Ana SayfaMealler › Adem Uğur
AU

Adem Uğur

Adem Uğur
Adem Uğur meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki,
A.Uğur 68:1
2
Sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.
A.Uğur 68:2
3
Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
A.Uğur 68:3
4
Ve sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin.
A.Uğur 68:4
5
(Sen de) göreceksin, onlar da görecekler,
A.Uğur 68:5
6
Hanginizde delilik olduğunu yakında.
A.Uğur 68:6
7
Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir, hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.
A.Uğur 68:7
8
O halde, (hakikati) yalan sayanlara boyun eğme!
A.Uğur 68:8
9
Onlar isterler ki, sen yumuşak davranasın da onlar da sana yumuşak davransınlar.
A.Uğur 68:9
10
Şunların hiçbirine itâat etme: Yemin edip duran, aşağılık,
A.Uğur 68:10
11
(Herkesi) kötüleyen, söz götürüp getiren,
A.Uğur 68:11
12
Hayra engel olan, mütecâviz ve saldırgan günahkar,
A.Uğur 68:12
13
Kaba ve kötülükle damgalı,
A.Uğur 68:13
14
Mal ve oğullar sahibi olmuş diye (böyle yolunu şaşırmış)
A.Uğur 68:14
15
Ona âyetlerimiz okunduğu zaman o, "Öncekilerin masalları!" der.
A.Uğur 68:15
16
Biz yakında onun burnuna damga vuracağız (kibirini kırıp rezil edeceğiz).
A.Uğur 68:16
17
Biz, vaktiyle "bahçe sahipleri" ne belâ verdiğimiz gibi, onlara da belâ verdik. Hani onlar (bahçe sahipleri), sabah olurken (kimse görmeden) onu (mahsullerini) devşireceklerine yemin etmişlerdi.
A.Uğur 68:17
18
Onlar istisna da etmiyorlardı.
A.Uğur 68:18
19
Fakat onlar daha uykudayken Rabbinin katından (gönderilen) kuşatıcı bir âfet (ateş) bahçeyi sarıverdi de,
A.Uğur 68:19
20
Bahçe kapkara kesildi.
A.Uğur 68:20
21
Sabah olurken birbirlerine seslendiler.
A.Uğur 68:21
22
Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye.
A.Uğur 68:22
23
Derken yürüyorlardı; fısıldaşıyorlardı.
A.Uğur 68:23
24
Sakın bugün hiçbir yoksul bahçeye girip yanınıza sokulmasın diye.
A.Uğur 68:24
25
(Evet yoksullara yardıma) güçleri yettiği halde, onları yardımdan mahrum etmek niyet ve azmi ile erkenden yola düştüler.
A.Uğur 68:25
26
Fakat bahçeyi gördüklerinde: Mutlaka yolumuzu şaşırmış olmalıyız! dediler.
A.Uğur 68:26
27
Yok yok, doğrusu biz mahrum bırakılmışız!
A.Uğur 68:27
28
İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size "Rabbinizi tesbih etsenize" dememiş miydim?
A.Uğur 68:28
29
Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
A.Uğur 68:29
30
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.
A.Uğur 68:30