Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
O Allah Kİ; hiçbir kusuru, eksiği yoktur. Geceleyin kulunu; Mescidi Haram’dan, çevresini bereketli kıldığımız En Uzak Mescid’e iletti. Ayetlerimizden bir kısmını kendisine göstermek için![*] Şüphesiz O; işitendir, görendir.
S.Türkmen 17:1
2
Biz, musa’ya kitap verdik, onu İsrailoğulları’na kılavuz yaptık; ‘Benden başkasını vekil edinmeyin’.
S.Türkmen 17:2
3
(ey) nuh ile beraber taşıdığımız kimselerin nesli! Şüphesiz o, çok şükreden bir kul idi.
S.Türkmen 17:3
4
Kitap’ta (m.ö. yaşamış) İsrailoğulları’na şu hükmü verdik: “Yeryüzünde iki defa fesat/karışıklık çıkardınız ve çok böbürlendiniz, zorbalık ettiniz.
S.Türkmen 17:4
5
Ilkinde üzerinize güçlü kullarımızı gönderdik. Evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yapılması gereken ilahi bir kanun idi.
S.Türkmen 17:5
6
Sonra tekrar size, onları yenme imkanı verdik. Ve sizi mallarla, oğullarla destekledik. Ve savaşçılarınızı çoğalttık.
S.Türkmen 17:6
7
Iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz. Ve eğer kötülük ederseniz o da kendi aleyhinizedir. İkincisinde yine yüzlerinizi kötü duruma düşürdüler. (Üzüntüden yüzlerinizin asılmasına sebep oldular.) Ve ilk kez girdikleri gibi yine mescide girdiler ve ele geçirdiklerini mahvettiler.
S.Türkmen 17:7
8
(bundan sonra) belki Rabbiniz size acır. Eğer siz dönerseniz Biz de döneriz. Cehennemi kâfirler için yapmışız, kuşatıcı bir zindan!”
S.Türkmen 17:8
9
Gerçek şu Kİ; bu Kur’an en doğru olan yola iletir ve salih amel/faydalı işleri en iyi şekilde yapan müminlere, kendileri için büyük bir ödülün olduğunu müjdeler.
S.Türkmen 17:9
10
Ahirete (gelecekteki sonsuzluğa) inanmayan kimselere gelince, onlar için can yakıcı bir azap hazırlamışızdır.
S.Türkmen 17:10
11
Insan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua eder. Pek acelecidir insan!
S.Türkmen 17:11
12
Geceyi ve gündüzü iki âyet yaptık/işâret olarak yarattık. Baksanıza, gecenin âyetini/işâretini giderdik/kaldırdık/sildik ve gündüzün ayetini de aydınlatıcı yaptık. Böylece hem Rabbinizden bir rızık arayasınız, hem de yılların sayısını ve hesabını bilesiniz! İşte Biz, herşeyi açık açık dile getiriyoruz.
S.Türkmen 17:12
13
Her insanın yapıp ettiğini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için, kendisini açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.
S.Türkmen 17:13
14
“kitabını oku. Hesapçı olarak bugün sana nefsin yeter.”
S.Türkmen 17:14
15
Kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için doğru yola gelmiş olur! Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü taşımaz! Ve Biz, bir elçi göndermedikçe azap ediciler değiliz!
S.Türkmen 17:15
16
Yıkımı hak eden bir kent yıkılmadan önce, onun varlıklı azgın kimseleri emir sahibi olur; orada suç işleyip bozgunculuk yaparlar. Üzerlerine azap yasası gerçekleşir... Biz de onları mahvederiz, orayı tamamen darmadağın ederek!
S.Türkmen 17:16
17
Nuh’tan sonra nice nesilleri helâk ettik. Kullarının günahlarını haber alıcı ve görücü olarak Rabbin yeter.
S.Türkmen 17:17
18
Kim bu çabuk geçen dünyayı isterse orada istediğimiz kişiye, onun için varettiğimiz kadarını veririz! Sonra da ona (sonsuz kalmak üzere) cehennemi vatan kılarız. Kovulmuş, kınanmış olarak oraya yaslanır.
S.Türkmen 17:18
19
Kim de ahireti isterse ve mümin olarak, ona uygun bir çaba ile çalışır, koşturursa; işte bunlara çalışmalarının karşılığı verilmiş olur.
S.Türkmen 17:19
20
Hepsine; onlara da bunlara da Rabbinin lütfundan (dünyada) uzatırız. Rabbinin lütfu (insanların bir kısmıyla) sınırlı değildir!
S.Türkmen 17:20
21
Bak! kimini kiminden kabiliyetli yarattık. Elbette ahiret dereceler bakımından daha büyüktür ve nimeti/ikramı da daha büyüktür.
S.Türkmen 17:21
22
(ey insan), Allah ile birlikte başka bir ilâh edinme! Yoksa kınanmış yalnız başına bırakılmış olarak oturup kalırsın.
S.Türkmen 17:22
23
Rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemek ve annebabaya iyi davranmak görevini verdi. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi, senin yanında ihtiyarlığa ulaşırsa onlara ilgisiz davranma, onları (‘öf annebaba ya’ diyerek) azarlama ve onlara saygılı (davranarak); güzel, hoş sözler söyle!
S.Türkmen 17:23
24
Onlara merhametten dolayı alçak gönüllü/şefkatli ol. De ki: “Rabbim! Onlara (anne ve babama) merhamet et; küçükken beni merhametle/şefkatle yetiştirdikleri gibi!”
S.Türkmen 17:24
25
Rabbiniz, nefislerinizin içindeki şeyleri daha iyi bilir. Eğer siz; faydalı, iyi kişiler olursanız; şüphesiz, O da tövbe edip yönelenleri bağışlayandır.
S.Türkmen 17:25
26
Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. Ama gereksiz yere saçıpsavurma!
S.Türkmen 17:26
27
Şüphesiz saçıpsavuranlar şeytanların kardeşleri olmuşlardır. Şeytan ise, Rabbine karşı nankör olmuştur.
S.Türkmen 17:27
28
Eğer, rabbinden umduğun bir nimeti bekleyerek onlardan yüz çevirmek zorunda kalırsan, hiç değilse onlara uygun hoş/güzel (rahatlatacak) bir söz söyle!
S.Türkmen 17:28
29
Cimri olma! Savurganlık da yapma! Yoksa, ihtiyaç içinde oturur kalırsın/sıkıntıya düşersin.
S.Türkmen 17:29
30
Şüphesiz senin Rabbin rızkı, dilediği kadar açar (yaratır) ve kısar. Şüphesiz O, kullarından haberi olandır, görendir.
S.Türkmen 17:30