Ana SayfaMealler › Sadık Türkmen
ST

Sadık Türkmen

Bu mealle oku
Sadık Türkmen meali ile okumaya başla
Yusuf 1 / 111
1
Elif, lâm, Ra. BUNLAR, apaçık kitabın ayetleridir.
S.Türkmen 12:1
2
Biz onu Arapça (anladığınız dilde) bir Kur’an olarak indirdik. Ki aklınızı kullanarak onu kavrayıp özümlemeniz için.
S.Türkmen 12:2
3
Gerçekten biz sana kıssaların/olayların en güzelini anlatıyoruz, bu Kur’an’ı sana vahyetmemizle!.. Oysa sen bundan önce (vahiy nedir) bilmeyenlerden idin!
S.Türkmen 12:3
4
Hani bir ZAMAN Yusuf babasına dedi ki: “Ey babacığım! Ben, onbir yıldız, Güneş ve Ay’ı gördüm. Onlar yere kapanarak beni saygı ile selamlıyorlardı!”
S.Türkmen 12:4
5
“yavrum!” dedi. “Rüyanı kardeşlerine anlatma, sana bir tuzak kurabilirler. Çünkü şeytan, insan için apaçık saldırgan bir düşmandır.
S.Türkmen 12:5
6
Böylece rabbin seni seçecek ve sana olayların yorumunu öğretecek. Sana ve Yakup soyuna nimetini tamamlayacak. Daha önce ataların; İbrahim’e ve İshak’a nimetini tamamladığı gibi! Şüphesiz Rabbin; bilir ve doğru hüküm/karar verendir.”
S.Türkmen 12:6
7
Ant olsun Yusuf’ta ve kardeşlerinde soranlar için ibretler vardır.
S.Türkmen 12:7
8
Bir vakit demişlerdi: “Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgilidir. Oysa biz, büyük bir topluluğuz. Elbette babamız apaçık bir yanlışlık içindedir.”
S.Türkmen 12:8
9
“yusuf’u öldürün veya onu belirsiz bir yere atıp bırakın ki, babanızın yüzü yalnız size kalsın. Ondan sonra da, iyiler topluluğu olursunuz.”
S.Türkmen 12:9
10
Onlardan bir sözcü dedi ki: “Yusuf’u öldürmeyin, onu kuyunun dibine salıverip bırakın da kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız.”
S.Türkmen 12:10
11
“ey babamiz!” dediler. “Neyin var, neden Yusuf’a karşı bize güvenmiyorsun? Oysa biz, onun iyiliğini isteyenleriz.
S.Türkmen 12:11
12
Yarın, bizimle birlikte onu da gönder, gönlünce gezsin ve oynasın. Şüphesiz ki biz onu koruruz...”
S.Türkmen 12:12
13
Dedi ki: “Onu götürmeniz, beni çok üzer; onu kurdun yemesinden korkarım, siz ondan habersizken!”
S.Türkmen 12:13
14
Dediler ki: “Biz güçlü bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse o zaman, demek ki biz beceriksiz hüsrana uğramış kişileriz.”
S.Türkmen 12:14
15
Nitekim onu götürüp, kuyunun derinliklerine atmaya topluca karar verdiklerinde; ona şöyle vahyettik: “Ant olsun sen onlara, kendileri hiç farkına varamadıkları bir sırada, bu yaptıklarını haber vereceksin.”
S.Türkmen 12:15
16
Ve akşamleyin, ağlayarak babalarına geldiler.
S.Türkmen 12:16
17
“ey babamız!” dediler. “Gerçek şu ki; biz gittik, yarışıyorduk, Yusuf’u da yiyeceğimizin yanında bırakmıştık. Ancak, onu kurt yemiş! Gerçi, doğru söyleyenlerden olsak bile, sen bize inanmazsın.”
S.Türkmen 12:17
18
Üzerine yalandan kan sürülmüş olan gömleğini getirdiler. Dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp kötü bir işe sürükledi! Artık çarem, güzelce sabır! Yardım istenen ancak Allah’tır, sizin bu uydurmalarınıza karşı!”
S.Türkmen 12:18
19
Ve bir yolcu kafilesi çıkageldi, sucularını kuyuya gönderdiler. O da kovasını sarkıttı. “Hey, müjde müjde! Bu bir erkek çocuk!” dedi. Onu satmak için sakladılar. Oysa Allah yaptıkları şeyleri en iyi bilendi.
S.Türkmen 12:19
20
Onu değersiz bir fiyata, birkaç dirheme sattılar. Onlar zaten ona karşı isteksiz idiler.
S.Türkmen 12:20
21
Misir’da onu satın alan kişi, karısına dedi ki: “Ona değer vererek, güzel bak. Belki bize faydası dokunur veya onu evlatlık edinebiliriz!” İşte böylece o yerde, Yusuf’a geniş imkanlar sağladık ki; düşlerin/rüyaların yorumunu ona öğretelim. Allah emrini mutlaka yerine getirendir. Fakat insanların birçoğu bilmez.
S.Türkmen 12:21
22
Yusuf, güç ve kuvvetine ulaşınca; kendisine Hikmet/problem çözme bilimi ve İlim (doğruluğu ispat edilmiş kesin bilgi) verdik. İyi davrananları, işte böyle mükâfatlandırırız.
S.Türkmen 12:22
23
Ve barındığı evin hanımefendisi ona kur yaptı ve kapıları kilitleyerek: “Haydi gelsene!” dedi. “Allah’a sığınırım! Benim Rabbim bana çok iyilikte bulundu. Şüphesiz ki, hainler asla iflah (başarılı) olamazlar” dedi.
S.Türkmen 12:23
24
Gerçek şu ki, kadın onu arzulamıştı. Rabbinin kesin delilini yakinen görmeseydi, o da meyledebilirdi. İşte böylece; son derece kötü ve çirkin olan işten uzak durmayı başardı. Şüphesiz ki o, muhlis/gönülden bağlı kullarımızdandı!
S.Türkmen 12:24
25
Ikisi de kapıya doğru koştular. Kadın, onun gömleğini arkadan çekip yırttı. Tam kapının yanında kadının efendisiyle karşılaştılar. Kadın dedi ki: “Ailene bir kötülük yapmak isteyen kişinin cezası nedir? Hapsedilmesi veya can yakıcı bir azap değil midir?”
S.Türkmen 12:25
26
Dedi ki: “Onun kendisidir bana istediğini yaptırmak isteyen!” Kadının ailesinden biri, konuyla ilgili şöyle hakemlik etti: “Eğer onun gömleği, önden yırtılmışsa; bu durumda kadın doğru söylemiştir ve o yalancılardandır.
S.Türkmen 12:26
27
Eğer onun gömleği arkadan yırtılmışsa, kadın yalan söylemiştir ve o doğrulardandır.”
S.Türkmen 12:27
28
Gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, kadının kocası dedi ki: “Şüphesiz bu sizin tuzağınızdandır. Gerçekten sizin tuzağınız büyüktür!”
S.Türkmen 12:28
29
”yusuf! sen geç bunu (bu olayın üstünde durma). (Ey kadın) sen de günahının bağışlanmasını dile!.. Çünkü sen büyük bir hata yapanlardan oldun!”
S.Türkmen 12:29
30
Ve şehirde birtakım kadınlar dediler ki: “Aziz’in/Vezir’in hanımı, uşağına/kölesine/hizmetlisine kur yapmış. Sevda onu yakmış kavurmuş! Doğrusu biz onu apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz.”
S.Türkmen 12:30