Ana SayfaMealler › Ömer Öngüt
ÖÖ

Ömer Öngüt

Ömer Öngüt meali ile okumaya başla
Rum 1 / 60
1
Elif. Lâm. Mim.
Ö.Öngüt 30:1
2
Rumlar (İranlılar'a) mağlup oldular.
Ö.Öngüt 30:2
3
Arzın size en yakın yerinde. Amma onlar bu yenilgilerinden sonra mutlaka gâlip geleceklerdir.
Ö.Öngüt 30:3
4
Bir kaç yıl içinde. Önünde de sonunda da emir Allah'ındır. (Rumların İranlıları yendikleri) o gün, müminler sevineceklerdir.
Ö.Öngüt 30:4
5
Allah'ın yardımı ile. O, dilediğine yardım eder ve O Azîz'dir, çok merhametlidir.
Ö.Öngüt 30:5
6
Bu Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden aslâ caymaz. Amma insanların çoğu bilmezler.
Ö.Öngüt 30:6
7
Onlar dünyâ hayatının yalnız görünen dış kısmını bilirler. Ahiretten ise tamamen habersizdirler.
Ö.Öngüt 30:7
8
Onlar kendi içlerinde hiç düşünmediler mi? Allah gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları ancak hak ile ve belirli bir süre için yaratmıştır. Doğrusu insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.
Ö.Öngüt 30:8
9
Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin âkibetlerinin nasıl olduğunu görmediler mi? Onlar kendilerinden daha güçlü idiler. Yeryüzünü kazıp alt-üst etmişler ve onu bunların imar ettiklerinden daha çok imar etmişlerdi. Peygamberleri onlara da nice açık deliller getirmişlerdi. Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.
Ö.Öngüt 30:9
10
Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkibetleri pek kötü oldu.
Ö.Öngüt 30:10
11
Allah ilkin mahlûkunu yaratır, ölümünden sonra onu tekrar diriltir. Sonunda O'na döndürüleceksiniz.
Ö.Öngüt 30:11
12
O saat başladığı (kıyamet koptuğu) gün, günahkârlar (korku ve ümitsizlik) içinde susup kalırlar.
Ö.Öngüt 30:12
13
Allah'a ortak koştukları şeylerden hiçbiri kendilerine şefaatçı olamaz. Zaten onlar ortaklarını da inkâr ederler.
Ö.Öngüt 30:13
14
O saat başladığı (kıyamet koptuğu) gün, işte o gün birbirinden ayrılırlar.
Ö.Öngüt 30:14
15
İman edip sâlih ameller işleyenler, bir bahçe içinde mesut olurlar.
Ö.Öngüt 30:15
16
Kâfir olup âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.
Ö.Öngüt 30:16
17
O halde siz akşama ulaştığınızda ve sabaha kavuştuğunuzda Allah'ı tesbih edin.
Ö.Öngüt 30:17
18
Göklerde ve yerde hamd O'na mahsustur. Gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde de (Allah'ı tesbih edin).
Ö.Öngüt 30:18
19
O, ölüden diri çıkarır, diriden de ölü çıkarır. Yeryüzünü ölümünden sonra O canlandırır. (Ey insanlar!) İşte siz de kabirlerinizden böylece çıkarılacaksınız.
Ö.Öngüt 30:19
20
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) biri de sizi topraktan yaratmış olmasıdır. Sonra hemen birer insan olarak yeryüzüne yayılırsınız.
Ö.Öngüt 30:20
21
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de, kendileriyle kaynaşmanız için, kendi cinsinizden eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet koymasıdır. Şüphesiz ki bunda iyi düşünen bir topluluk için âyetler (ibretler) vardır.
Ö.Öngüt 30:21
22
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de gökleri ve yeri yaratması, dillerinizi ve renklerinizi değişik yapmasıdır. Şüphesiz ki bunda âlimler için ibretler vardır.
Ö.Öngüt 30:22
23
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de, gece olsun gündüz olsun uyumanız, lütfundan (rızık) aramanızdır. Şüphesiz ki bunda işiten bir topluluk için âyetler (ibretler) vardır.
Ö.Öngüt 30:23
24
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de, size hem korku hem de ümit vermek için şimşeği göstermesi, gökten su indirip onunla ölümünden sonra yeryüzüne hayat vermesidir. Şüphesiz ki bunda aklını kullanan bir topluluk için âyetler (ibretler) vardır.
Ö.Öngüt 30:24
25
O'nun âyetlerinden (varlığının delillerinden) birisi de, göğün ve yerin O'nun emriyle durmasıdır. Sonra sizi yerden bir tek dâvetle çağırdığı zaman, hemen çıkıverirsiniz.
Ö.Öngüt 30:25
26
Göklerde ve yerde olanlar hep O'nundur. Hepsi O'na boyun eğer.
Ö.Öngüt 30:26
27
Önce yaratan, ölümünden sonra tekrar dirilten O'dur. Bu O'nun için pek kolaydır. Göklerde ve yerde bulunan en yüce sıfatlar O'nundur. Ve O Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.
Ö.Öngüt 30:27
28
Allah size kendinizden bir temsil getirdi. Size rızık olarak verdiğimiz şeylerde, ellerinizin altındaki köleleriniz içinden ortaklarınız bulunmasını; ortaklık hususunda birbirinizden korkup endişelendiğiniz gibi onlardan korkarak sizinle onların eşit olmasını ve kendinizi saydığınız gibi onları saymanızı ister misiniz? İşte biz aklını kullanacak bir topluluk için âyetleri böyle açıklarız.
Ö.Öngüt 30:28
29
Hayır! O zulmedenler körü körüne heveslerine uymuşlardır. Allah'ın saptırdığı kimseleri kim doğru yola eriştirebilir? Onların yardımcıları da yoktur.
Ö.Öngüt 30:29
30
Hakk'a yönelerek kendini Allah'ın insanlara yaratılıştan verdiği dine ver. Zira Allah'ın yaratışında değişme yoktur. Bu, dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Ö.Öngüt 30:30