Ana SayfaMealler › Mustafa İslamoğlu

Mustafa İslamoğlu

Bu mealle oku
Mustafa İslamoğlu meali ile okumaya başla
İnşirah 1 / 8
1
SENİN[⁵⁷⁸⁵] gönlüne ferahlık vermedik mi?[⁵⁷⁸⁶] [5785] Lafzen: “senin için”. Bu, hem “sen benim için kul kadar yaparsan, Ben de senin için Allah kadar yaparım” vurgusuna, hem de “ne yaptıksa senin için, senin lehine yaptık” vurgusuna sahiptir. [5786] Kur’an’da şerh, olumlu ve olumsuz anlamlarıyla beş yerde geçer. Hepsi de Mekkîdir ve hepsi de göğse nisbetle kullanılır. Göğüs ise, ister tekil (sadr) ister çoğul (sudûr) kullanılsın, organ anlamında hiç gelmez. “Gönül, zihin” karşılığında kullanılır. Şerh, Zümer 22 ve En’âm 125’te “iç aydınlanma” ile sonuçlanmış, Tâhâ 25’te “kolaylık ve dilden düğüm çözme” ile bitişik kullanılmıştır. Buradaki ferahlatmanın niteliğini devamındaki âyetler açıklamaktadır.
M.İslamoğlu 94:1
2
Ve yükünü sırtından kaldırmadık mı?
M.İslamoğlu 94:2
3
Ki o yük belini iki büklüm etmişti!
M.İslamoğlu 94:3
4
Ve senin[⁵⁷⁸⁷] şanını yüceltmedik mi?[⁵⁷⁸⁸] [5787] Lafzen: “senin için”. Bkz: 1. âyetin ilk notu. [5788] Zımnen: Senin adını vasfı zikr olan Kur’an’da anarak; ya da: Sen gelmeden senin geleceğini müjdeleyerek (Krş: 61:6); veya: seni âlemlere rahmet kılarak; yahut: Adını dillere destan ederek. Zımnen: Bunu, gelecek hakkında müjdeli haber taşıyan Duhâ 4-5 gibi vahiyler ve peygamberlikle yaptık. Vahiy ve peygamberlik muhatabının hem sorumluluğu artırarak yükünü ağırlaştırıyor (kavlen sakîlen: “ağır bir söz” 73:5), hem de müjdeli vahiyler ve nübüvvetin şerefiyle yükünü hafifletiyordu. İşte hemen arkadan gelen 5 ve 6. âyetler, mesânî olan vahyin çift kutuplu tabiatına uygun olan bu özelliğini dile getirmektedirler. Zemahşerî, adını yüceltmeyi, Nebi’nin adının şehadet getirirken, ezan okurken, kamet getirirken, namazın teşehhüdünde, hutbelerde, yine Kur’an’da, “Allah ve Rasulü..”, “Rasule itaat Allah’a itaattir”, “Allah’a itaat edin Rasulüne itaat edin”, “Allah’ın Rasulü” gibi ibarelerde Allah’ın adıyla yan yana zikredilmesi olarak açıklamıştır.
M.İslamoğlu 94:4
5
Sözün özü: zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık vardır.[⁵⁷⁸⁹] [5789] “Sözün özü” fasiha fâsının bu bağlamdaki en uygun karşılığıdır. Nasıl ki her gece iki gündüz arasındadır, her zorluk da iki kolaylık arasındadır. Asla bir zorluk iki kolaylığa galip gelemez.
M.İslamoğlu 94:5
6
Evet, evet; zorlukla beraber mutlaka tarife sığmaz bir kolaylık vardır.[⁵⁷⁹⁰] [5790] Veya fânın talil vurgusuyla: “Demek ki, zorlukla beraber mutlaka tarifsiz bir kolaylık varmış; bundan böyle de zorlukla beraber tarifsiz bir kolaylık mutlaka var olacaktır.” Bu iki âyetin tefsiri sadedinde şu hadis nakledilir: “Bir zorluk iki kolaylığa asla galip gelemez”. Bununla bir dil kuralına atıf yapılmıştır. Kur’an lisanında marife isim tekrar ederse ikincisi birincinin aynı olduğu için ikisi tek kabul edilir, nekira isim tekrar ederse ikincisinin birincisinden farklı olduğu anlamına gelir. Belirli gelen “zorluk” tek kabul edilirken, belirsiz gelen “kolaylık” iki sayılmış, hadiste birin ikiye galip gelemeyeceği vurgulanmıştır (Ferrâ). Zorluktaki belirlilik ahd içinse “bazı zorluklarla birlikte kolaylık var, ama bazılarıyla birlikte yoktur” vurgusu kazanır. Kolaylıktaki belirsizlik de kolaylığın çok çeşitli ve sınırsızlığına delâlet eder (et-Tefsiru’l-Beyani I, 71).
M.İslamoğlu 94:6
7
Şu halde, bir zorluğu aştığında yılma, başka bir işe giriş![⁵⁷⁹¹] [5791] Veya: “Zorluğu aşınca tebliğe devam et”; veya “bir işi halledince başka bir işle yorul”; ya da nasbın lügat mânasına dayanarak: “işini hallettiğinde arkasında dur” (Aynı fiilin buna yakın bir anlamda dağlara nisbetle kullanıldığı bir yer için bkz: 88:19). Tercihimiz, sözün bağlamına ve nasbın “nasib” anlamına dayanmaktadır. Zımnen: Sen işi yor, iş seni değil. Her zorluğun beraberindeki kolaylığı gör ve tatil değil tebdil yaparak bir başka işle dinlen. Ehl-i Beyt okulu, “yerine bir başkasını tayin et!” anlamında fensıb okumuştur.
M.İslamoğlu 94:7
8
Ve (yüzünü) yalnız Rabbine dön; artık hep (O’na) meylet![⁵⁷⁹²] [5792] Zımnen: “Yalnız Senden yardım isteriz” (1:4) sözüne sadık kal! Madem Rabbin sana rağbet etti, sen de Rabbine rağbet et! Zira O’ndan başka hiçbir şey rağbete değmez.
M.İslamoğlu 94:8
İnşirah suresi tamamlandı