan başka İlâh yoktur. Nasıl oluyor da çevriliyorsunuz?
S.Türkmen 39:6
7
Eğer nankörlük ederseniz; şüphesiz Allah size muhtaç değil zengindir! O, kulları için inkâra/küfre razı olmaz! Eğer şükrederseniz, sizin için onu kabul eder. Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez! Sonra, dönüşünüz Rabbinizin huzurunadır. O size, yapmış olduklarınızı haber verecektir. Çünkü O, gönüllerin saklamakta olduklarını çok iyi bilendir.
S.Türkmen 39:7
8
Işte (böyle): İnsana bir darlık dokunduğu zaman; Rabbine içtenlikle yönelerek O’na yalvarır. Sonra, ona katından bir nimet verdiğinde; daha önce O’na yalvarmış olduğunu unutur! Ve Allah’a, O’nun yolundan sapmak/saptırmak için ortaklar koşar. De ki: “İnkârınla biraz daha zevklenerek yararlan! Şüphesiz sen ateş halkındansın.”
S.Türkmen 39:8
9
Hiç bu (inkârcı/nankör) kimse; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, ahiretten korkan ve Rabbinin rahmetini uman kimse gibi midir? De ki: ‘Hiç bilen(iman eden)lerle bilmeyen(iman etmeyen)ler bir olur mu?’ Doğrusu ancak, aklını doğru kullananlar anlar/düşünüp öğüt alır.
S.Türkmen 39:9
10
De ki; “(Allah şöyle buyurur): Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının. Bu dünyada iyi davranan kimselere iyilik vardır. Allah’ın arzı/yeri/toprağı geniştir! Ancak sabredenlere, ücretleri hesapsız olarak ödenecektir.”
S.Türkmen 39:10
11
De ki: “Şüphesiz bana; dini O’na özgü kılarak, Allah’a ibadet etmem emredildi!
S.Türkmen 39:11
12
Ve bana; (aklederek, anlayarak, içtenlikle) Allah’a itaat edenlerin/teslim olanların ilki olmam emredildi.”
S.Türkmen 39:12
13
De ki: “Eğer Rabbime isyan edersem; doğrusu büyük bir günün azabından korkarım.”
S.Türkmen 39:13
14
De ki: “Ben hiçbir baskı altında olmaksızın Allah’a ibadet ediyorum.
S.Türkmen 39:14
15
Siz de O’nun yanında dilediğiniz şeye ibadet ediyorsunuz!” De ki: “Şüphesiz hüsrana uğrayanlar kendilerini ve ailelerini kıyamet günü hüsrana uğratan kimselerdir. Dikkat edin, işte bu apaçık hüsrandır.”
S.Türkmen 39:15
16
Onların üstlerinden kendileri için ateşten gölgeler ve altlarından da öyle gölgeler vardır! İşte Allah kullarını bununla sakındırıyor. “Ey kullarım! Öyleyse, Benden korkup sakının!”
S.Türkmen 39:16
17
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
S.Türkmen 39:17
18
Onlar sözü dinlerler, onun en güzeline uyarlar! İşte onlar, Allah’ın önerdiği yolda giden kimselerdir. Temiz akıl sahipleri, işte onlardır!
S.Türkmen 39:18
19
Üzerine azap sözü hak olmuş kimseyi, ateşte iken sen mi kurtaracaksın?
S.Türkmen 39:19
20
Fakat, rablerinden korkanlara gelince; onlar için üst üste yapılmış, altlarından nehirler akan yüksek konaklar vardır. Bu Allah’ın sözü! Allah sözünden caymaz!..
S.Türkmen 39:20
21
Görmedin mi/gözünde canlandırmadın mı? Allah gökyüzünden bir su indirdi, onu yerin içindeki menbalara/kaynaklara geçirdi. Sonra onunla, rengarenk/renkleri çeşitli ekinler çıkarıyor. Sonra ekin kurur, sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra onu kuru çöp yapar. Şüphesiz bunda temiz akıl sahipleri için bir öğüt vardır.
S.Türkmen 39:21
22
Allah’ın göğsünü İslâm’a açtığı kimse (Peygamber), Rabbinden bir ışık/yol gösterici (Kur’an) üzere olmaz mı? Allah’ın zikrine (Kur’an’a) karşı önyargılı olanlara, yazıklar olsun! Apaçık bir sapıklık içinde olanlar, işte onlardır!
S.Türkmen 39:22
23
Allah kitabını/kur’an’ını en güzel kelamla/sözün en güzeliyle, ikişerli (olumlusu olumsuzuyla) örnekler vererek indirdi. Rablerinden korkan kişiler (onu ve anlamını okuyorlarken onun etkisinde kalırlar), ondan derileri ürperir! Sonra derileri ve kalpleri Allah’ın zikri (Kur’an) ile huzur bulur. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir! Onunla, dileyen (doğru yola gelmek isteyen) kimseyi doğru yola iletir. Allah; sapıklığı seçip (o yönde) birşeyler yapanı da, sapkınlığında bırakır. Artık onun doğru yolu gösteren bir kılavuzu yoktur.
S.Türkmen 39:23
24
Kim yüzünü kıyamet günü azabın en kötüsünden koruyabilir? Zalimlere: “Kazanmış olduğunuzu tadın!” denilir.
S.Türkmen 39:24
25
Onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Fakat azap onlara farkına varmadıkları bir yönden geldi!
S.Türkmen 39:25
26
Allah onlara, dünya hayatı içinde rezilliği tattırdı. Elbette ahiretin azabı daha büyüktür. Şayet bilmiş olsalardı!
S.Türkmen 39:26
27
Işte biz, ant olsun ki, insanlar için; bu Kur’an’ın içinde her türlü misali verdik. Düşünüp ibret alsınlar, diye.
S.Türkmen 39:27
28
Arapça (anladıkları dilde) bir Kur’an olarak. Eğrisi büğrüsü olmayan çelişkisiz (bir Kur’an!) Umulur ki, korunup sakınırlar!
S.Türkmen 39:28
29
Allah; birbiriyle çekişip duran ortakları olan bir adam ile, yalnız bir kişiye bağlı bir adamı örnek verdi. Örnek olarak, o ikisi hiç bir olur mu? Övgü yalnız Allah içindir. Fakat onların birçoğu bilmiyor.
S.Türkmen 39:29
30
Şüphesiz, sen öleceksin. Şüphesiz, onlar da ölüp gidecekler!
S.Türkmen 39:30