Ana SayfaMealler › Ömer Öngüt
ÖÖ

Ömer Öngüt

Ömer Öngüt meali ile okumaya başla
Furkan 1 / 77
1
Âlemlerin uyarıcısı olsun diye kuluna hakkı bâtıldan ayırdeden Kur'an'ı indiren Allah'ın şânı ne yücedir.
Ö.Öngüt 25:1
2
O Allah ki göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur. Hiçbir çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. Her şeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, mukadderatını tayin etmiştir.
Ö.Öngüt 25:2
3
Onlar Allah'ı bırakıp bir takım ilâhlar edindiler. Ki onlar hiçbir şeyi yaratamazlar, zaten kendileri yaratılmışlardır. Kendilerine bile ne zarar ne de fayda veremezler. Ne kimseyi öldürebilirler, ne kimseye hayat verebilirler, ne de yeniden diriltebilirler.
Ö.Öngüt 25:3
4
İnkâr edenler: “Bu Kur'an olsa olsa onun uydurduğu bir yalandır. Başka bir topluluk da bu hususta kendisine yardım etmiştir. ” dediler. Böylece onlar kesin bir haksızlığa ve iftiraya başvurmuşlardır.
Ö.Öngüt 25:4
5
Yine onlar dediler ki: “Kur'an eskilerin masallarıdır, başkalarına yazdırmış, sabah akşam kendisine okunmaktadır. ”
Ö.Öngüt 25:5
6
Resulüm! De ki: “Onu göklerdeki ve yerdeki sırları bilen Allah indirmiştir. O çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. ”
Ö.Öngüt 25:6
7
Ve dediler ki: “Bu ne biçim peygamber! Yemek yiyor, çarşılarda dolaşıyor. Kendisine bir melek indirilip, onunla birlikte o da uyarıcı olmalıydı!”
Ö.Öngüt 25:7
8
“Yahut kendisine bir hazine atılmalı veya meyvelerinden yiyeceği bir bahçesi olmalı değil miydi?” O zâlimler: “Siz ancak büyülenmiş bir adama uyuyorsunuz. ” dediler.
Ö.Öngüt 25:8
9
Bir bak, senin hakkında ne biçim temsiller getirdiler ve saptılar. Artık bir daha da yol bulamazlar.
Ö.Öngüt 25:9
10
Şânı ne yücedir o Allah'ın ki, eğer dilerse sana onların söylediklerinden daha hayırlısını, altından ırmaklar akan cennetler verir ve senin için köşkler ihsan eder.
Ö.Öngüt 25:10
11
Üstelik onlar kıyameti de yalanladılar. Biz o saati yalanlayanlara alevli bir ateş hazırladık.
Ö.Öngüt 25:11
12
Cehennem onları uzak bir yerden gördüğü zaman, onlar bunun müthiş gazaplanışını ve uğultusunu işitirler.
Ö.Öngüt 25:12
13
Elleri boyunlarına bağlanarak o ateşin dar bir yerine atıldıkları zaman, orada ölümü çağırırlar.
Ö.Öngüt 25:13
14
“Bugün bir ölümü çağırmayın, birçok ölüm çağırın!”
Ö.Öngüt 25:14
15
De ki: “Bu mu daha hayırlıdır, yoksa muttakilere vaad olunan Huld cenneti mi?” Orası onlar için bir mükâfattır ve bir varış yeridir.
Ö.Öngüt 25:15
16
Ebedî kalacakları cennetlerde, diledikleri her şeyi bulurlar. Çünkü bu, Rabbinin yerine getirilmesi istenen bir vaadidir.
Ö.Öngüt 25:16
17
O gün Rabbin onları ve Allah'ı bırakıp da taptıkları şeyleri toplar ve: “Şu kullarımı siz mi saptırdınız, yoksa kendileri mi yoldan çıktılar?” diye sorar.
Ö.Öngüt 25:17
18
Derler ki: “Seni tenzih ederiz, seni bırakıp da başka dostlar edinmek bize yaraşmaz. Sen onlara ve atalarına bol nimetler verdin, sonunda da seni anmayı unuttular ve helâkı hak olan bir topluluk olup çıktılar. ”
Ö.Öngüt 25:18
19
Söylediklerinizde sizi yalancı çıkardılar. Artık ne kendinizden azabı çevirmeye gücünüz yeter, ne de bir yardım görebilirsiniz. Sizden kim zulmederse büyük bir azap tattıracağız.
Ö.Öngüt 25:19
20
Resulüm! Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberler de hiç şüphesiz yemek yerler ve çarşılarda dolaşırlardı. Sabredecek misiniz diye bazınızı bazınıza fitne kıldık. Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir.
Ö.Öngüt 25:20
21
Bize kavuşmayı ummayanlar: “Bize melekler indirilmeliydi, ya da Rabbimizi görmeliydik. ” dediler. Andolsun ki onlar kendi kendilerine büyüklenmişler ve azgınlıkta haddi aşmışlardır.
Ö.Öngüt 25:21
22
Melekleri görecekleri gün, işte o gün suçlulara hiçbir sevinç haberi yoktur ve: “(Size sevinmek) yasaktır yasak!” derler.
Ö.Öngüt 25:22
23
Yaptıkları her işi ele alır, onu toz-duman ederiz.
Ö.Öngüt 25:23
24
O gün cennetliklerin kalacakları yer çok iyi, dinlenip barınacakları yer çok güzeldir.
Ö.Öngüt 25:24
25
O gün gök beyaz bulutlar halinde parçalanacak ve melekler bölük bölük indirileceklerdir.
Ö.Öngüt 25:25
26
O gün gerçek hükümranlık Rahman olan Allah'ındır. Kâfirler için ise çok çetin bir gündür.
Ö.Öngüt 25:26
27
O gün zâlimlerden her biri ellerini ısırarak: “Ne olurdu, ben de Peygamber'in maiyyetinde bir yol edineydim!” der.
Ö.Öngüt 25:27
28
“Vah başıma gelene! Keşke falancayı dost edinmeseydim!”
Ö.Öngüt 25:28
29
“Andolsun ki beni zikirden, bana Kur'an gelmişken o saptırdı. Şeytan insanı yapayalnız ve yardımcısız bırakıyor. ”
Ö.Öngüt 25:29
30
Peygamber dedi ki: “Ey Rabbim! Doğrusu kavmim bu Kur'an'ı büsbütün terkettiler. ”
Ö.Öngüt 25:30