1
ÇOĞALTMA tutkusu sizi oyalayıp durdu,[⁵⁸⁷⁰]
[5870] Krş: 57:20. el-Lehve, değirmen taşı boşa dönmesin diye ağzından çıkanı geri içine koyarak taşı oyalamaktır. “Faydalı veya faydasız bir işle meşgul olmak” anlamındaki şuğlden farklı olarak, sadece faydasız işler için kullanılır. Zımnen: Çok malla elde ettiğiniz itibarın size her kapıyı açacağını düşündünüz (Krş: 34:35). Kınanan “çok mal” değil, mal az da olsa onu “çoğaltma tutkusu”dur. Bu fiilin yapısından (kâsera’l-mâl fe’s-tekserahu) anlaşılmaktadır. Tam bu noktada, birçoklarına mal edilen şu fakr tarifi hatırlanmalıdır: Fakr hiçbir şeye sahip olmaman değil, dünyalara sahip olsan da, hiçbir şeyin sana sahip olmasına izin vermemendir.
2
ta ki siz mezarlara[⁵⁸⁷¹] varıncaya dek.[⁵⁸⁷²]
[5871] Mekâbir, makberanın çoğulu olduğu için böyle çevrilmelidir. [5872] İki mânaya birden gelebilir: İlki “ölüp kabirlerinize girinceye dek”, ikincisi “mezarlarınızı saymaya varıncaya dek”. Metnin iç bağlamı birincisini, nüzul sebebi rivayetleri ikincisini destekler.
3
Ama hayır! Vakti gelince, gerçeği (burada) öğreneceksiniz;
4
daha da olmadı, o zaman vakti gelince gerçeği (orada) öğreneceksiniz.[⁵⁸⁷³]
[5873] Zımnen: Eğer çoğaltma tutkusuna kapılarak körleşmeseydiniz, işin hakikatini şimdi de öğrenebilirdiniz. İlmin, idraku’ş-şey’ bi-hakikatihî (bir şeyi kendi gerçekliğiyle idraktir) tarifinden yola çıkarak (Râğıb). el-Esmaü’l-Hüsna arasında Âlim vardır fakat Ârif yoktur. Zira irfân ilimden düşüktür ve ‘dolaylı edinilen kanaati’ ifade eder.
5
Hayır, hayır![⁵⁸⁷⁴] eğer bu (tutkunun neye mal olduğunu) tam kavramış olsaydınız,[⁵⁸⁷⁵]
[5874] Kellanın anlamlarıyla ilgili bkz: 96:6, not 7. [5875] Zımnen: Eğer kavrasaydınız, çoğaltma tutkusunun sizi böyle oyalamasına izin vermezdiniz.
6
elbet (dünyayı) cehenneme (çevirdiğinizi) de görürdünüz;[⁵⁸⁷⁶]
[5876] Cahîm, Sâffât 97’de dünyadaki cehennemi ifade için kullanılır. Âyete verdiğimiz mânanın gerekçesi budur.
7
(Tutun ki burada göremediniz), ama daha sonra (âhirette) onu zaten gözlerinizle göreceksiniz;
8
nihayet o gün, ebedî nimetlerden vaz geçip (geçici nimetlere yönelmenizden) dolayı hesaba çekileceksiniz.[⁵⁸⁷⁷]
[5877] Zımnen: Geçici nimetleri biriktirme tutkusuyla oyalanmak sizi gerçek nimeti görür gibi inanmaktan uzaklaştırdığı için de iş işten geçmiş olacak. Na‘im kelimesi, ni‘met, ni‘am, en‘um, ni‘amâ ve ni‘immâ kelimelerinin aksine, Kur’an’da geçtiği 15 yerde tartışmasız “âhiret nimeti” için kullanılır. Bu âyeti bu kurallı kullanımın bir istisnası saymak Kur’an’ın üslubuyla bağdaşmayacaktır. ‘An edatı, nesnesinden “vazgeçip yüzçevirmeyi” ifade eder. Çevirimizin gerekçeleri bunlardır.