Ana SayfaMealler › Mustafa İslamoğlu

Mustafa İslamoğlu

Bu mealle oku
Mustafa İslamoğlu meali ile okumaya başla
Münafikun 1 / 11
1
İKİYÜZLÜLER sana geldiklerinde, “Biz şahadet ederiz ki sen kesinlikle Allah’ın Rasulü’sün”[⁵¹¹¹] derler. Allah da biliyor ki, gerçekten de sen O’nun Rasulü’sün; ama Allah şuna da şahadet eder ki, ikiyüzlüler kesinlikle yalancıdırlar.[⁵¹¹²] [5111] Tekit ve yeminlerinin çokluğu, kalplerindeki inkârın çokluğuna delâlet eder. [5112] Kapsamlı bir okuma Kur’an’da geçen münafıkların tek tip olmadığı sonucunu verir. Vahiyden yola çıkarak üç sınıfa ayırabiliriz: 1) İnanmadığı halde inanmış görünenler (2:8-16). 2) Bocalayanlar (4: 60-62, 137, 143; 9:44-45; 22,11). 3) Kalbi hastalıklı olanlar (8:49; 33:12). Münafık tabiatlı birinde kimi zaman nifakın bu üç hali farklı veya eş zamanlı olarak tezahür edebildiği gibi, imanla nifak arasında geçişler de yaşanabilmektedir. Münafıkları bir de tavırları açısından üç sınıfa ayırabiliriz: 1) İtikadi münafıklar. 2) Ameli münafıklar. 3) Siyasî münafıklar.
M.İslamoğlu 63:1
2
Onlar yeminlerini kalkan yapıp (arkasına saklandılar),[⁵¹¹³] bu yolla Allah yolundan saptılar: Elbet yaptıkları şey pek fenadır. [5113] Lafzen: “kalkan edindiler”.
M.İslamoğlu 63:2
3
Bunun nedeni, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleridir; sonunda kalplerine mühür vurulmuştur:[⁵¹¹⁴] artık onlar (imanın hakikatini) kavrayamazlar. [5114] Adeta kalp suç aleti olarak tescil edilmiş, İlâhî mahkemeye suç aleti olarak getirilmek üzere mühürlenmiştir. İmandan sonra inkârın mazereti yoktur. Zımnen: Akıl tutulmasına uğramışlar, köstebek gibi gözleri görmez olmuştur.
M.İslamoğlu 63:3
4
Onları gördüğünde kalıpları hoşuna gider; konuşacak olsalar sözlerine kulak verirsin: elbise giydirilmiş[⁵¹¹⁵] kalas gibidir onlar.[⁵¹¹⁶] Her çığlığı kendi aleyhlerine sanırlar; onlar kökten düşmandırlar: artık onlara karşı dikkatli ol! Allah kahretsin onları: Nasıl da savruluyorlar![⁵¹¹⁷] [5115] Musennedeh, “uzun bir gömleği kısa bir gömleğin altına giymektir” (Lisân). Ağaç köküyle irtibatını kaybedince haşeb olur. Yani: Münafık, fıtrat ve ruh köküyle bağını koparmış kişidir. [5116] Abdullah b. Ubey, Muğis b. Kays, Ced b. Kays ve benzeri tipler içlerindeki kokuşmuşluğu dışlarına yaptıkları yatırımla kapatırlardı. Böyle yapmak, değerden yırtıp fiyata yamamak, hakikati imaja kurban etmekti. Zımnen: Kâfirin tipik özelliklerinden biri, imanı bırakıp imaja yatırım yapmasıdır. [5117] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 35:3, not 8.
M.İslamoğlu 63:4
5
Ve onlara: “Gelin, Rasulullah size mağfiret dilesin!” denildiğinde, başlarını çevirirler;[⁵¹¹⁸] ve sen onların küstahça bir kibir içinde çekip gittiklerini görürsün.[⁵¹¹⁹] [5118] Allah Rasûlü’nün misyonunun bir parçası da mü’minler için dua etmesiydi (3:159; 9:103; 2:151). Zımnen: Kendileri tevbe etmedikçe senin onlar için tevbe etmenin bir yararı yok (9:80). [5119] İbn Ubey’in yalancılığı âyetle ortaya çıkınca, “Rasulullah’a git, kendin için istiğfar talebinde bulun!” derler. Çaresiz bir baş hareketiyle, “iman etmemi istediniz ettim; zekât vermemi söylediniz verdim; geriye Muhammed’e secde etmekten başka ne kaldı?” demişti (Taberî). Bu tarihten sonra çok yaşamayıp maskelerin sıyrılacağı yere gitti.
M.İslamoğlu 63:5
6
Onlar için mağfiret dilesen de mağfiret dilemesen de, hiçbir şey değişmez: Allah onları asla bağışlamayacaktır; çünkü Allah yoldan çıkmış bir topluluğa rehberliğini bahşetmez.
M.İslamoğlu 63:6
7
Onlar, “Rasulullah’ın yanındakilere yardımda bulunmayın ki (etrafından) dağılıp gitsinler” diyen kimselerdir. Bakın, göklerin ve yerin hazineleri Allah’a aittir; fakat münafıklar (bu gerçeği bile) kavramazlar.
M.İslamoğlu 63:7
8
Onlar “Şehre döndüğümüzde şerefli olan (biz)ler şerefsiz olanları oradan elbet sürüp çıkaracaktır” diyorlar. Ama şeref Allah’a, O’nun Rasulüne ve mü’minlere aittir:[⁵¹²⁰] gel gör ki, ikiyüzlüler (bunu bile) bilmezler. [5120] Saygınlığın gerçek kaynağı Allah’tır. İnsan saygınlığını Allah’tan alır. Allah’tan kopan, saygınlığından da kopar. Onurluluk sorumluluktur, sorumluluk takvâdır.
M.İslamoğlu 63:8
9
SİZ ey iman edenler! Ne mallarınız ne de çocuklarınız, Allah’ı sizin gündeminizden düşürmesin.[⁵¹²¹] Kim bunu yaparsa, asıl kaybedenler bunlardır işte... [5121] Krş: “Beni anın ki ben de sizi anayım” (2:152, not 290). Zımnen: Dilin zikri akleden kalbin zikrinin neticesi, eylemin zikrinin de şahidi olmalıdır. Bu ikisinden kopuksa zikir değildir. Allah’ı unutmanız, Allah’ın sizi unutması ve sizi size unutturmasıyla sonuçlanır (59:19). Mal ve evlad kesif olan dünyaya aittirler. Latif olan Allah ile Latif’in letafetinin tecellisi olan ruh arasına kesif olanı sokmayınız. İnfak, insanın malı Allah’la arasından çekip çıkarması demektir.
M.İslamoğlu 63:9
10
Sizden birine ölüm gelip de, “Rabbim! Bana bir miktar daha süre tanısaydın da ben de hayır hasenat yapıp[⁵¹²²] iyilerden olsaydım!” diyeceği (o gün) gelip çatmadan önce, size rızık olarak verdiklerimizden bir kısmını infak edin![⁵¹²³] [5122] Sadaka için bkz: 9:103, not 130. [5123] Ana konusu nifak olan bir sûrenin infak ile bitmesi manidardır (Surenin girişinin son üç paragrafına bkz). Bu nifak-infak karşıtlığına ve infakın, nifakın panzehiri oluşuna delâlet eder (Bkz: İnfâkın ilk geçtiği 36:47, not 35).
M.İslamoğlu 63:10
11
Ama vakti geldiği zaman, Allah hiçbir şahsı ertelemez.[⁵¹²⁴] Sonuçta Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. [5124] Zira ecel, sonu yasayla belirlenmiş bir vâdedir (11:3, not 7ve 16:61, not 60).
M.İslamoğlu 63:11
Münafikun suresi tamamlandı