1
YAZIKLAR olsun o yolsuzluk yapanlara[⁵⁶²²]
[5622] Tatfîf, zıt anlamlı tabiatıyla hem maddî hem mânevî olarak, ölçme ve değerlendirmede “kendine yontan” mantığı ifade eder. Bu işin ölçü ve tartı aletleriyle yapılması şart değildir. Zaten her türlü haksız kazancın merkezinde, yamuk ölçen bir akıl ve tasavvur yatar. Mutaffifînin günümüzdeki karşılığı “yolsuzluk yapanlar”, yapılan şeyin adı da “yolsuzluk”tur.
2
ki; kendileri başkalarından alacakları zaman noksansız isterler,
3
ama başkaları için ölçüp tarttıkları zaman hak yerler.
4
Onlar sanmazlar mı ki tekrar diriltilecekler;
5
dehşetli bir günde (hesaba çekilecekler);
6
o gün bütün insanlar âlemlerin Rabbi huzuruna dikilecekler.
7
ARTIK YETER! Sorumsuzluğu tıynet edinenlerin[⁵⁶²³] kaydı, elbet Siccîn’de (arşivlenecek).
[5623] Fuccâr Kur’an’da muttakîn ve ebrârın karşıtı olarak kullanılır (Bkz: 38:28, not 3; 82:13-14).
8
Ama Siccîn nedir, bilir misin sen?[⁵⁶²⁴]
[5624] Zımnen: Dirayetle (akılla) bilemezsin, o halde rivayetle (vahiyle) öğren!
9
O (Siccîn) sayısal değerlerle korunmuş bir kayıttır.
10
O gün vay haline yalanlayanların;
11
onlar Hesap Günü’nü yalanlıyorlar;
12
halbuki onu ancak haddi aşan günahkârlar yalanlar:
13
ne zaman (Hesap Günü’nü hatırlatan) âyetlerimiz kendilerine okunsa, “geçmişin masalları” dediler.
14
Ondan daha da beter: yaptıkları kalplerini tümüyle paslandırmıştır.
15
Bundan daha beteri de var: Elbet onlar o gün Rablerinden perdelenecekler;[⁵⁶²⁵]
[5625] Krş: 3:77. Bu âyet, Allah’ın âhirette görülmesiyle ilgili yorumlara konu olmuştur. Oysa bu âyetin Allah’ın bizatihi görülmesi konusuyla alakası yoktur. Zira Kur’an bu konuda son sözü söylemiştir: “Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O’nu kuşatamaz, fakat O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır” (6:103)
16
sonra onlar gözleri faltaşı gibi açan bir azaba sokulacaklar;[⁵⁶²⁶]
[5626] Veya sâlûnun kök anlamına atfen: “Cehennemle doğrultulacaklar”.
17
sonra kendilerine denilecek ki: “işte sizin yalanlamayı âdet edindiğiniz hakikat budur”
18
KESİNLİKLE evet! İyilerin kaydı da ‘Illiyyûn’da (arşivlenecek);
19
Ve ‘Illiyyûn nedir, bilir misin sen?
20
O (yine) sayısal değerlerle koruma altına alınmış bir kayıttır;
21
onu Allah’a yakın olanlar izleyebilir.[⁵⁶²⁷]
[5627] Yeşheduhû fiili, bunun “okunan” değil “görülüp izlenen” bir kayıt olduğunun delilidir.
22
Şüphe yok ki iyiler tarifsiz nimetler içinde yüzecekler;
23
Ebedî huzur ve saadet makamında[⁵⁶²⁸] (rahatlarına) bakacaklar;
[5628] Lafzen: “koltuklarında”. Cehennemliklere ilişkin 15. âyetin mukabilidir.
24
yüzlerinde sonsuz mutluluğun tarifsiz parıltısını göreceksin.
25
Kişiye özel[⁵⁶²⁹] tarifsiz bir içki ikram edilecek;
[5629] Lafzen: “ağzı mühürlü”. Bu, seri üretim değil kişiye özel oluşun göstergesidir. Allah için her kul özeldir. Özgün ve özel kulluklara, özgün ve özel ikramları ifade eder. Yuşrabûne yerine yuskavne gelmesi, hizmetin kusursuzluğunu ifade içindir. Yuşrabûne içmek için ayağına gidilen su, yuskavne içenin ayağına gelen sudur.
26
o, içenin ağzında misk kokusu bırakacak;[⁵⁶³⁰] işte bu nedenle yarışmak isteyenler, artık bu uğurda yarışsınlar!
[5630] Hıtâmuhu misk, lafzen “sonu misk olacak”, zımnen “mutlu son” anlamına gelir. Yani: mukaddes hayat yolculuğunun müebbet yolcusu olan insan, yoldan çıkmadan yürürse, yolun sonu cennete çıkacak.
27
Onun katkı maddesi, (Cennetin) zirvesinden dolacak;
28
Allah’a yakın olanların içtiği tarifsiz bir kaynaktan…
29
NE VAR Kİ günah bataklığına gömülmüş olanlar, bir zamanlar iman edenlere gülerlerdi;
30
ve ne zaman onlarla karşılaşsalar kaş-göz ederlerdi;
Sonraki 6 ayet →