1
Yemîn olsun şems’e (güneşe) ve onun (kuşluk vakti) aydınlığına!
2
Ve (güneş batınca) onu ta'kib eden aya!
3
Ve onu (o güneşi) açığa çıkardığı zaman, gündüze!
4
Ve onu örttüğü zaman, geceye!
5
Ve göğe, hem onu binâ edene!
6
Hem yere ve onu döşeyene!
7
Ve nefse ve onu (güzel bir şekilde yaratıp) düzenleyene!
8
Sonra da ona (o kişiye) günâhını ve takvâsını (neyin isyan, neyin itâat olduğunu bildirerek) ilhâm edene (yemîn olsun)!
9
(Ki) onu (o nefsini, günahlardan) temizleyen muhakkak kurtulmuştur!
10
Onu (isyânıyla) örten ise, mutlaka hüsrâna uğramıştır!
11
Semûd (kavmi), azgınlığı yüzünden (peygamberini) yalanladı!
12
(12-13) Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah’ın peygamberi (Sâlih) onlara: 'Allah’ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!' demişti.
13
(12-13) Hani onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) ileri atılmıştı da Allah’ın peygamberi (Sâlih) onlara: 'Allah’ın devesi(ni kesmekten) ve onun su içmesi(ni engellemekten sakının)!' demişti.
14
Fakat kendisini yalanladılar da onu (o deveyi) kestiler; bunun üzerine Rableri, günahları sebebiyle üzerlerini büyük bir azabla kaplayıp onları dümdüz (ederek yerle bir) etti.
15
Ve (O,) bunun (bu yaptığı işin) âkıbetinden korkmaz!