Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Kasas 1 / 88
1
Ta, sin, Mim.
S.Türkmen 28:1
2
Bunlar, apaçık kitabın ayetleridir.
S.Türkmen 28:2
3
Sana musa’nın ve Firavun‘un haberlerinden bir kısmını okuyoruz. Doğru habere inanan bir toplum için gerçek şekliyle.
S.Türkmen 28:3
4
Gerçekten firavun yeryüzünde büyüklendi. İnsanları çeşitli partilere/tarikatlara böldü. Onlardan bir grubu zayıflatmaya çalışarak, oğullarını boğazlıyor ve kadınlarını sağ bırakıyordu. Gerçekten o bozgunculardan idi.
S.Türkmen 28:4
5
Istiyorduk ki, yeryüzünde zayıflatılan kimselere iyilikte bulunalım, onları liderler/önderler yapalım ve mirasçılar kılalım,
S.Türkmen 28:5
6
Ve yeryüzünde onları söz sahibi/hâkim kılalım; Firavun’a, Hâman’a ve onların ordularına, korkuyor oldukları şeyleri gösterelim!..
S.Türkmen 28:6
7
Musa’nın annesine şöyle vahyettik: “Onu emzir. Başına bir şey gelmesinden korktuğun zaman, onu suya/nil nehrine bırak! Korkma ve üzülme! Çünkü Biz onu sana tekrar geri vereceğiz. Ve onu, gönderilen elçilerden kılacağız.”
S.Türkmen 28:7
8
Nihayet firavun ailesi onu aldı; kendilerine karşı çıkan biri ve üzüntü veren biri olabilir, diye düşünmediler. Gerçekten Firavun, Hâman ve ikisinin orduları, hata yaparak yanılanlar idiler!
S.Türkmen 28:8
9
Firavun’un karısı dedi ki: “(Bu çocuk) sana da bana da göz aydınlığı! Onu öldürmeyin. Belki bize bir faydası olur. Ya da onu evlât ediniriz.” Oysa onlar ne yaptıklarını bilmiyorlardı!
S.Türkmen 28:9
10
Musa’nın annesi ise gönlü bomboş olarak sabahladı. Neredeyse işi açığa vuracaktı; inananlardan olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık!
S.Türkmen 28:10
11
Ve annesi Musa’nın kızkardeşine dedi ki: “Onu takip et.” O da onlar farkına varmadan onu uzaktan gözetledi.
S.Türkmen 28:11
12
Daha önce süt verenlerin sütünü emmeyi ona engelledik. Musa’nın kızkardeşi dedi ki: “Sizin için onun bakımını üstlenecek bir aileyi göstereyim mi? Onlar ona nasihat (güzel öğretmenlik) de ederler.”
S.Türkmen 28:12
13
Böylelikle onu annesine geri verdik; (annesinin) gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah‘ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin! Fakat onların birçoğu bilmiyorlar.
S.Türkmen 28:13
14
Derken (Musa), güçlü çağına erişip (zihnen) iyice olgunlaşınca; ona hüküm ve ilim verdik. İyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
S.Türkmen 28:14
15
(Musa) halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi. Orada dövüşen iki adam gördü. Birisi kendi taraftarı, diğeri ise düşmanlık yapanlardandı. Kendi taraftarı olan kimse, düşmanlık yapan kimseye karşı ondan yardım istedi. Musa da diğerine (ayırmak için) bir yumruk attı, o da derhal ölüverdi. Dedi ki: “Bu (dövüş) şeytanın işindendir! Gerçekten o; apaçık, saptırıcı/saldırgan bir düşmandır!”
S.Türkmen 28:15
16
Dedi ki: “Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim, beni bağışla!” O da onu bağışladı. Çünkü O; çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
S.Türkmen 28:16
17
Dedi ki: ”Rabbim! Bana verdiğin nimetlere karşılık, bundan böyle suçlulara yardım etmeyeceğim.”
S.Türkmen 28:17
18
Korku içinde gözetleyerek şehirde sabahladı. Bir de baktı ki, dün kendisinden yardım isteyen kişi, yine kendisinden yardım istiyor. Musa ona dedi ki: “Şüphesiz sen; apaçık, azgın birisin!”
S.Türkmen 28:18
19
Sonunda; ikisine de (Musa ve taraftarına) düşman olan o kişiyi, yakalamak istediği zaman dedi ki: “Ey Musa! Dün bir kişiyi öldürdüğün gibi, beni de mi öldürmek istiyorsun? Sen sadece yeryüzünde bir zorba olmak istiyorsun, düzeltenlerden olmak istemiyorsun.”
S.Türkmen 28:19
20
Şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi; “Ey Musa! İleri gelenler senin hakkında aralarında konuşuyorlar; seni öldürmek için! Hemen burayı terket! Ben sana öğüt verenlerdenim” dedi.
S.Türkmen 28:20
21
Oradan korku içinde etrafı kollayarak hemen çıktı. “Rabbim! Beni zalim kavimden kurtar” dedi.
S.Türkmen 28:21
22
Medyen‘e doğru yöneldiğinde de: “Umarım ki Rabbim beni doğru yola eriştirir” dedi.
S.Türkmen 28:22
23
Derken medyen suyuna varınca, suyun başında hayvanlarını sulayan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de, hayvanlarını sudan uzakta tutan iki kız gördü: “Sizin durumunuz nedir?” dedi. Dediler ki: “Çobanlar sulayıp çekilmedikçe biz sulayamayız; babamız ise çok yaşlı birisidir.”
S.Türkmen 28:23
24
Hemen onların sürülerini suladı. Sonra, gölgeye çekildi: “Rabbim!” dedi. “Doğrusu ben bana bahşedeceğin her hayra öyle muhtacım ki!”
S.Türkmen 28:24
25
Az sonra utangaç bir şekilde yürüyerek, iki kızdan birisi ona geldi. Dedi ki: “Babam seni çağırıyor; bizim için sulamanın ücretini ödeyecek.” (Musa) ona (kızların babasının yanına) geldiğinde, başından geçen olayı ona anlattı. “Korkma!” dedi. “Zalim bir kavimden kurtuldun.”
S.Türkmen 28:25
26
O kızlardan birisi dedi ki: “Babacığım onu ücretle çoban tut. Şüphesiz ücretli tuttuğun kişilerin en hayırlısı budur! Üstelik güvenilir güçlü birisi!”
S.Türkmen 28:26
27
Dedi ki: “Şu iki kızımdan birini, sekiz yıl kalarak hizmet etmen karşılığında, sana nikâhlamak istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan bu senin tarafından iyilik olur. Ben sana sıkıntı vermeyi istemem. İnşAllah beni salihlerden bulacaksın.”
S.Türkmen 28:27
28
(Musa) dedi ki: “Bu seninle benim aramdadır. İki süreden hangisini yerine getirirsem getireyim, bana düşmanlık yok. Allah dediğimiz üzerine vekildir.”
S.Türkmen 28:28
29
Ve musa sonunda süreyi tamamlayınca, ailesi ile geceleyin yola çıktı. Tur’un yanında bir ateş gördü, ailesine dedi ki: “Siz oturup bekleyin ben bir ateş gördüm. Belki ben ondan size bir haber veya ateşten bir kor getiririm. Belki böylece ısınırsınız.”
S.Türkmen 28:29
30
Oraya gelince mübarek yerdeki, vadinin sağ yanında olan ağaç istikametinden seslenildi: “Ey Musa! Şüphesiz Ben âlemlerin Rabbi Allah’ım!
S.Türkmen 28:30