Ana SayfaMealler › Ömer Öngüt
ÖÖ

Ömer Öngüt

Ömer Öngüt meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun!
Ö.Öngüt 68:1
2
Resulüm! Andolsun ki sen Rabbinin nimeti sayesinde mecnun (deli) değilsin.
Ö.Öngüt 68:2
3
Senin için tükenmeyen bir mükâfat var.
Ö.Öngüt 68:3
4
Ve sen hiç şüphesiz ki büyük bir ahlâka sahipsin.
Ö.Öngüt 68:4
5
Yakında sen de göreceksin, onlar da görecekler.
Ö.Öngüt 68:5
6
Hanginizin aklından zoru olduğunu.
Ö.Öngüt 68:6
7
Doğrusu senin Rabbin, yolundan sapanları çok iyi bilir. Hidayete erip doğru yolda olanları da O çok iyi bilir.
Ö.Öngüt 68:7
8
O halde (hakikatı) yalan sayanlara boyun eğme!
Ö.Öngüt 68:8
9
Onlar senin yumuşak ve müsamahalı davranmanı isterler ki, kendileri de sana yumuşak davransınlar.
Ö.Öngüt 68:9
10
Resulüm! Sakın itaat (ve iltifat) etme, alabildiğine yemin eden aşağılığa.
Ö.Öngüt 68:10
11
Daima kusur arayıp kınayana, söz götürüp getirene.
Ö.Öngüt 68:11
12
İyiliği engelleyen, haddi aşan günahkâra.
Ö.Öngüt 68:12
13
Kaba ve haşin, bütün bunlardan sonra soysuzlukla damgalanmış kimselerden hiçbirine.
Ö.Öngüt 68:13
14
Çok mal ve oğulları var diye.
Ö.Öngüt 68:14
15
Ona âyetlerimiz okunduğu zaman: "Eskilerin masallarıdır!" der.
Ö.Öngüt 68:15
16
Biz yakında onun burnuna damga vurup işaretleyeceğiz.
Ö.Öngüt 68:16
17
Biz vaktiyle bahçe sahiplerine belâ verdiğimiz gibi, bunlara da belâ verdik. Hani o bahçe sahipleri, sabah olunca bahçeyi mutlaka devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Ö.Öngüt 68:17
18
Bir istisna da yapmıyorlardı.
Ö.Öngüt 68:18
19
Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından gönderilen kuşatıcı bir âfet bahçeyi sarıverdi.
Ö.Öngüt 68:19
20
Bahçe kapkara kesildi.
Ö.Öngüt 68:20
21
Sabah olurken birbirine seslendiler:
Ö.Öngüt 68:21
22
"Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsulünüzün başına gidin!"
Ö.Öngüt 68:22
23
Derken fısıldaşa fısıldaşa yola koyuldular:
Ö.Öngüt 68:23
24
"Aman, bugün orada hiçbir yoksul yanımıza sokulmasın!"
Ö.Öngüt 68:24
25
(Yoksullara yardım etmeye) güçleri yettiği halde, böyle konuşarak erkenden gittiler.
Ö.Öngüt 68:25
26
Fakat bahçeyi gördüklerinde: "Herhalde biz yolumuzu şaşırmış olmalıyız!" dediler.
Ö.Öngüt 68:26
27
"Yok yok! Doğrusu biz mahrum bırakılmışız. "
Ö.Öngüt 68:27
28
İnsaflıları şöyle dedi: "Ben size demedim mi? Rabbinizi tesbih etmeniz gerekmez miydi?"
Ö.Öngüt 68:28
29
"Rabbimizi tesbih ederiz. Doğrusu biz zâlimlermişiz. " dediler.
Ö.Öngüt 68:29
30
Dönüp kabahati birbirine yüklemeye başladılar.
Ö.Öngüt 68:30