Ana SayfaMealler › Ömer Öngüt
ÖÖ

Ömer Öngüt

Ömer Öngüt meali ile okumaya başla
Kaf 1 / 45
1
Kaf. O şerefli Kur'an'a yemin olsun ki!
Ö.Öngüt 50:1
2
Aralarından bir uyarıcının gelmiş olmasına şaştılar da, kâfirler şöyle dediler: "Bu şaşılacak bir şey!"
Ö.Öngüt 50:2
3
"Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (diriltileceğiz)? Bu akla uzak bir dönüştür. "
Ö.Öngüt 50:3
4
Biz toprağın onlardan neleri eksilttiğini muhakkak bilmekteyiz. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir kitap (Levh-i mahfuz) vardır.
Ö.Öngüt 50:4
5
Hayır! Onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar karışık bir durum içindedirler.
Ö.Öngüt 50:5
6
Onlar üstlerindeki göğü nasıl donatmışız bir bakmazlar mı? Onda hiçbir çatlak da yok!
Ö.Öngüt 50:6
7
Yeryüzünü döşedik, oraya sabit dağlar yerleştirdik. Onda her güzel çiftten yetiştirdik.
Ö.Öngüt 50:7
8
Bunlar Allah'a yönelen her kula gönül gözünü açmak, ona ibret vermek içindir.
Ö.Öngüt 50:8
9
Gökten bereketli bir su indirdik. Onunla bahçeler ve biçilecek taneli ekinler bitirdik.
Ö.Öngüt 50:9
10
Birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları.
Ö.Öngüt 50:10
11
Kullarına rızık olmak üzere ve biz o su ile ölü bir toprağa can verdik. İşte insanların çıkışı (dirilmesi) de böyledir.
Ö.Öngüt 50:11
12
Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud da yalanlamıştı.
Ö.Öngüt 50:12
13
Âd, Firavun ve Lut'un kardeşleri de yalanlamışlardı.
Ö.Öngüt 50:13
14
Eyke halkı ve Tubba' kavmi de. Bütün bunlar peygamberlerini yalanladılar, tehdidim (azabım) da onlara hak oldu.
Ö.Öngüt 50:14
15
Biz ilk yaratışta güçsüz mü düştük? Hayır! Onlar yeni bir yaratılıştan şüphe içindedirler.
Ö.Öngüt 50:15
16
Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler verdiğini de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.
Ö.Öngüt 50:16
17
Sağında ve solunda oturan, amellerini yakalayıp tesbit eden iki yazıcı melek vardır.
Ö.Öngüt 50:17
18
O bir söz atmaya dursun, mutlaka yanında onu gözetleyen, söylediği her sözü zapteden (bir melek) hazır bulunur.
Ö.Öngüt 50:18
19
Ölüm sarhoşluğu bir gün gerçekten gelir. "İşte bu senin öteden beri korkup kaçtığın şeydir. " denir.
Ö.Öngüt 50:19
20
Sûra üfürülür. İşte bu geleceği vâdedilen gündür.
Ö.Öngüt 50:20
21
Herkes beraberinde bir sürücü bir de şâhid bulunduğu halde gelir.
Ö.Öngüt 50:21
22
Ona: "Andolsun ki sen bundan gâfildin, işte şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık, bugün artık gözün keskindir. " denir.
Ö.Öngüt 50:22
23
Beraberindeki arkadaşı: "İşte bu yanımdaki hazırdır. " der.
Ö.Öngüt 50:23
24
Allah şöyle buyurur: "Ey sürücü ve şahid! Haydi ikiniz atın cehenneme her inatçı nankör kâfiri!"
Ö.Öngüt 50:24
25
"Hayra, iyiliklere bütün hızıyla engel olan azgın zalim şüpheciyi!"
Ö.Öngüt 50:25
26
"O ki, Allah ile beraber başka bir ilâh edinmişti. Haydi, atın şiddetli azabın içine!"
Ö.Öngüt 50:26
27
Yanındaki arkadaşı der ki: "Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım, fakat o kendisi derin bir sapıklık içindeydi!"
Ö.Öngüt 50:27
28
Allah şöyle buyurur: "Benim huzurumda çekişmeyin! Size daha önce bunu bildirmiştim. "
Ö.Öngüt 50:28
29
"Benim huzurumda söz değiştirilmez ve ben kullara aslâ zulmetmem. "
Ö.Öngüt 50:29
30
O gün cehenneme: "Doldun mu?" deriz. O da: "Daha yok mu?" der.
Ö.Öngüt 50:30