1
Yemîn olsun duhâ’ya (kuşluk vaktine)!
2
Ve sükûna erdiği zaman, geceye!
3
(Habîbim, yâ Muhammed! Vahiy bir müddet gecikmekle) Rabbin seni ne terk etti, ne de (sana) darıldı!
4
Gerçekten sonraki (âhiret) ise, senin için evvelkinden (dünyadan) daha hayırlıdır.
5
Ve Rabbin, elbette ileride (âhiret gününde) sana (ümmetinden dilediğine şefâat etme hakkı) verecek (sen) de hoşnûd olacaksın!
6
(O,) seni bir yetim iken bulup (seni seçip, amcan Ebû Tâlib’in yanında) barındırmadı mı?
7
Hem (sen henüz peygamberlik ve şer'î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?
8
Hem seni fakir iken bulup da zengin etmedi mi?
9
O hâlde yetîme gelince, sakın (onu) ezme!
10
Ve dilenciye gelince, sakın (onu) azarlama!
11
Ve Rabbinin ni'metine gelince, artık (onu şükranla) anlat!