Ana SayfaMealler › Ömer Nasuhi Bilmen
ÖN

Ömer Nasuhi Bilmen

Bu mealle oku
Ömer Nasuhi Bilmen meali ile okumaya başla
Ankebut 1 / 69
1
Elif, Lâm, Mîm.
Ö.N.Bilmen 29:1
2
İnsanlar, «İmân ettik» demeleriyle bırakılacaklarını ve kendilerinin imtihan edilmeyeceklerini mi sanıverdiler?
Ö.N.Bilmen 29:2
3
Andolsun ki, onlardan evvelkileri de imtihan ettik, elbette ki, sadâkatte bulunanları da ve yalancı olanları da bilir.
Ö.N.Bilmen 29:3
4
Yoksa kötülükleri yapanlar, Bizden kaçıp kurtulacaklarını mı sandılar? Hükmettikleri şey ne kadar fena!
Ö.N.Bilmen 29:4
5
Her kim Allah'a kavuşmayı ümit ederse elbette Allah'ın tayin ettiği müddet, herhalde gelicidir ve o bihakkın işitendir, bilendir.
Ö.N.Bilmen 29:5
6
Ve her kim mücâhedede bulunursa ancak kendi nefsi için mücâhedede bulunmuş olur. Şüphe yok ki Allah, elbette âlemlerden müstağnidir.
Ö.N.Bilmen 29:6
7
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular. Elbette onların kötülüklerini (af ile) setrederiz. Ve elbette onları işlemiş oldukları şeyin en güzeli ile mükâfaatlandırırız.
Ö.N.Bilmen 29:7
8
Ve insana anası ve babası hakkında güzellik tavsiye ettik. Maamafih senin için kendisine hiçbir bilgi olmayan bir şeyi bana şerik koşasın diye uğraşırlarsa o zaman onlara itaat etme. Dönüşünüz Bana'dır. Artık ne yapar olduklarınızı size haber vereceğim.
Ö.N.Bilmen 29:8
9
O kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular elbette onları sâlihler arasına girdireceğiz.
Ö.N.Bilmen 29:9
10
Ve nâstan öylesi de vardır ki, «Allah'a imân ettik,» der. Sonra Allah uğrunda bir eziyete uğrasa nâsın fitnesini Allah'ın azabı gibi telakki eder. Celâlim hakkı için Rabbinden bir nusret gelecek olunca da elbette diyeceklerdir ki: «Biz de muhakkak sizinle beraber bulunduk.» Allah, âlemlerin sinelerinde olanı en ziyâde bilen değil midir?
Ö.N.Bilmen 29:10
11
Ve elbette ki, Allah imân edenleri bilir ve münafık olanları da bilir.
Ö.N.Bilmen 29:11
12
Ve o kâfir olanlar, imân edenlere dedi ki: «Bizim yolumuza tâbi olun ve biz sizin hatalarınızı yüklenelim.» Halbuki onlar, bunların hatalarından bir şey yüklenici değildirler. Şüphe yok ki, onlar elbette yalancılardır.
Ö.N.Bilmen 29:12
13
Ve elbette ki, onlar kendi ağırlıklarını ve kendi ağırlıklarıyla beraber nice ağırlıkları da yükleneceklerdir. Ve elbette iftira eder oldukları şeylerden Kıyamet gününde sual olunacaklardır.
Ö.N.Bilmen 29:13
14
Celâlim hakkı için, Biz Nûh'u kavmine gönderdik, artık aralarında elli yılı müstesna, bin sene durdu. Nihâyet onlar, zalimler oldukları halde kendilerini tufan yakaladı.
Ö.N.Bilmen 29:14
15
Fakat Biz onu ve gemi arkadaşlarını necâta erdirdik ve onu (O hadiseyi) âlemler için bir ibret kıldık.
Ö.N.Bilmen 29:15
16
İbrahim'i de (yâd et) O vakit ki, kavmine dedi: «Allah'a ibadet edin ve O'ndan korkun. Bu, sizin için eğer bilir kimseler oldunuz iseniz, pek hayırlıdır.»
Ö.N.Bilmen 29:16
17
«Siz ancak Allah'ın gayrı olan putlara ibadet ediyorsunuz ve yalan uyduruyorsunuz, Allah'tan başka kendilerine tapındığınız şeyler, şüphe yok ki, sizin için bir rızka malik olamazlar. Artık rızkı Allah'ın indinde arayınız ve ona ibadet ediniz ve ona şükreyleyiniz, siz (ancak) O'na döndürüleceksiniz.»
Ö.N.Bilmen 29:17
18
«Ve eğer tekzîp ederseniz, muhakkak ki, sizden evvel bir nice ümmetler de tekzîp ettiler. Peygamber üzerine de apaçık tebliğden başka bir şey yoktur.»
Ö.N.Bilmen 29:18
19
Görmediler mi ki, Allah, halkı bidayeten nasıl var ediyor, sonra da onu geri çevirir. Şüphe yok ki, bu, Allah'a göre kolaydır.
Ö.N.Bilmen 29:19
20
De ki: «Yerde yürüyünüz de bir bakınız ki, yaratmaya nasıl başlamış? Allah Teâlâ sonra da ahiret hayatını vücûda getirecektir. Şüphe yok ki Allah Teâlâ, her şey üzerine ziyâdesiyle kâdirdir.»
Ö.N.Bilmen 29:20
21
Dilediği kimseye azap eder ve dilediği kimseye de merhamet buyurur. Ve O'na döndürüleceksiniz.
Ö.N.Bilmen 29:21
22
Ve siz O'nu ne yerde ve ne de gökte aciz bırakıcılar değilsiniz ve sizin için Allah'tan başka bir velî, bir yardımcı da yoktur.
Ö.N.Bilmen 29:22
23
Ve o kimseler ki, Allah'ın âyetlerini ve O'na kavuşmayı inkar ettiler, işte onlar, benim rahmetimden ümitlerini kestiler ve işte onlar için pek acıklı bir azap vardır.
Ö.N.Bilmen 29:23
24
Artık (İbrahim aleyhisselâm'ın) kavminin cevabı, «O'nu öldürünüz veya O'nu yakınız,» demekten başka olmadı. Fakat Allah O'nu ateşten kurtardı. Şüphe yok ki bunda imân edecekler olan bir kavim için elbette ibretler vardır.
Ö.N.Bilmen 29:24
25
Ve dedi ki: «Siz dünya hayatınızda aranızda bir sevişme (sebebi) olmak için Allah'ın gayrı putları iltizam etmiş oldunuz. Sonra Kıyamet gününde bâzınız bazınıza küfredecek ve bazınız bazınıza lânet eyleyecektir, varacağınız yer de ateştir ve sizin için yardımcılardan (bir kimse) de yoktur.»
Ö.N.Bilmen 29:25
26
Bunun üzerine ona Lût kavmi imân etti ve dedi ki: «Şüphe yok, ben Rabbime bir hicret ediciyim. Muhakkak ki azîz, hâkim olan O'dur O.»
Ö.N.Bilmen 29:26
27
Ve O'na İshak'ı ve Yakub'u bağışladık ve nübüvveti ve kitabı O'nun zürriyetinde kıldık ve O'na dünyada mükâfaatını verdik ve şüphe yok ki, O ahırette de elbette sâlih olanlardandır.
Ö.N.Bilmen 29:27
28
Lût'u da (yâd et) o vakit ki, kavmine dedi: «Şüphe yok, siz elbette öyle pek fâhiş bir harekette bulunuyorsunuz ki, sizden evvel âlemlerden hiç bir fert, onu irtikap etmiş değildir.»
Ö.N.Bilmen 29:28
29
«Siz hâlâ erkeklere gidecek ve yolu kesecek ve toplantılarınızda çirkin şeyleri yapacakmısınız?» Artık (O'nun) kavminin cevabı, «Eğer sen sâdıklardan isen bize Allah'ın gazabını getir» demekten başka olmadı.
Ö.N.Bilmen 29:29
30
Dedi ki: «Yarabbi! O müfsitler olan kavim üzerine bana nusret ver.»
Ö.N.Bilmen 29:30